Hat sanatının yaşayan en önemli temsilcilerinden, Kâbe'deki yazılarıyla tanınan Türk hattat Mehmet Özçay, "Mushaf-ı Mehmet Özçay" adıyla bilinen eserinin el yazması orijinalini, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) bünyesindeki Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı'na bağışladı. Bu değerli eser, daire başkanlığına vakfedilen ilk el yazması mushaf olma özelliğini taşıyor ve sanatçının dört buçuk yıllık büyük emeğinin bir ürünü olarak milletimize armağan edildi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'dan Anlamlı Bağışa Teşekkür

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, hattat Mehmet Özçay'ın bu kıymetli bağışına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ersoy, Özçay'ın hat sanatına ve Türkiye'nin zengin kültürel mirasının korunmasına sunduğu katkının paha biçilmez olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy, sanatçının 1986 yılında yazımına başladığı ve büyük bir sabırla tamamladığı mushafı milletine armağan etmesinin, sadece sanatsal bir ustalık değil, aynı zamanda gönül zenginliğinin ve kültürel mirasa karşı duyulan sorumluluğun da bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Bakan Ersoy, eserin özenle korunacağının ve bilimsel yayınlarla tanıtılacağının altını çizerek, "Hat sanatımıza ömrünü adayan, yıllarca emek verdiği eserini kurumumuza emanet eden Mehmet Özçay'a bu değerli bağışı ve çalışmalarımıza sunduğu katkılar için gönülden teşekkür ediyorum" sözleriyle minnettarlığını dile getirdi. Bu bağış, Türk İslam sanatları geleneğinin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor.

Mehmet Özçay'ın Mushaf Serüveni ve Sanatsal Gelişimi

Mehmet Özçay'ın "Mushaf-ı Mehmet Özçay"ı yazma serüveni, 1986 yılında bir yayınevinden gelen teklifle başladı. Sanat hayatının ilk dönemlerinde aldığı bu teklifi, o dönemdeki yazı seviyesini yeterli görmediği için başlangıçta kabul etmeyen Özçay, ısrarlı talepler üzerine bu büyük projeye girişti. Dört buçuk yıl süren yoğun bir çalışmanın ardından, ilk mushafını 1991 yılının başlarında tamamladı. Sanatçı, bu sürecin nesih hattındaki gelişimine önemli katkı sağladığını belirtirken, yazısındaki ilerleme nedeniyle eserin ilk yazdığı altı buçuk cüzünü yeniden kaleme alma gereği duydu. Bu durum, eserin sadece bir mushaf olmakla kalmayıp, hattat Mehmet Özçay'ın hat sanatındaki gelişimini de gözler önüne seren özel bir belge niteliği kazanmasını sağladı.

Sultanların Mushafları Sergisinde Verilen Söz Yerine Getirildi

Mehmet Özçay, daha önce 25 Şubat 2025 tarihinde açılan "Sultanların Mushafları" sergisinde, el yazması mushafını TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığına bağışlayacağını kamuoyuna duyurmuştu. Gerekli tüm hazırlıkların ve eser için özel olarak tasarlanan mahfazanın tamamlanmasının ardından, Özçay sözünü yerine getirerek mushafı TÜYEK'te düzenlenen törenle Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz'a teslim etti. Bu teslim töreninde, TÜYEK Yazma Mushaflar İlim Heyeti Başkanı Mehmet Emin Maşalı, hattat Hüsrev Subaşı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Ahmet Sait Açıkgözoğlu, TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanı Necmeddin Gökkır ile TÜYEK Çeviri ve Yayın Dairesi Başkanı Necmeddin Azak gibi önemli isimler de hazır bulundu.

Basım İçin Özel Hazırlıklar ve Eserin Teknik Detayları

Mushaf, basılmak üzere tasarlandığı için dönemin teknik şartlarına uygun özel bir yöntemle kaleme alındı. Hattat Özçay, eseri 35 × 50 santimetre boyutlarında, birbirinden bağımsız beyaz mat kuşe kâğıtlara yazdı. Bu titiz çalışma yöntemi, el yazması sayfaların baskıya daha sağlıklı ve net bir şekilde aktarılmasını sağlayarak, eserin yüz binlerce nüshasının basılmasına olanak tanıdı. Mehmet Özçay, aynı zamanda ilim heyeti üyesi olduğu TÜYEK Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığına eserini vakfetmekten büyük onur duyduğunu ifade etti. Sanatçı, mushafını milletine armağan ettiğini ve eserin Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'nde muhafaza edileceğini belirtti. Bu bağış, Türk hat sanatının ve kültürel değerlerinin korunması, gelecek nesillere aktarılması adına atılmış çok önemli bir adım olarak tarihe geçti.