Türkiye'nin önemli ihracat kalemlerinden biri olan yaş meyve-sebze ve mamulleri sektörü, iddialı bir hedef belirledi. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sektörün önündeki kota ve gümrük engellerinin ortadan kaldırılması durumunda, kısa sürede 10 milyar dolarlık bir meyve sebze ihracatı hacmine ulaşabileceğini ifade etti. Bu potansiyeli gerçekleştirmek amacıyla hazırlanan kapsamlı bir rapor, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'a sunularak sektörün talepleri ve çözüm önerileri iletildi. İzmir'den yapılan bu önemli açıklama, Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatındaki büyüme arzusunu ve stratejik adımlarını gözler önüne serdi.

Mevcut Durum ve 10 Milyar Dolarlık İhracat Potansiyeli

Hayrettin Uçak, sektörün mevcut ihracat performansına dikkat çekerek, 2025 yılında toplam ihracatın 6,3 milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve kapasitesi sayesinde, ihracat pazarlarındaki kısıtlamaların kaldırılması ve gümrük vergilerinin düşürülmesiyle 10 milyar dolarlık hedefin rahatlıkla yakalanabileceğini vurguladı. Uçak, bu potansiyelin değerlendirilmesi için uluslararası ticarette karşılaşılan engellerin aşılmasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Sektör temsilcileri, Türkiye'nin tarımsal zenginliğini küresel pazarlara daha etkin bir şekilde sunma konusunda kararlı.

Sektörün 2026 yılının ilk beş ayındaki performansı da bu potansiyeli destekler nitelikte. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18'lik bir artışla ihracat, 2 milyar 384 milyon dolardan 2 milyar 815 milyon dolara yükseldi. Bu büyüme ivmesi, olumlu iklim koşulları ve artan üretimle birlikte yıl sonunda 7,5 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaşma hedefini güçlendiriyor. Orta vadede ise 10 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için atılacak adımların önemi bir kez daha ortaya konuldu.

Hedef Pazarlardaki Kısıtlamalar ve Çözüm Önerileri

İhracatın önündeki en büyük engellerden biri, hedef pazarlardaki kota uygulamaları ve yüksek gümrük vergileri olarak öne çıkıyor. Hayrettin Uçak, bu konuda somut örnekler vererek çözüm taleplerini dile getirdi:

  • Avrupa Birliği Kuru Domates Kotası: AB'nin kuru domates ithalatında uyguladığı 8 bin 900 tonluk kota, Türkiye'nin dünya kuru domates ihracatında İtalya'dan sonra ikinci sırada yer almasına rağmen sektörün büyümesini ciddi şekilde sınırlıyor. Uçak, bu kotanın tamamen kaldırılmasını veya en az 40 bin tona çıkarılmasını talep ettiklerini belirtti.
  • Mısır'ın Türk Elmasına Uyguladığı Gümrük Vergisi: Mısır'ın Türk elmasına uyguladığı yüzde 40'lık gümrük vergisi, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor. İki ülke arasında bu konuda müzakerelerin başlatılması gerektiği vurgulandı.
  • Ukrayna'nın Türk Domatesine Uyguladığı Vergiler: Ukrayna'nın Türk domatesine uyguladığı yüzde 10'luk gümrük vergisine ek olarak yürürlüğe giren anti-damping vergileri, ihracatı olumsuz etkiliyor. Bu kararın yeniden değerlendirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunulması talep edildi.

Katma Değerli Ürünlere Destek ve Gelecek Beklentileri

Sektör, sadece yaş meyve-sebze değil, aynı zamanda işlenmiş ve katma değerli ürünlerin ihracatına da büyük önem veriyor. Uçak, daha önce uygulanan DFİF (Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu) desteklerinin yeniden devreye alınmasının, işlenmiş ürünlerin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artıracağını ifade etti. Bu tür desteklerin, Türkiye'nin tarım ürünleri ihracatında çeşitliliği ve değeri artırarak sürdürülebilir bir büyüme sağlamasına katkıda bulunacağı düşünülüyor.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat'ın sektörün taleplerine olumlu yaklaştığı ve ilgili ülkelerle yapılacak görüşmelerde bu konuların gündeme getirileceği bilgisi, ihracatçılar için umut verici bir gelişme olarak değerlendirildi. Türkiye'nin meyve sebze ihracatında yakaladığı ivmeyi sürdürmesi ve belirlenen 10 milyar dolarlık hedefe ulaşması için hem sektörün hem de devletin iş birliği içinde çalışmaya devam edeceği öngörülüyor. Bu adımlar, Türk tarımının küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecektir.