İzmir'in Karabağlar ilçesinde, çocukların kent yaşamındaki yerini güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir adım atıldı. Karabağlar Belediyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) iş birliğiyle hayata geçirilen Karabağlar Akademi'nin ikinci yaz programı, 'Çocuk Dostu Kent' temasıyla başladı. Bu program, üniversite öğrencilerinin yerel yönetimle birlikte çocukların ihtiyaçlarına yönelik somut projeler üretmesini amaçlıyor.
Karabağlar Akademi Sahaya İniyor: Çocuk Odaklı Projeler Geliştirilecek
Mobilya Akademi'de gerçekleştirilen açılış törenine, akademi dünyasından ve yerel yönetimden geniş katılım oldu. Program kapsamında, farklı disiplinlerden 17 üniversite öğrencisi, Karabağlar'ın Şehitler ve Selvili mahallelerinde saha araştırmaları yapacak. Bu araştırmalar sonucunda, çocukların güvenli, yaşanabilir ve eğlenceli bir kent ortamında büyümelerine olanak sağlayacak proje önerileri geliştirilecek.
Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Özlem Şenyol Kocaer, açılış konuşmasında geçen yılki programdan elde edilen deneyimlerin bu yılki çalışmalara önemli katkı sağladığını belirtti. Kocaer, öğrencilerin ortaya koyacağı fikirlerin sadece akademik birer çalışma olarak kalmayıp, uygulanabilir projelere dönüşmesinin hedeflendiğini vurguladı. Çocuk dostu kent yaklaşımının, sadece çocuklar için değil, tüm toplum için daha güvenli ve yaşanabilir kentler oluşturmanın anahtarı olduğunu ifade etti. Ayrıca, üniversite öğrencilerinin yerel yönetimle birlikte üretim sürecinde aktif rol almasının önemine dikkat çekti.
Akademisyenlerden Çocuk Dostu Kent Vurgusu
Program koordinatörlerinden Büşra Koç, geçtiğimiz yılki çalışmaların ışığında bu yıl daha kapsamlı bir program hazırlandığını ifade etti. Koç, çocuk dostu kent anlayışının sadece fiziksel düzenlemelerle sınırlı olmadığını, öğrencilerin mahalleleri çocuklarla birlikte keşfederek, mahalle sakinlerinin görüşlerini alarak ve ihtiyaçlara yönelik proje önerileri geliştirerek sürece dahil olacaklarını dile getirdi. Geçen yılki programın çıktıları hakkında bilgi veren Özge Uzun da saha araştırmaları, teknik geziler ve grup çalışmaları sonucunda mahallelerin ihtiyaçlarına yönelik öneriler hazırlandığını ve bu yıl da benzer metodolojinin takip edileceğini aktardı.
Hikmet Gökmen, kentlerin yerel yönetimler, akademi, meslek insanları, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşların ortak çalışmasıyla dönüşebileceğini vurguladı. Gökmen, çocuk dostu kentlerin büyük projelerden ziyade, güvenli yaya geçitleri, yeşil alanlar ve çocukların özgürce oynayabileceği sokaklar gibi küçük ama etkili adımlarla oluşturulabileceğini belirtti. Gözde Ekşioğlu Çetintahra ise çocuk dostu kent kavramının sadece park ve oyun alanlarıyla sınırlı olmadığını, çocukların güvenle büyüyebileceği, hayal kurabileceği ve olumlu yaşam deneyimleri biriktirebileceği alanların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Kentler İnsan Odaklı Olmalı
Uğur Tekin, kentlerin rant odaklı değil, insan odaklı planlanması gerektiğini belirterek, çocuk dostu kent yaklaşımının kamusal alanları güçlendiren ve çocukların doğayla bağ kurmasını sağlayan bir anlayış olduğunu ifade etti. Karabağlar Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü'nde görevli Sosyolog Taner Yavuz ise ilçenin demografik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, özellikle sosyal risk altındaki çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici çalışmaların hayati önem taşıdığını kaydetti.
Karabağlar Belediyesi Başkan Vekili Burcu Uğantaş, Karabağlar Akademi'nin sadece akademik bir etkinlik olmanın ötesinde, ortaya çıkan fikirlerin belediyenin karar alma süreçlerine doğrudan katkı sağladığını dile getirdi. Uğantaş, geçen yıl geliştirilen bazı çocuk dostu uygulamaların hayata geçirilmeye başlandığını ve bu yıl ortaya çıkacak projelerin de kent yaşamına değer katacağına inandığını belirtti.
Üniversiteler ve STK'lardan Geniş Destek
Programın ana paydaşlığını Dokuz Eylül Üniversitesi üstlenirken, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Demokrasi Üniversitesi de akademik destek sağlıyor. Ayrıca Superpool, Şehir Dedektifi, Yaya Derneği ve UrbanTank gibi sivil toplum kuruluşları da çalışmalara aktif olarak katkıda bulunuyor. Üç hafta sürecek program boyunca öğrenciler; saha araştırmaları, seminerler, teknik geziler ve mahalle çalışmalarıyla çocuk dostu kent anlayışına yönelik kapsamlı proje önerileri hazırlayacaklar. Hazırlanan tüm çalışmalar, program sonunda düzenlenecek final sunumuyla kamuoyuyla paylaşılacak.










