İzmir Büyükşehir Belediyesi, son dönemde artan kuraklık endişeleriyle mücadele etmek amacıyla tarımsal sulama yöntemlerinde köklü bir değişikliğe gidiyor. Kent genelinde 30 milyon liralık dev bir yatırımla ön ödemeli ultrasonik su sayacı sistemleri kurulmaya başlandı. Bu modern sistem sayesinde, yaklaşık 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki tarımsal alanın 'vahşi sulama' olarak bilinen kontrolsüz yöntemden kurtarılması ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması amaçlanıyor.
Akıllı Sulama Sistemiyle Çiftçiye Adil Ödeme Modeli
Geleneksel tarımsal sulama yöntemlerinin yerini alacak olan bu yenilikçi sistem, çiftçilerin yalnızca kullandıkları kadar suyun bedelini ödemesini sağlayacak. Böylece, dekar bazlı ücretlendirme yerine hacim bazlı, yani gerçek tüketim üzerinden bir ücretlendirme modeline geçilmiş olacak. Bu adil sistem, çiftçilerin maliyetlerini düşürürken, aynı zamanda su kaynaklarının daha bilinçli ve ekonomik kullanılmasına teşvik edecek.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın göreve gelmesinden bu yana sürdürdüğü kuraklıkla mücadele çalışmaları, kırsal bölgelerde de hız kesmeden devam ediyor. Tarımsal sulamada verimliliği ve su tasarrufunu artırma hedefiyle başlatılan bu proje, sürdürülebilir tarım uygulamalarına önemli bir katkı sunuyor.
21 Bin Dekar Alan ve 2 Binden Fazla Çiftçi Ailesi Yararlanacak
Proje kapsamında İzmir'in 9 farklı ilçesindeki 11 sulama tesisinde toplam 947 adet ön ödemeli ultrasonik su sayacının kurulumuna başlandı. Bu sayede, 21 bin 746 dekar büyüklüğündeki tarım arazisinde üretim yapan 2 bin 63 çiftçi ailesi, daha kontrollü, ölçülebilir ve verimli bir sulama sisteminden faydalanma imkanı bulacak. Akıllı sayaç sistemiyle tarımsal sulamada hedeflenen su tasarrufu oranı ise yüzde 30 ila 35 arasında değişiyor.
İklim Değişikliğine Karşı Direnç Artırılıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, ön ödemeli ultrasonik sayaç uygulamasının sadece teknolojik bir yatırım olmadığını vurguladı. Üngür, "Bu sistemle suyun her metreküpünü takip edip tüketimi ölçebildiğimiz, çiftçimizin yalnızca kullandığı suyun bedelini ödediği adil bir model oluşturuyoruz. Dekar ve süre yönetiminin uygulandığı klasik sistemden, gerçek tüketim üzerinden ücretlendirmenin yapıldığı adil bir sisteme geçiyoruz" ifadelerini kullandı. Bu adımın, İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artırma potansiyeli taşıdığı belirtildi.
Projenin tamamlanmasıyla birlikte, İzmir'deki tarım arazilerinde su yönetimi konusunda önemli bir dönüşüm yaşanması bekleniyor. Hem çevresel sürdürülebilirlik hem de çiftçi ekonomisi açısından büyük önem taşıyan bu yatırım, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma vizyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor.










