Edirne'nin Keşan ilçesinde buğday hasadı tüm hızıyla sürerken, bölge çiftçisinin karşılaştığı sorunlar gündemdeki yerini koruyor. Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, buğday üreticilerinin artan maliyetler, beklenen düzeyin altında seyreden alım fiyatları ve ödeme gecikmeleri yüzünden büyük sıkıntı yaşadığını belirtti. Şen, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ve 'üretirken battığını' dile getirerek, yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu.
Keşan'da Buğday Hasadı ve Üreticinin Beklentileri
Keşan'da buğday hasadının yaklaşık yarısı tamamlanmış durumda. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve lisanslı depolarda alımlar devam ederken, günlük yaklaşık 1500-1600 ton civarında buğday işleniyor. Başkan Şen, alım merkezlerinde büyük bir sorun yaşanmadığını ancak açıklanan alım fiyatlarının sahaya yeterince yansımadığını ifade etti. Birçok üreticinin, ürün kalitesindeki düşüş gerekçesiyle buğdayını beklenen fiyatların altında satmak zorunda kaldığını vurguladı.
Bölgede etkili olan yoğun yağışlar, buğday kalitesini olumsuz etkileyerek 'embriyo kararması' gibi sorunlara yol açtı. Bu durum, ürünlerin kalite baremini düşürerek fiyatlara yansıdı ve üreticilerin gelirini daha da azalttı. Şen, daha önce 16 bin 500 liralık fiyatın dahi yetersiz olduğunu söylediklerini hatırlatarak, güncel piyasada birçok üreticinin buğdayını 14,75 lira seviyelerinden satmak zorunda kaldığını aktardı. Bu tablonun, çiftçinin yıllardır süren emeğini değersizleştirdiğini belirtti.
Artan Maliyetler ve Geciken Ödemeler Çiftçiyi İsyana Sürüklüyor
Hasan Şen, artan üretim maliyetlerinin, özellikle son dönemde mazota gelen zamların üreticiyi iyice köşeye sıkıştırdığını dile getirdi. Ürünlerini TMO veya lisanslı depolara teslim eden üreticilerin henüz ödeme alamaması da cabası. Şen, 'Çiftçiler bu konuda açıklamalarımızdan daha fazla mağdur durumda. Sonuçta yine devlete güvenmek zorunda kalıyoruz' diyerek, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu vurguladı.
Verim konusunda sahadaki gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini belirten Şen, bazı bölgelerde dile getirilen yüksek verim rakamlarının Keşan ve Trakya genelindeki durumu yansıtmadığını ifade etti. Aşırı yağışlar, ürünlerde yatma ve kalite kayıpları nedeniyle birçok üreticinin önemli ölçüde zarar gördüğünü kaydetti. Çiftçinin alın terinin karşılığını alamaması durumunda, gelecekte bu toprakları ekecek insan bulmanın zorlaşacağı uyarısında bulundu.
Tarım Politikaları Sahadaki Gerçeklere Göre Şekillenmeli
Başkan Şen, tarım politikalarının 'masa başında' değil, sahadaki üreticinin sorunları görülerek hazırlanması gerektiğini vurguladı. '700-800 kilo verim alındığı yönündeki söylemlerle değil, tarladaki gerçeklerle konuşulmalı' diyerek, yetkililerin sahaya inmesi çağrısında bulundu. Lisanslı depoların önündeki sürecin ve üreticinin yaşadığı sorunların yerinde tespit edilmesi gerektiğini belirtti.
Hasat döneminde ithalat kapılarının açılmasının yerli üreticinin ürününü değersizleştirdiğini savunan Şen, yerli üreticinin korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. 'Tam üretim sezonu başlıyor, bir bakıyoruz kapılar açılıyor. İthalat politikaları üretim döneminde çiftçinin aleyhine sonuç doğuruyor' sözleriyle, bu uygulamaların çiftçiyi mağdur ettiğini dile getirdi.
- Yüksek üretim maliyetleri, özellikle mazot zamları.
- Açıklananın altında seyreden buğday alım fiyatları.
- TMO ve lisanslı depolarda ödemelerin gecikmesi.
- Yağışlar nedeniyle azalan ürün kalitesi ve verim kaybı.
- Hasat döneminde yapılan ithalatın yerli üreticiye olumsuz etkisi.
Şen, çiftçinin artık daha güçlü bir şekilde sesini duyurması gerektiğini belirterek, 'Biz devlete karşı değiliz. Ancak üreticinin sorunlarının görülmesini istiyoruz. Bereket versin demek yetmiyor. Çiftçi zarar ediyorsa bunun adı bereket değildir' ifadeleriyle sözlerini tamamladı. Üretici kazanamazsa, gelecek nesillerin tarımdan uzaklaşacağı ve toprakların boş kalacağı uyarısında bulundu.










