Kocaeli'nin önemli sanayi bölgelerinden GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümünde, sanayi kuruluşlarının afetlere hazırlık kapasitesini artırmak ve çalışanlarda deprem farkındalığı oluşturmak amacıyla kritik bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu özel buluşmada, dünyaca ünlü Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem gerçeğini tüm yönleriyle ele alarak sanayicilere önemli uyarılarda bulundu. Moriwaki'nin sunumları, Türkiye'nin deprem kuşağındaki konumu, geçmiş deprem tecrübeleri ve Japonya ile Türkiye arasındaki afetlere yaklaşım farklılıkları üzerine odaklandı.

Türkiye'nin Deprem Riski ve Japonya ile Karşılaştırmalı Analiz

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, GEBKİM OSB'deki konuşmasında, Türkiye'nin aktif fay hatları üzerindeki konumunu ve deprem haritasını detaylı bir şekilde değerlendirdi. Geçmişte yaşanan büyük depremlerden elde edilen dersleri aktaran Moriwaki, özellikle yapı güvenliği, toplumun afetlere hazırlık kültürü, eğitim ve bireysel farkındalığın önemine vurgu yaptı. Japonya'nın depremle yaşama ve sürekli hazırlık felsefesini örnek gösteren Moriwaki, Türkiye'nin de bu alanda atması gereken adımları belirtti. Olası bir deprem öncesinde alınabilecek tedbirleri, deprem anında sergilenmesi gereken doğru davranış biçimlerini ve afet sonrası izlenecek adımları somut örneklerle açıkladı.

Moriwaki, sanayi kuruluşlarında çalışanların kişisel hazırlıklarının yanı sıra, kurumların acil durum planlarının eksiksiz olmasının, hızlı müdahale kapasitelerinin geliştirilmesinin ve düzenli tatbikatların afet yönetimindeki kritik rolünü vurguladı. Bu adımların, afetlerin yıkıcı etkilerini minimize etmek ve iş sürekliliğini sağlamak adına hayati önem taşıdığını belirtti.

GEBKİM OSB'den Afetlere Karşı Somut Hazırlık Adımları ve Sanayinin Direnci

GEBKİM Kimya İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, Türkiye'nin geçmiş deprem deneyimlerinin afetlere hazırlık konusunda önemli dersler sunduğunu ifade etti. Aracı, kentlerin ve sanayi bölgelerinin afetlere karşı dirençliliğinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi. “Geçmiş deprem deneyimlerimiz bize gösterdi ki afetlere hazırlık, hayatın ve üretimin bütününü kapsayan uzun soluklu bir sorumluluktur. Yaşam alanlarımızı, kentlerimizi ve sanayi bölgelerimizi daha dirençli hale getirecek adımları bugünden atmak zorundayız” dedi.

Aracı, Organize Sanayi Bölgelerinin sadece üretim ve istihdam sağlamakla kalmayıp, güçlü organizasyon yapılarıyla afet sonrasında da kritik görevler üstlendiğini belirtti. Üretimin devamlılığı ve tedarik zincirlerinin korunması açısından iş sürekliliği planlarının hazır olmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. “Sanayinin dirençliliği, ülkenin toparlanma gücünü doğrudan etkiliyor” diyerek, bu konudaki sorumluluklarının bilincinde olduklarını vurguladı.

GEBKİM'in Afet Hazırlık Çalışmaları

GEBKİM OSB, afetlere hazırlık kapsamında önemli ve somut adımlar atmış durumda:

  • 27 kişilik GEBKİM Arama ve Kurtarma Ekibi kuruldu.
  • GEBKİM İtfaiye personeliyle birlikte AFAD eğitimleri tamamlandı.
  • Olası bir afette kullanılmak üzere arama-kurtarma ekipmanları, acil müdahale ve barınma çadırları ile Kimyasal Arınma Çadırı’nın da yer aldığı tam donanımlı deprem konteynerleri oluşturuldu.
  • Düzenli deprem tatbikatlarıyla çalışanların müdahale kabiliyetinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Ayrıca, afet sonrası üretimin ve kritik faaliyetlerin sürdürülebilmesi için AFAD yürütücülüğünde başlatılan RESMAR Projesi kapsamında GEBKİM'in İş Sürekliliği Planı oluşturuldu. Marmara Bölgesi'ndeki OSB'lerin afetlere karşı kurumsal dayanıklılığını artırmayı hedefleyen bu proje, GEBKİM'in hazırlık çalışmalarının önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte, devreye alınan Acil Durum Müdahale Yazılımı kapsamında yaklaşık 2 bin kişiye eğitim verilerek, bölgedeki afet bilinci ve müdahale kapasitesi artırılmaya çalışılıyor.

Bu tür etkinlikler ve alınan önlemler, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle yüzleşme ve daha dirençli bir gelecek inşa etme yolunda attığı önemli adımları gözler önüne seriyor. Sanayi bölgelerinin bu konudaki liderliği, tüm ülke için örnek teşkil ediyor.