Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, özel öğretim kurumlarının faaliyet alanlarının dışına çıkarak mevzuata aykırı programlar uygulamasına karşı yeni ve daha sıkı bir düzenleme getirdi. Bu yeni uygulama, kurumların kendi izin belgelerinde belirtilen tür ve faaliyet alanı dışında programlar sunmasını engellemeyi hedefliyor. Ankara'dan edinilen bilgilere göre, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme kapsamında illere gönderilen yazı ile detaylar netleştirildi.

Özel Öğretim Kurumları İçin Yeni Dönem: Ruhsat İptali Riski

MEB'in gönderdiği yazıda, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda yapılan değişikliklerin uygulamasına ilişkin önemli detaylar vurgulandı. Buna göre, her özel öğretim kurumu sadece Bakanlık veya valilik tarafından verilen kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatında belirtilen kendi kurum türüne ve faaliyet alanına uygun öğretim programlarını uygulamakla yükümlü olacak. Bu durum, özel öğretim kurumlarının mevcut izinlerini ve yetki alanlarını aşan programlar sunmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Yazıda özellikle, bir kurumun kendi türü ve faaliyet alanı içinde izinsiz program eklemesi/değiştirmesi ile doğrudan başka bir kurum türünün görev alanına giren bir programı fiilen uygulaması arasındaki farkın kesin olarak ayrıldığı belirtildi. Bu ayrım, sahadaki denetimlerde yaşanan karışıklıkları gidermek ve yaptırımları netleştirmek için kritik önem taşıyor.

'Program İlavesi' ve 'Kurum Türüne Uygun Olmayan Program' Ayrımı

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni düzenlemeyle birlikte 'izinsiz program ilavesi veya değişikliği' ile 'kurum türüne uygun olmayan program uygulama' fiilleri arasındaki ayrımı netleştirdi. Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, bu ayrımı daha iyi anlatabilmek için çeşitli örneklere yer verildi. Örneğin, bir özel eğitim kursunun Bakanlıktan onay aldığı mevcut bilim grubuna, izin almaksızın farklı bir bilim grubundan ders eklemesi, kurum türü içinde kalan bir program ilavesi usulsüzlüğü olarak kabul edilecek.

Ancak aynı özel öğretim kursunda, kendi kurum türünün mevzuatına ve programına tamamen aykırı olarak, 'özel çeşitli kurslar' kurum türünün iştigal alanında yer alan 'müzik kursu programı', 'yabancı dil programı' veya 'güzellik uzmanlığı programı' gibi kendi kurum türüyle hiçbir bağı olmayan ve başka bir kurum türünün yetki alanındaki bir programın fiilen uygulanması, 'kurum türüne uygun olmayan program uygulama' ihlali olarak değerlendirilecek.

Doğrudan Ruhsat İptali: Kademeli Ceza Uygulanmayacak

Yapılan kanuni düzenlemeyle birlikte, kurum türüne uygun olmayan program uygulama fiilinin tespiti halinde kademeli bir idari para cezası ya da geçici kapatma müeyyidesi uygulanmayacak. Bunun yerine, doğrudan kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali sonucuna bağlanacak. İnceleme ve soruşturmalar sonucunda bu ihlali gerçekleştirdiği tespit edilen özel öğretim kurumlarının herhangi bir uyarı veya kademeli ceza olmaksızın doğrudan ruhsatları iptal edilecek.

Bu sıkı denetim kararı, özel öğretim kurumlarının faaliyetlerini daha şeffaf ve mevzuata uygun bir şekilde yürütmesini sağlamayı amaçlıyor. Milli Eğitim Bakanlığı, bu sayede eğitim kalitesini artırmayı ve haksız rekabetin önüne geçmeyi hedefliyor. Kurumların, yasalara uygun hareket etmeleri ve izin verilen faaliyet alanlarının dışına çıkmamaları konusunda daha dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı.

Yeni düzenleme ile özel öğretim sektöründe önemli bir dönüm noktası yaşanırken, kurumların mevcut programlarını ve izinlerini gözden geçirmeleri büyük önem arz ediyor. MEB'in bu adımı, eğitim sektöründeki düzenlemelerin ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor.