Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türk dünyasının zengin kültürel birikimini genç nesillere aktarma hedefiyle önemli bir projeye imza attı. Bakanlık tarafından hazırlanan "Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı eserler, Azerbaycan Türkçesi'ne çevrilerek Azerbaycanlı öğrencilerle buluştu. Bu anlamlı adım, iki kardeş ülke arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi ve gençlerin ortak tarihlerini daha yakından tanımalarını amaçlıyor. Eserlerin dağıtımı, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci tarafından Bakü'deki okullarda gerçekleştirildi.

Kültürel Köprüler Kuruluyor: Eserlerin Azerbaycan'a Ulaşımı

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, projenin ilk adımlarını atmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyareti sırasında Bakü Türk Anadolu Lisesi ve Türkiye Maarif Vakfı'na bağlı Azerbaycan Uluslararası Maarif Okulları'nı ziyaret eden Yelkenci, çevirisi tamamlanan eserleri bizzat öğrencilere dağıttı. Türkiye Cumhuriyeti Bakü Eğitim Müşaviri Yurdagül Aydoğan da bu önemli dağıtım etkinliğinde Bakan Yardımcısı Yelkenci'ye eşlik etti. Bu ziyaret, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki eğitim ve kültür alanındaki iş birliğinin somut bir göstergesi oldu.

Bakan Yardımcısı Yelkenci, dağıtım esnasında yaptığı açıklamalarda, eserlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin temel felsefesi olan "köklerden geleceğe" uzanan eğitim anlayışı doğrultusunda hazırlandığını belirtti. Yelkenci, bu eserlerle öğrencilerin Türk dünyasının ortak tarih, dil, kültür ve medeniyet birikimini daha iyi anlamalarını ve bu geniş coğrafyaya ilişkin ortaklık bilinci geliştirmelerini hedeflediklerini ifade etti. Bu sayede genç nesillerin kendi köklerini tanıyarak milli ve manevi değerleriyle geleceğe daha güvenle yürümeleri amaçlanıyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve Ortak Miras Bilinci

Ömer Faruk Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, çocukların köklerini tanıyarak milli ve manevi değerleriyle geleceğe güvenle yürümesini esas aldığını vurguladı. Yelkenci, bu köklerin en geniş karşılığını Türk dünyasında bulduklarını dile getirerek, "Ortak tarihimizi, dilimizi ve kültürümüzü çocuklarımızın merakla izleyeceği bir hikâyeye dönüştürmek istedik. Bu hikâyeyi artık Azerbaycan Türkçesiyle, Azerbaycanlı kardeşlerimizle de paylaşıyoruz" dedi. Bu sözler, projenin sadece bir kitap dağıtımı olmadığını, aynı zamanda kültürel bir köprü kurma misyonunu taşıdığını gösteriyor.

Kitaplarda, Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi arasındaki yakınlığın çocukların gözünden aktarıldığına dikkat çeken Yelkenci, şu örnekleri verdi:

  • 'Yürek' ile 'ürek'in aynı anlamı taşıması
  • 'Güzel' ile 'gözel'in eş anlamlılığı
  • 'Damlaya damlaya göl olur' ile 'Dama dama göl olar' sözlerinin aynı hikmeti dile getirmesi

Yelkenci, bu dilsel benzerliklerin, gönüller arasındaki yakınlığın en sade ifadesi olduğunu belirterek, dilin birleştirici gücüne vurgu yaptı. Bu yaklaşım, gençlerin iki dil arasındaki benzerlikleri keşfederken, aynı zamanda kültürel birliğin ve kardeşliğin farkına varmalarını sağlıyor.

Türk Dünyası Kültür Atlası: Zamanı Aşan Bir Yolculuk

Projenin önemli eserlerinden biri olan "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu", Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından lise öğrencileri için özel olarak hazırlandı. Bu atlas, gençleri Altaylar'dan Adriyatik'e uzanan geniş Türk dünyasının ortak hafızasını keşfetmeye davet ediyor. Eser, Kaşgarlı Mahmud'un "Divanü Lügatit Türk" adlı kıymetli eserindeki Türk dünyası haritasından yola çıkarak kurgulandı.

Atlasın kurgusunda, Bilge ve Hakan'ın Malazgirt'te başlayan yolculuğu, Bakü'nün de aralarında bulunduğu birçok tarihi ve kültürel merkezden geçerek başkent Ankara'da sona eriyor. Bu yolculuk, öğrencilere farklı coğrafyalardaki Türk medeniyetinin izlerini bir bütün halinde takip etme imkanı sunuyor. Bakan Yardımcısı Yelkenci, Atlas'a ilişkin olarak, "Atlas'la gençlerimize, Türk medeniyetinin farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda bıraktığı izleri bir bütün hâlinde takip etme imkânı sunuyoruz. Tarih bilinci, bu izleri görebilen ve aralarındaki bağı kurabilen gençlerde kalıcı hâle gelir" ifadelerini kullandı. Bu sayede gençlerin sadece bilgi edinmeleri değil, aynı zamanda derin bir tarih bilinci ve kültürel aidiyet duygusu geliştirmeleri hedefleniyor.

MEB'in bu projesi, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarını kültürel ve eğitimsel alanda daha da pekiştirirken, Türk dünyasının ortak mirasının gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynuyor. Eserler, gençlerin kültürel kimliklerini güçlendirmeleri ve geniş Türk coğrafyasındaki ortak değerleri keşfetmeleri için değerli bir kaynak teşkil ediyor.