İzmir, iklim krizinin etkileriyle mücadelede çocukların sesini yükseltti. Sosyal İklim Derneği'nin öncülüğünde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve UNICEF Türkiye'nin Avrupa Birliği eş finansmanlı ACAR Projesi kapsamında Tarihi Bıçakçı Han'da düzenlenen İzmir Çocuk İklim Forumu, 10-18 yaş arasındaki 40 çocuğu bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli etkinlik, çocukların iklim krizine dair farkındalıklarını artırmayı ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmelerini sağlamayı hedefledi.
Çocuklardan İklim Krizine Yönelik Somut Öneriler
Forum, çocukların iklim krizinin kent yaşamına etkilerini kendi perspektiflerinden değerlendirmeleri için katılımcı ve interaktif bir platform sundu. Genç katılımcılar, gün boyunca süren atölye çalışmaları ve tartışmalar sonucunda, kendi belirledikleri önceliklere dayanan bir 'Çocuk İklim Talepleri Bildirgesi' hazırladı. Bu bildirge, sadece bir dilek listesi olmaktan öte, somut politika önerileri içeriyor ve forumun paydaş belediyelerinin yetkililerine resmi olarak sunulacak.
Bildirgenin önemi, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Değişikliği Konferansı'nda yetkililere iletilecek olmasıyla daha da artıyor. Böylece, İzmirli çocukların iklim krizine dair endişeleri ve çözüm önerileri, uluslararası bir platformda dile getirilme fırsatı bulacak. Bu durum, çocukların karar alma süreçlerine katılımının ve geleceğe yönelik politikaların şekillendirilmesindeki rollerinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden Çocuklara Destek Mesajı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, foruma katılarak çocuklarla bir araya geldi ve interaktif bir konuşma gerçekleştirdi. Okyay, çocuklara iklim krizinin farklı sosyal ve ekonomik gruplar üzerindeki etkileri üzerine sorular yönelterek 'iklim adaleti' kavramının önemini vurguladı. "Sizler büyüme çağındasınız. Sağlıklı gıdaya ulaşmak en büyük hakkınız. Ancak bir gıda krizi olduğunda bundan herkes eşit şekilde mi etkilenir? Biz buna 'iklim adaleti' diyoruz ve iklim adaleti kavramı çok önemli," diyen Okyay, çocukların çalışmalarında bu konuyu da göz önünde bulundurmalarını istedi.
- Prof. Dr. Okyay, çocukların fikirlerinin Birleşmiş Milletler COP31 İklim Değişikliği Konferansı'na taşınacağının sözünü verdi.
- Bu taahhüt, çocukların taleplerinin sadece yerel değil, küresel düzeyde de dikkate alınacağının bir göstergesi.
Sağlıklı Kentler İçin Çocukların Rolü
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya da forumda yaptığı konuşmada, Birliğin Dünya Sağlık Örgütü'nü Türkiye'de temsil ettiğini ve sağlıklı bir şehrin tanımını paylaştı. Başkaya, "Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı bir şehri; insanların güvenle yaşayabildiği, temiz havaya, suya, doğaya ve sağlıklı yaşam koşullarına erişebildiği bir yer olarak tanımlıyor," ifadelerini kullandı. Ayrıca, sağlığın sadece hastane hizmetleriyle sınırlı olmadığını, mahallelerde, sokaklarda, parklarda ve okullarda başladığına inandıklarını belirtti.
Başkaya, Dünya Sağlık Örgütü'nün 'Sağlıklı nesiller için sağlıklı şehirler' çalışmalarıyla çocukların sağlıklı, güvenli ve doğaya uyumlu kentlerde büyümesini hedeflediğini vurguladı. Bu vizyon doğrultusunda, sağlıklı nesillerin yetişeceği kentlerin çocukların deneyimleri ve fikirleri ile şekillendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün söz sizde" diyerek çocuklara ilham verdi.
Projenin Gelecek Adımları ve Paydaş Belediyeler
İzmir Çocuk İklim Forumu, Sosyal İklim Derneği'nin yürüttüğü “İklim için Çocukların Sesi” projesinin İzmir ayağını oluşturuyor. Bu önemli proje kapsamında İzmir'in ardından Ankara, Gaziantep ve İstanbul'da da benzer Çocuk İklim Forumları düzenlenecek. Projenin paydaş belediyeleri arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yanı sıra Konak Belediyesi ve Bornova Belediyesi de yer alıyor. Bu geniş katılım, iklim krizine karşı mücadelenin yerel yönetimler düzeyinde de sahiplenildiğini gösteriyor ve çocukların sesinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Çocukların iklim krizine karşı gösterdikleri bu duyarlılık ve çözüm odaklı yaklaşımlar, gelecekte daha yaşanabilir kentler ve daha sağlıklı bir dünya için umut veriyor. İzmir'den yükselen bu çocuk sesi, diğer şehirlere de örnek teşkil ederek iklim eylemlerini hızlandırma potansiyeli taşıyor.










