Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK), uluslararası arenadaki başarılarının ardından Türkiye'nin kültürel zenginliklerini keşfetmek üzere yeni bir maceraya atıldı. Orta Asya'daki çetin Pamir Dağları ve Vakhan Koridoru ekspedisyonunu başarıyla tamamlayan dernek üyeleri, bu kez Orta Anadolu bozkırlarında kültür bisiklet turu gerçekleştirdi. '5B: Bozkır-Bağlama-Bozlak-Bektaşilik-Bisiklet' projesi kapsamında Kırşehir'den Sivas'a uzanan bu özel yolculuk, sadece fiziksel bir aktivite olmanın ötesine geçerek derin bir kültürel keşfe dönüştü.
Pamirlerden Anadolu'nun Kalbine Uzanan Pedallar
Edirne'den yola çıkan Keşanlı bisikletçiler, coğrafi ve kültürel çeşitliliğiyle bilinen Anadolu'nun kalbine doğru pedalladı. Kırşehir, Nevşehir, Yozgat, Kayseri ve Sivas illerini kapsayan bu güzergah, beş kişilik DOÇEK ekibi için sadece bir rota değil, aynı zamanda toprağın ruhunu ve tarihini hissettiren bir deneyim oldu. Ekip, Kırşehir'de Ahi Evran ve Cacabey gibi önemli tarihi şahsiyetlerin izlerini sürdükten sonra yolculuklarına başladı. Hacıbektaş, Boğazlıyan, Devecipınar, Gemerek, Şarkışla ve Sivrialan hattı üzerinden Sivas'a kadar süren tur boyunca, asfalt yolların yanı sıra bozkırın ortasında kıvrılan tarla ve köy yollarını da kullandılar. Zorlu arazi şartları, terk edilmiş köyler ve aniden bastıran şiddetli yağışlar, bu macerayı daha da unutulmaz kıldı.
'5B' Projesiyle Anadolu'nun Derinliklerine Yolculuk
DOÇEK'in '5B' projesi, beş ana temayı bir araya getirerek Anadolu'nun özünü yansıttı: Bozkırın enginliği, bağlamanın tınısı, bozlağın içtenliği, Bektaşilik felsefesi ve bisikletin özgürleştirici ruhu. Tur boyunca, bir bağlamanın teline dokunan parmağın, bir bozlağın yankısının, bir dervişin gönül sofrasının ve bir ozanın yüreğinin aynı gökyüzü altında buluştuğuna tanık olundu. Bisikletçiler, yol üzerinde Anadolu'nun ağır sayfalarına da tanıklık etti:
- 1915 yılında idam edilen Kaymakam Mehmet Kemal Bey'in Boğazlıyan'daki anıtı önünde saygı duruşunda bulundular.
- Hacıbektaş'ta Hacı Bektaş Veli'nin 'Eline, beline, diline sahip ol' düsturunu heybelerine kattılar.
Bu duraklar, turun sadece fiziksel bir aktivite olmadığını, aynı zamanda kültürel ve tarihsel bir bilinçlenme yolculuğu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Neşet Ertaş'tan Âşık Veysel'e: Ozanların İzinde
Turun en anlamlı duraklarından biri, iki büyük ozanın felsefesinin kesiştiği noktalar oldu. Kırşehir'de Neşet Ertaş'ın ölümsüz eseri 'Neredesin sen?' sorusunu zihinlerine kazıyan pedallar, bozkırın sesini bozlaklarla harmanlayarak Âşık Veysel'in doğduğu köy olan Sivrialan'a ulaştı. Büyük ozanın müze evini ziyaret eden ekip, Neşet Ertaş'ın sorusuna Âşık Veysel'in 'Uzun ince bir yoldayım...' dizesiyle karşılık buldu. Bu dize, sadece bir şiir parçası olmaktan öte, yaşama dair keskin bir felsefi çizgiye dönüştü ve Kırşehir'den başlayıp Sivas'a ulaşan tüm yolculuğu tek bir anlam halkasında birleştirdi.
DOÇEK'ten Kapsamlı Faaliyetlerin Devamı Vurgusu
Keşan DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, bu özel kültür ve bisiklet turunun başarısında ekip arkadaşlarının uyumunun ve takım ruhunun büyük rol oynadığını belirtti. Eşme, derneğin Pamir ekspedisyonunun hemen ardından gerçekleştirdiği bu faaliyetin, yüksek irtifa tırmanışlarının yanı sıra coğrafyanın köklü birikimini ve insani bağlarını öne çıkaran uzun mesafe turlarına kararlılıkla devam ettiğini gösterdiğini ifade etti. DOÇEK, gelecek dönemde de benzer kapsamlı kültür ve bisiklet faaliyetleriyle adından söz ettirmeye devam edeceğinin sinyallerini verdi. Bu tur, bisikletin sadece bir spor aracı olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasımızı keşfetme ve gelecek nesillere aktarma aracı olabileceğini bir kez daha kanıtladı.










