Martı TAG kararında iki farklı yorum
Martı TAG ile taksi odaları arasında yaklaşık dört yıldır süren haksız rekabet davasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararını verdi. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak asıl ve birleşen davaların reddine hükmetti. Kararın ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi.
Öktem: “Mahkemeler tarafından kapatılamaz”
Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, kararı sosyal medya hesabından duyurarak paylaşımlı yolculuk sisteminin Anayasa’daki girişim özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Öktem paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“4 senedir süren Martı TAG davasında KARAR ÇIKTI!
Yüksek Mahkeme, TAG Anayasa’da yer alan girişim özgürlüğünün bir sonucudur ve mahkemeler tarafından kapatılamaz dedi.
Artık resmî olarak yüzde 100 yasal olan paylaşımlı yolculuk sistemi memlekete hayırlı olsun.”
Öktem’in sözleri, şirketin karara ilişkin yorumunu yansıtıyor. Ancak karar, taksi odalarının açtığı haksız rekabet davaları kapsamında verildi; bütün taşımacılık faaliyetleri için sınırsız bir izin anlamına gelmiyor.
Yiğiner: “Bu karar, mücadelemizin sonu değildir”
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner ise kararın genel bir taşımacılık izni olarak yorumlanamayacağını belirtti. Hukuk müşavirleriyle değerlendirme yürüttüklerini kaydeden Yiğiner, taksici esnafının hak ve emeğini korumaya yönelik mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
Yiğiner, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle bilinmesini isterim ki bu karar, mücadelemizin sonu değildir. Hukuki süreç Yargıtay nezdinde devam edecektir. Bizler de hukuk, yasama ve idare nezdinde atılması gereken tüm adımları kararlılıkla atarak olumlu bir sonuç elde edinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Yiğiner ayrıca, esnafın mağduriyet yaşamaması için hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaklarını ve süreci sağduyuyla takip edeceklerini ifade etti.
Kararın kapsamı ve sürecin devamı
Paylaşılan karar metninde, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabul edildiği, ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı ve asıl davayla birleşen davanın reddedildiği görülüyor. Hüküm, mahkemenin önündeki haksız rekabet uyuşmazlığıyla ilgili. Bu nedenle kararın kapsamı ile tarafların karar sonrasındaki yorumlarını birbirinden ayırmak gerekiyor.
Bir tarafta girişim özgürlüğünü ve yeni ulaşım modellerini savunan Martı TAG cephesi, diğer tarafta geçim kaygısını, rekabet koşullarını ve esnafın haklarını gündeme getiren taksici temsilcileri bulunuyor. Tartışmanın sloganlarla değil; açık kurallar, etkili denetim ve tüm tarafların haklarını gözeten bir yasal çerçeveyle çözülmesi gerekiyor.
Ulaşım politikalarının merkezinde vatandaş olmalı. Yolcular güvenli, erişilebilir ve bütçelerine uygun seçeneklere ulaşabilmeli; sürücüler ve taksici esnafı da adil kurallar altında çalışabilmeli. Yargı süreci devam ederken, bu alandaki belirsizlikleri giderecek düzenlemelerin yapılması önem taşıyor.
Not: Ucuz yolculuk herkesin hakkıdır. Ulaşım hizmetlerinde halkın yararı, güvenliği ve erişilebilirliği öncelikli olmalıdır.










