İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, sanatseverleri tarihi bir yolculuğa çıkaran "Hayalî’nin Hayali" adlı oyunu sahneye taşıdı. Burçak Çöllü’nün kaleme aldığı, hikaye fikrini Yiğit Sertdemir’in verip yönetmenliğini üstlendiği bu özel yapım, 7 Ekim 2026 Çarşamba günü Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ilk gösterimini gerçekleştirdi. Oyun, bir Karagöz ve kukla sanatçısının jübile gösterisi sırasında hafızasından süzülen anılarla, 1924 Türk-Yunan mübadelesinin etkilerini efsanevi ve masalsı bir üslupla ele alıyor. Bu etkileyici yapım, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki yıkıcı izlerini derinlemesine işlerken, insani duyguların evrenselliğini güçlü bir şekilde vurguluyor.

"Hayalî’nin Hayali" Oyununun Konusu ve Sanatsal Yaklaşımı

"Hayalî’nin Hayali" adlı oyun, sadece bir Karagöz sanatçısının hikayesini anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk-Yunan mübadelesi gibi önemli bir tarihi olayı kişisel ve evrensel bir perspektiften sunuyor. Oyunun merkezinde, jübile gösterisini yapan yaşlı bir Karagöz ve kukla sanatçısının anıları yer alıyor. Bu anılar aracılığıyla, izleyiciler 1924 yılında yaşanan zorunlu göçün insanlar üzerindeki derin etkilerine tanıklık ediyor. Efsanevi ve masalsı bir dilin kullanılması, hikayenin duygusal derinliğini artırırken, savaşın ve ayrılıkların yol açtığı acıları daha dokunaklı bir şekilde aktarıyor. Oyun, insanoğlunun zor zamanlarda dahi umudu, dostluğu ve dayanışmayı nasıl yeşertebildiğini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.

Metnini Burçak Çöllü’nün yazdığı, müziğini de yine Çöllü’nün üstlendiği eserin dramaturgisi Sinem Özlek’e ait. Koreografisi Senem Oluz tarafından hazırlanan oyunun dekor tasarımını Metin Deniz, kostüm ve kukla tasarımını ise Candan Seda Balaban üstlendi. Bu güçlü ekip, "Hayalî’nin Hayali"ni sadece bir tiyatro oyunu olmaktan çıkarıp, görsel ve işitsel bir şölene dönüştürdü. Kuklaların ve Karagöz figürlerinin kullanımı, geleneksel Türk tiyatrosunun modern bir yorumunu sunarken, mübadelenin getirdiği kültürel çatışmaları ve uzlaşmaları da simgesel bir dille ifade ediyor.

Gala Gecesi ve Konuşmalar

Oyunun ilk gösterimine, İBB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tolga Volkan Aslan, İBB Meclis Üyesi Zeynel Çağlar, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Şehir Tiyatroları Müdürü Oytun Askeroğlu gibi önemli isimler katıldı. Ayrıca Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Emrah Özertem, Berna Adıgüzel, Özgür Dereli, Müdür Yardımcısı Berna Beyazkılınç Tezcan’ın yanı sıra çok sayıda sanatçı ve basın mensubu da bu özel geceye tanıklık etti. Gala gecesinde, sanat ve siyaset dünyasından birçok temsilcinin bir araya gelmesi, oyunun toplumsal ve kültürel önemini bir kez daha vurguladı.

Oyunun sonunda sahneye çıkan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, duygusal bir konuşma yaptı. İşsever, seyircilere ve oyunun yaratıcı ekibine teşekkürlerini ileterek şunları söyledi:

  • “Bugün burada olmayı tercih ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum.”
  • “Huzurunuzda arkadaşlarıma bu güzel oyunu Şehir Tiyatroları’na armağan ettikleri için çok teşekkür ederim. Kutluyorum hepsini.”
  • “Bu hikayeyi bize hediye eden Yiğit Sertdemir’e ve bu hikayeyi canlandırıp sahneye kadar taşıyan o güzel sözleriyle, ezgileriyle, müziğiyle yazarımız Burçak Çöllü’ye çok teşekkür ediyorum.”
  • “Biz Türkiye olarak çok insan zengini bir ülkeyiz. Hepimizin hayatında bir mübadele geçirmiş bir tanıdığımız vardır. Ben Kırım mübadelesinden gelmiş bir ailenin kızıyım. Çok güzel hikayeler dinledim. İçinde dostluk olan hikayeler.”
  • “Biz bu sene ‘hazır mıyız?’ mottosuyla çıktık. Biz bu güzel dostlukları, bu güzel hikayeleri feda etmeye hazır mıyız?”

Ayşegül İşsever’in konuşması, mübadele konusunun Türkiye’nin kültürel belleğindeki yerini ve insan hikayelerinin önemini vurguladı. "Hazır mıyız?" mottosuyla çıkan Şehir Tiyatroları’nın, bu tür evrensel ve insani temaları işlemeye devam edeceğinin sinyallerini verdi. "Hayalî’nin Hayali", sadece bir tiyatro oyunu olmanın ötesinde, geçmişle yüzleşmeyi, insanlık hallerini anlamayı ve geleceğe umutla bakmayı teşvik eden bir sanat eseri olarak izleyicilerin hafızalarında yer edinecek.