İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte çocuk haklarının daha etkin bir şekilde korunması ve yerel politikalara entegre edilmesi amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu'nun eş finansmanıyla, UNICEF Türkiye'nin 'Çocuk Haklarını Yerel Yönetimler Aracılığıyla Destekleme Programı' (ACAR) kapsamında desteklenen ve Ege Sağlık Vakfı'nın yürütücülüğünde hayata geçirilecek 'İzmir’de Kadın Dayanışma Merkezleriyle Bağlantılı Çocuklara Yönelik Çocuk Hakları İzleme ve Kanıta Dayalı Savunuculuk Programı'nın tanıtım ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Bu proje, İzmir'i çocuk dostu kent yapma yolunda önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Çocuk Odaklı Politikalar İçin Güçlü İş Birliği
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç Toplantı Salonu'nda düzenlenen etkinliğe, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ev sahipliği yaptı. Toplantıya UNICEF Türkiye, Ege Sağlık Vakfı, ilgili kamu kurumları ve 19 ilçe belediyesinin temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 60 kişi katılım gösterdi. Türkiye genelinde desteklenmeye değer bulunan 21 proje arasında yer alan bu çalışma, 14 kadın dayanışma merkezinde yaklaşık bin çocuğa ulaşmayı ve elde edilecek bilimsel veriler ışığında çocuk odaklı yerel politikaları güçlendirmeyi amaçlıyor. Projenin koordinasyonunu, Ege Sağlık Vakfı'nın akademik birikimi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin saha deneyimini bir araya getiren İzmir Demokrasi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hande Şahin üstleniyor.
Toplantıda Önemli Konuşmacılar Yer Aldı
Tanıtım ve koordinasyon toplantısının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Anıl Kaçar, çocuk haklarını temel alan yerel yönetim anlayışının ve çocuk dostu kent yaklaşımının önemine dikkat çekti. UNICEF ACAR Program Sorumlusu Dr. Oğulcan Çelik ise programın genel amaçlarını ve yerel yönetimlerin çocuk haklarının korunmasındaki kritik rolünü detaylı bir şekilde anlattı. Ege Sağlık Vakfı Genel Müdürü Aynur Demirtaş Ergun, proje kapsamında yürütülecek faaliyetler hakkında bilgi verirken, yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin vazgeçilmezliğini vurguladı. Proje Koordinatörü Prof. Dr. Hande Şahin ise araştırmanın yöntemi, etik süreçler, saha uygulamaları ve belirlenen çalışma takvimine ilişkin katılımcıları bilgilendirdi.
Saha Çalışmasının Yol Haritası Belirlendi
Toplantı, ilçe belediyeleri ve diğer paydaşlarla projenin uygulama süreci, saha iş birliği modeli ve kurumlar arasındaki görev dağılımının değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıdı. Soru-cevap bölümünde belediyelerin projeye sunacağı katkılar ile saha çalışmalarının planlanması ve koordinasyon süreci ele alındı. Bu toplantıyla birlikte, saha uygulamalarına yönelik kurumsal iş birliğinin çerçevesi netleştirilirken, çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarına bütüncül bir yanıt verebilmek amacıyla kurumların sorumluluk alanları da gözden geçirildi. Bu sayede, İzmir'deki çocukların refahını artırmaya yönelik adımlar daha koordineli bir şekilde atılacak.
Bin Çocuğa Ulaşılması Hedefleniyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerine bağlı 14 kadın dayanışma merkezinde yürütülecek proje kapsamında, bu merkezlerden hizmet alan 10-17 yaş aralığındaki yaklaşık bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor. Bu çocukların psikososyal iyi oluşları, mevcut ihtiyaçları ve karşı karşıya kalabilecekleri riskler, bilimsel yöntemlerle titizlikle değerlendirilecek. Elde edilecek bulgular ışığında;
- Çocuk koruma hizmetleri geliştirilecek,
- Eğitime erişim olanakları artırılacak,
- Psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilecek.
Bu adımlarla, çocuk odaklı sosyal hizmet politikalarının geliştirilmesi ve etkinliğinin artırılması amaçlanıyor.
Sosyal Hizmet Desteğiyle Çocuklar Güçlenecek
Proje kapsamında, çocukların ve ailelerinin ihtiyaçları sosyal hizmet yaklaşımıyla kapsamlı bir şekilde değerlendirilecek. Destek gereksinimi olduğu belirlenen çocuklar ve aileleri, uygun sosyal hizmet mekanizmalarına yönlendirilecek. Bu sayede, çocukların güçlendirilmesi, koruyucu ve önleyici hizmetlerin geliştirilmesi ile mevcut desteklere erişimin artırılması hedefleniyor. İzmir, bu projeyle birlikte çocukların daha sağlıklı, güvenli ve mutlu bir geleceğe sahip olmaları için somut adımlar atmaya devam edecek.










