Darıca'da faaliyet gösteren özel bir hayvanat bahçesinin kapılarını kapatması, birçok hayvanın yeni yuvalara taşınmasına neden oldu. Bu hayvanlar arasında yer alan siamang ve gibon türü dört primatın yeni adresi İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı oldu. Ancak bu taşınma süreci, sadece hayvanlar için değil, onlara yıllardır emek veren bakıcıları Tuğçe Nur Bostancı için de büyük bir karar anı oldu. Bostancı, hayvan bakıcısı olarak uzun yıllar ilgilendiği primatlardan ayrılmak istemediği için, onların peşinden İzmir'e gelerek vefalı bir hikayeye imza attı.
Darıca'dan İzmir'e Vefalı Yolculuk: Primatların Yeni Hayatı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı, Darıca'daki hayvanat bahçesinin kapanmasıyla birlikte yeni sakinlerine kapılarını açtı. Parka gelen primatlar arasında, siamang ailesinin 24 yaşındaki annesi Savannah ve Türkiye'de doğan ilk siamang yavrusu olan 9 yaşındaki Mula bulunuyor. Ayrıca, gibon ailesinden 29 yaşındaki Justine ve 16 yaşındaki Bruno da İzmir'deki yeni yuvalarına kavuştu. Bu hayvanların yeni yaşam alanlarına adaptasyon sürecinde en büyük destekçileri ise yıllardır onlara bakan Tuğçe Nur Bostancı oldu.
Bostancı, hayvanların taşınacağını öğrendiğinde büyük bir üzüntü yaşadığını belirtti. "Onların arkasından bakıp el sallayamazdım. Onlardan ayrılmak istemedim" sözleriyle primatlara olan bağlılığını dile getiren Bostancı, İzmir Doğal Yaşam Parkı yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin ardından kendisi de İzmir'e taşınma kararı aldı. Bu karar, Bostancı için sadece bir iş değişikliği değil, aynı zamanda yıllardır kurduğu özel bağın devamı anlamına geliyordu. Bostancı, "İyi ki geldim ve iyi ki hâlâ onlarla birlikteyim" diyerek İzmir'e gelme kararından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Hayvan Bakıcısı ve Primatlar Arasındaki Güçlü Bağ
Tuğçe Nur Bostancı'nın primatlarla kurduğu ilişki, sadece bir bakıcı-hayvan ilişkisinin ötesine geçiyor. Yıllar süren birlikte yaşam, Bostancı'ya her bir primatın karakterini, sesini, davranışlarını ve hatta ruh hallerini öğrenme fırsatı sunmuş. Bostancı, aralarındaki bu bağın karşılıklı olduğunu vurgulayarak, "Ben onların karakterlerini, ruh hallerini, neşelerini, hüzünlerini bir bakışta anlayabiliyorum. Onlar da benim sesime, kokuma ve tavırlarıma alışkın. Birlikte bir rutinimiz var" ifadelerini kullandı. Bu özel rutin ve karşılıklı anlayış, adaptasyon sürecinde hayvanlar için büyük bir kolaylık sağladı.
Yeni Yuvalarında Adaptasyon Süreci
Primatlar, İzmir'e ilk geldiklerinde yeni alan değişikliği nedeniyle doğal olarak bir tedirginlik yaşadı. Ancak tanıdık bakıcıları Tuğçe Nur Bostancı'nın yanlarında olması, bu adaptasyon sürecini önemli ölçüde hızlandırdı ve kolaylaştırdı. Bostancı, primatların rutinlerine bağlı hayvanlar olduğunu belirterek, "Yeni alan değişimi her canlı için stresli bir süreç. Güvendikleri bir insanın burada olması onlara daha iyi hissettirdi, huzur verdi" dedi. Zamanla hem Bostancı hem de primatlar, yeni yaşamlarına uyum sağladı. Bu süreçte Bostancı'nın varlığı, hayvanların stresini azaltarak yeni çevrelerine daha çabuk alışmalarına yardımcı oldu.
- Savannah (24 yaşında, Siamang annesi)
- Mula (9 yaşında, Türkiye'de doğan ilk siamang yavrusu)
- Justine (29 yaşında, Gibon ailesinden)
- Bruno (16 yaşında, Gibon ailesinden)
Bostancı, hayvanlarla olan ilişkisinin İzmir'de de güçlü bir şekilde devam ettiğini vurguladı. "İlişkimiz çok iyi. Birbirimizi gördüğümüz zaman çok mutlu oluyoruz" sözleriyle hayvanlara olan sevgisini ve bağlılığını dile getirdi. Bu vefalı hayvan bakıcısı hikayesi, hayvan sevgisinin ve mesleki adanmışlığın ne denli güçlü olabileceğini gözler önüne seriyor.










