Kalp sağlığıyla ilgili en çok merak edilen konuların başında gelen “hangi anjiyo yöntemi daha doğru?” sorusu, uzman görüşleriyle netlik kazanıyor. Giresun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Profesörü Zeki Yüksel Günaydın, klasik ve sanal anjiyo yöntemlerinin birbirine alternatif değil, tamamlayıcı olduğunu vurguladı.

Günaydın’a göre, klasik (girişimsel) anjiyo; kasık ya da bilekten girilerek yapılan ve gerektiğinde aynı anda tedavi imkânı sunan bir yöntem. Özellikle kalp damarlarında ciddi daralma şüphesi bulunan hastalarda ve acil durumlarda ilk tercih olarak öne çıkıyor. Çünkü bu yöntem yalnızca teşhis koymakla kalmıyor, aynı anda stent takılması gibi müdahalelere de olanak sağlıyor.

Öte yandan, halk arasında “sanal anjiyo” olarak bilinen koroner BT anjiyografi ise damar içine girilmeden, tomografi cihazıyla gerçekleştiriliyor. Bu yöntem daha çok, “damarlarda sorun var mı?” sorusuna yanıt arayan, düşük ya da orta risk grubundaki hastalarda tercih ediliyor. Ayrıca herhangi bir şikâyeti olmasa bile çoklu risk faktörlerine sahip bireylerde tarama amaçlı kullanılabiliyor.

Uzmanlara göre iki yöntem arasındaki temel fark; birinin tedaviye de imkân tanıması, diğerinin ise daha çok tarama ve ön değerlendirme amacı taşıması.

Sonuç olarak, hangi yöntemin uygulanacağına hastanın şikâyetleri, risk faktörleri ve klinik durumu göz önünde bulundurularak karar veriliyor. Kardiyoloji uzmanları, bilinçsiz tercih yerine mutlaka hekim değerlendirmesinin esas alınması gerektiğinin altını çiziyor.