İstanbul Valiliği, özellikle yaz aylarında artış gösteren orman yangını riskini minimize etmek amacıyla kritik bir karara imza attı. Yapılan açıklamaya göre, havai fişek ve meşale yasağı getirildi. 16 Temmuz'dan 28 Ekim 2026 tarihine kadar havai fişek, işaret fişeği, meşale ve benzeri patlayıcı/yanıcı maddelerin satışı ve kullanımı il genelinde tamamen yasaklandı. Bu önlemin temel amacı, en küçük bir kıvılcımın bile büyük felaketlere dönüşebileceği yangın sezonunda olası riskleri ortadan kaldırmak.

Uzmanlardan Havai Fişek ve Meşale Kullanımı Hakkında Önemli Uyarılar

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, İstanbul Valiliği'nin aldığı bu kararı destekler nitelikte açıklamalarda bulundu. Dr. Uçan, havai fişek ve benzeri ürünlerin bilinçsizce kullanılmasının, özellikle kalabalık ortamlarda veya kapalı alanlarda büyük facialara davetiye çıkarabileceğini vurguladı. Geçmişte yaşanan trajik olayların, bu tür ürünlerin tehlikelerini gözler önüne serdiğini belirtti.

Dr. Uçan, iş sağlığı ve güvenliği perspektifinden bakıldığında, daha önce meydana gelen felaketlerin önemli dersler içerdiğini ifade etti. Özellikle kapalı mekanlarda kullanılan patlayıcı ve yanıcı maddelerin, zincirleme reaksiyonlarla felaketleri tetikleyebileceğine dikkat çekti. Bu tür ürünlerin sadece eğlence aracı olarak görülmemesi gerektiğini, potansiyel tehlikelerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Geçmişteki Facia Örnekleri ve Alınması Gereken Dersler

Dr. Rüştü Uçan, konuşmasında geçmişte yaşanan acı bir olayı örnek gösterdi. Irak'ta bir düğün salonunda meydana gelen patlama ve ardından çıkan yangının, yaklaşık 200 kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu hatırlattı. Bu facianın sadece ilk patlamadan ibaret olmadığını, sonrasında başlayan yangın, panik ortamı, yetersiz kaçış yolları, birbirini ezen insanlar ve açılamayan kapılar gibi faktörlerin felaketin boyutunu artırdığını anlattı. Bu tür olayların, patlayıcı ve yanıcı maddelerin kullanımında ne kadar dikkatli olunması gerektiğini gösterdiğini belirtti.

Patlayıcı Maddelerin Hassasiyeti ve Güvenli Depolama Şartları

Dr. Uçan, maytap, havai fişek gibi patlayıcı maddelerin sıradan tüketim malzemeleri gibi değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bu ürünlerin depolanması ve kullanılması aşamalarında mutlaka eğitimli ve yetkin kişilerin görev alması gerektiğini söyledi. Patlayıcıların sadece fitil ateşlendiğinde değil, sıcaklık, statik elektrik veya çok küçük bir kıvılcımdan bile tetiklenebileceğini vurguladı. Bu nedenle, bu tür malzemelerin özel şartlarda muhafaza edilmesi ve rastgele yerlerde depolanmaması gerektiğini belirtti. Eğitimli personel tarafından, belirlenmiş güvenlik protokolleri çerçevesinde kullanılması gerektiği üzerinde durdu.

  • Patlayıcılar, sıcaklık değişimlerinden ve statik elektrikten etkilenebilir.
  • Depolama ve kullanım için özel eğitim almış personel gereklidir.
  • Yanıcı ve patlayıcı maddeler, sıradan ürünler gibi muamele görmemelidir.
  • Güvenlik kurallarına uyulmaması, büyük facialara yol açabilir.

İstanbul Valiliği'nin aldığı bu karar, sadece orman yangınlarını önlemeye yönelik değil, aynı zamanda kamu güvenliğini sağlamak ve benzeri talihsiz olayların önüne geçmek adına atılmış önemli bir adımdır. Vatandaşların bu yasağa riayet etmesi, toplumsal güvenliğin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.