Bornova Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği "Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar" paneli, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşti. Etkinlikte konuşan uzmanlar, uykuda nefes kesilmesi olarak bilinen uyku apnesi ve horlamanın, sanılanın aksine basit bir durum olmadığını, hayati riskler taşıyan ciddi sağlık sorunları olduğunu dile getirdi. Panelin ana teması, horlama ve uyku apnesi tedavisinin mümkün olduğu ve kimsenin bu rahatsızlıklarla yaşamak zorunda olmadığıydı.

Horlama: Sosyal Bir Problemden Çok Daha Fazlası

Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, horlama şikayetiyle başvuran hasta sayısının oldukça fazla olduğunu belirterek, bu durumun toplumda normalleştirilmemesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. Dr. Filiz, 40'lı yaşlara kadar erkeklerde daha sık görülen horlamanın, menopoz sonrası dönemde kadınlarda da benzer oranlarda ortaya çıktığını ifade etti. Horlamanın sadece horlayan kişiyi değil, aynı yatağı veya odayı paylaşan diğer kişileri de olumsuz etkilediğini dile getiren Filiz, bu durumun sosyal hayatta dışlanmaya, hatta boşanmalara bile yol açabilen ciddi bir problem olduğunu söyledi.

Uykuda nefes kesilmesi olarak tanımlanan uyku apnesinin 10 saniyeden fazla sürmesinin büyük tehlike arz ettiğine dikkat çeken Dr. Ümit Filiz, bu durumun aile hayatını derinden etkileyen sosyal bir problem olduğunu ancak tedavi edilebilir olduğunu belirtti. Filiz, kaliteli uykunun önemi üzerinde durarak, rüyaların bile ancak derin uyku evrelerinde görülebileceğini hatırlattı ve kimsenin bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığını ekledi.

Uyku Apnesi: Küresel Bir Salgın ve Tedavi Yöntemleri

Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi günümüzde de uyku apnesi ile ilgili ciddi bir salgınla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Uçar, dünya genelinde 1.5 milyar insanın uyku apnesi ile mücadele ettiğini ve bu sayının her geçen gün arttığını belirtti. Uykunun basit bir eylem olmadığını, aksine insan vücudunun ve beyninin kendini yenilediği, sıfırladığı hayati bir süreç olduğunu vurguladı. Kaliteli uykunun, fiziksel ve zihinsel sağlık için vazgeçilmez olduğunu dile getiren Uçar, uyku apnesinin bu yenilenme sürecini sekteye uğrattığını ve uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını açıkladı.

  • CPAP Cihazı: Orta ve şiddetli uyku apnesi vakalarında en sık kullanılan tedavi yöntemlerinden biridir. Sürekli pozitif havayolu basıncı sağlayarak uyku sırasında solunum yollarının açık kalmasını sağlar.
  • Ağız İçi Apareyler: Hafif ve orta dereceli uyku apnesi veya horlama için kullanılan, alt çeneyi hafifçe öne doğru iterek hava yolunu açan özel cihazlardır.
  • Cerrahi Müdahaleler: Bazı anatomik bozukluklar (bademcik büyüklüğü, geniz eti vb.) nedeniyle oluşan uyku apnesi ve horlama durumlarında cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.
  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Kilo vermek, alkol ve sigara kullanımını azaltmak, sırtüstü yatış pozisyonundan kaçınmak gibi yaşam tarzı değişiklikleri de horlama ve uyku apnesi semptomlarını hafifletmede önemli rol oynar.

Uzmanlar, horlama ve uyku apnesi şikayeti olan kişilerin bir uzmana başvurarak doğru teşhis ve tedavi yöntemlerine ulaşmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı. Erken teşhis ve uygun tedavi ile bu hastalıkların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceği ve olası ciddi sağlık risklerinin önüne geçilebileceği belirtildi.