Avrupa Birliği'nin prestijli Ufuk Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında desteklenen JUST4CARE Projesi'nin uluslararası toplantısı, iklim adaleti arayışında önemli bir adım olarak Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi'nde gerçekleştirildi. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden gelen proje ortakları, iklim değişikliğine karşı adil ve katılımcı çözümler geliştirmek üzere üç gün boyunca bir araya geldi. Bu önemli buluşma, küresel iklim krizinin yerel düzeydeki etkileri ve çözüm yolları üzerine derinlemesine tartışmalara sahne oldu.
Çankaya, Avrupa'nın İklim Adaleti Gündeminde Pilot Kent Oldu
JUST4CARE Projesi'nin pilot kentlerinden biri olan Çankaya, bu uluslararası toplantıya ev sahipliği yaparak Avrupa'daki iklim adaleti gündeminde merkezî bir rol üstlendi. Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler'in de katıldığı toplantıda, İspanya, Macaristan, Hırvatistan, Norveç, Belçika ve İngiltere'den gelen proje ortakları, iklim değişikliğine uyum süreçleri ve adil dönüşüm hedefleri üzerine yürütülen çalışmaların sonuçlarını ve çıktılarını değerlendirdi. Bu iş birliği, kentlerin iklim krizine karşı dirençlerini artırma ve sürdürülebilir çözümler üretme kapasitelerini güçlendirmeyi amaçlıyor.
Toplantı süresince yapılan sunumlar ve panel tartışmaları, iklim değişikliğinin kent yaşamına etkilerini, su kaynakları üzerindeki baskıyı ve yerel yönetimlerin bu konudaki sorumluluklarını ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Katılımcılar, farklı ülkelerdeki iyi uygulama örneklerini paylaşarak, ortak sorunlara yenilikçi çözümler bulma konusunda fikir alışverişinde bulundu. Bu deneyim paylaşımı, projenin hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynadı.
Başkan Vekili Haldun Güler'den Adil ve Katılımcı Dönüşüm Vurgusu
Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler, toplantıda yaptığı konuşmada, proje ortaklarını Çankaya'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iklim değişikliğine karşı mücadelede kentler arası iş birliğinin vazgeçilmez önemine dikkat çekti. Güler, “Bugün burada yalnızca bir proje toplantısı için bir araya gelmiyoruz. Kentlerimizin iklim değişikliğine karşı nasıl dirençli hale gelebileceğini ve bunu yaparken kimseyi geride bırakmayan adil ve katılımcı bir dönüşümü nasıl gerçekleştirebileceğimizi birlikte tartışmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, projenin temel felsefesini ve Çankaya'nın bu konudaki kararlılığını net bir şekilde ortaya koydu.
Güler, iklim değişikliğinin kentlerin günlük yaşamını doğrudan etkilediğini vurgulayarak, aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve ani, yoğun yağışlar gibi olayların su kaynakları üzerindeki etkilerinin yerel yönetimleri yeni sorunlarla karşı karşıya bıraktığını belirtti. Ayrıca, iklim krizinin etkilerinin toplumun tüm kesimleri tarafından eşit şekilde hissedilmediğini, özellikle dezavantajlı grupların bu etkilerden daha fazla etkilendiğini ifade etti. Bu durum, iklim adaleti kavramının önemini bir kez daha gündeme getirdi ve çözüm arayışlarında sosyal eşitliğin göz önünde bulundurulması gerektiğini gösterdi.
JUST4CARE Projesi'nin Hedefleri ve Gelecek Adımlar
JUST4CARE Projesi, Avrupa genelinde iklim değişikliğine uyum süreçlerini daha adil ve kapsayıcı hale getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında elde edilen veriler ve geliştirilen stratejiler, yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadelede daha etkili politikalar geliştirmesine yardımcı olacak. Toplantıda, projenin şimdiye kadarki başarıları ve gelecek dönemdeki eylem planları detaylı bir şekilde ele alındı. Katılımcı kentler, projeden edindikleri bilgileri kendi yerel koşullarına uyarlayarak somut adımlar atmayı planlıyor.
- İklim değişikliğine karşı dirençli kentler oluşturmak.
- Kimseyi geride bırakmayan adil ve katılımcı bir dönüşüm sağlamak.
- Yerel yönetimlerin iklim kriziyle mücadele kapasitesini artırmak.
- Farklı ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etmek.
- Toplumun tüm kesimlerinin iklim politikalarına katılımını sağlamak.
Bu uluslararası iş birliği, sadece Çankaya için değil, tüm katılımcı Avrupa kentleri için iklim değişikliğiyle mücadelede yeni ufuklar açma potansiyeli taşıyor. Projenin çıktıları, gelecekteki iklim politikalarının şekillenmesinde önemli bir referans noktası olacak.










