İzmir Büyükşehir Belediyesi, küresel iklim kriziyle mücadele ve kente uyum sağlama hedefiyle geliştirdiği çığır açan projelerini, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında uluslararası arenaya taşıyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek bu önemli zirvede, İzmir'in 'Dirençli İzmir için Dirençli Mahalleler' temalı çalışmaları dünya kamuoyuna sunulacak. Kentin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı geliştirdiği çözüm odaklı yaklaşımlar, diğer kentlere örnek teşkil etme potansiyeli taşıyor.

İzmir'den İklim İçin Öncü Adımlar: Yurttaş Meclisi ve AB Misyonu

İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürü Yiğit Beydağ, İzmir'in iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncü rolünü vurguladı. Beydağ, İzmir'in Avrupa Birliği'nin İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamında dünya genelinde seçilen 112 kentten biri olduğuna dikkat çekti. Kentin aşırı sıcaklar, seller, taşkınlar ve orman yangınları gibi çoklu iklim tehditleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Beydağ, bu duruma karşı geliştirilen projelerin önemini vurguladı.

Bu projeler arasında öne çıkanlardan biri, Türkiye'de bir ilk olan 'İklim İçin Yurttaş Meclisi' projesi. Beydağ, bu projeyle vatandaşların sesine kulak verdiklerini ve halktan gelen 10 adet öneriyi İzmir'in İklim Eylem Planı'na dahil ettiklerini aktardı. Bu eylem planının İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiğini ve bu alanda başka hiçbir kentin böyle bir çalışmayı hayata geçirmediğini dile getirdi. Bu yaklaşım, yerel yönetimlerin iklim politikalarına halk katılımını entegre etme konusundaki yenilikçi bir model sunuyor.

Su Yönetimi ve Kent Bostanlarıyla Dirençli Mahalleler

İzmir, iklim değişikliğine uyum sağlamak amacıyla gri su sistemleri ve yağmur hasadı projelerine büyük önem veriyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın talimatıyla kurulan Gri Su Misyon Ekibi'nin hızlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Yiğit Beydağ, belediyeye birçok yeni tesis kazandırıldığını ifade etti. Yağmur sezonu başlamasıyla birlikte yağmur hasadı uygulamalarının yoğunlaştığını ve bu sayede su kaynaklarının daha etkin kullanıldığını kaydetti.

İklim değişikliğinin kentlerde özellikle metropol alanlarda etkisini artıran sıcak hava dalgalarına karşı da İzmir önemli projeler geliştiriyor. 'Toplumlar İçin İklim Dayanıklılığı' projesi kapsamında Kadifekale bölgesinde halkın da katılımıyla kent bostanları kuruldu. Bu bostanlar, hem yerel gıda üretimine destek oluyor hem de vatandaşların ev ekonomilerine katkı sağlıyor. Ayrıca, taşkınlarla ilgili mahalle bazlı çalışmalar yapılarak, halka taşkın bariyerleri dağıtıldı ve vatandaşlar bu çalışmalara aktif olarak dahil edildi.

Mahalle Ölçeğinde İklime Hazır Bir İzmir

Beydağ, İzmir'in iklim değişikliğine uyum konusunda mahalle ölçeğinde hazır olduğunu vurguladı. Sıcak hava dalgalarıyla mücadele amacıyla hayata geçirilen CLIMAAX projesi kapsamında Konak bölgesindeki tüm yapı stokunun taranarak mahallelerin analiz edildiğini belirtti. Yüksek çözünürlüklü haritalarla sıcak hava dalgalarını yoğun şekilde hissedecek mahallelerin belirlendiğini ve projenin sonuç raporunun tamamlandığını aktardı. Bu projelerin, kentin dirençliliğini artırarak iklim değişikliğine uyum sağlamasına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sadece yeni yatırımlar yapmakla kalmıyor, aynı zamanda mevcut kaynakları daha verimli kullanma stratejileri de geliştiriyor. Yiğit Beydağ, kurak dönemde mevcut imkanlarla neler yapılabileceğini değerlendirdiklerini ve kurumsal ölçekte yapılan çalışmalarla belediye bünyesinde yüzde 40'ı aşan su tasarrufu sağlandığını açıkladı. Bu yüksek oranın, su tüketimlerinin sürekli takip edilmesiyle elde edildiğini ve çalışmaların devam ettiğini belirtti. Enerji verimliliğine yönelik birçok çalışmanın da yürütüldüğünü ifade eden Beydağ, tasarrufun yatırım kadar çevreye katkı sağladığını ve İzmir'in bu projelerle birçok kente örnek gösterildiğini sözlerine ekledi.

İzmir'in COP31'deki sunumu, kentlerin iklim değişikliğiyle mücadelede nasıl proaktif rol alabileceğine dair değerli bir örnek teşkil edecek. Bu uluslararası platform, İzmir'in deneyimlerini paylaşarak küresel iklim eylemine katkıda bulunma fırsatı sunuyor.