Ülkemizde görülme sıklığı giderek artan ve nüfusun önemli bir kesimini etkileyen migren, yaşam kalitesini ciddi derecede düşüren kronik bir baş ağrısı türüdür. Her altı yetişkinden birinde görülen bu rahatsızlık, özellikle yoğun stres, düzensiz uyku alışkanlıkları ve teknoloji kullanımının artmasıyla ekran karşısında geçirilen uzun saatler gibi birçok etkenle tetiklenebiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Ur Özçelik, migrenin tetikleyicileri arasında sonbahar mevsiminin özel bir yere sahip olduğunu vurguluyor.
Sonbahar Migren Ataklarını Nasıl Etkiliyor?
Doç. Dr. Özçelik, migren hastalarının beyninin ani değişimlere karşı oldukça hassas olduğunu belirtiyor. Sonbahar mevsimi, ani hava değişiklikleri, günlerin kısalması ve iş-okul temposunun yeniden başlaması gibi faktörlerle migren hastaları için zorlu bir dönem haline gelebiliyor. Uzmanlara göre, migren hastalarının en az yarısı, değişen hava koşullarının ağrılarını tetiklediğini ifade ediyor ve mevsim geçişlerinde atak sayılarında belirgin bir artış gözlemleniyor.
Migren, kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla görülüyor ve her bireyde farklı belirtilerle seyrediyor. Doç. Dr. Özçelik, hastaların şikayetlerini 'başımın içinde nabız atıyor', 'gözüm oyuluyor, çivi çakılıyor', 'ışığa bakamıyorum, sese tahammül edemiyorum', 'hayat duruyor, kımıldayamıyorum' gibi ifadelerle tarif ettiğini aktarıyor. Atak sırasında karanlık bir odaya çekilmek zorunda kalan, işinden ve ailesinden kopan pek çok hasta bulunuyor. Ağrıya rağmen işine devam etmek zorunda kalan hastaların ise ağrı süresinin uzaması ve acil servislere başvurma sıklığının artması gibi sorunlarla karşılaştığı biliniyor.
Sonbaharda Migreni Tetikleyen Başlıca Faktörler ve Öneriler
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Emel Ur Özçelik, sonbahar döneminde migren ataklarını tetikleyebilecek 8 önemli etkeni detaylandırdı ve bu etkenlere karşı alınabilecek önlemler hakkında değerli uyarılarda bulundu:
1. Ani Hava ve Basınç Değişimleri
- Sonbaharda yaşanan ani sıcaklık düşüşleri, yağmur, rüzgar ve hava basıncındaki dalgalanmalar, migrene yatkın beyinde ağrı yollarını kolayca uyararak ataklara yol açabilir.
- Öneri: Hava durumunu yakından takip ederek hazırlıklı olmak, büyük değişim beklenen günlerde uyku, beslenme ve yeterli su tüketimine daha fazla özen göstermek önemlidir. Gün içinde dışarı çıkmak ve fiziksel olarak aktif kalmak, atakları önleyebilir veya ağrı şiddetini azaltabilir.
2. Kısalan Günler ve Bozulan Uyku Düzeni
- Günlerin kısalması, vücudun biyolojik saati üzerinde etkili olarak uyku düzenini bozabilir. Düzensiz veya yetersiz uyku, migren ataklarının sıklaşmasına neden olabilir.
- Öneri: Her gün aynı saatte yatıp kalkmaya özen göstermek, yatmadan önce kafein ve alkol tüketiminden kaçınmak, yatak odasını karanlık ve serin tutmak uyku kalitesini artıracaktır.
3. Stres Seviyesinin Artması
- Okulların açılması, tatil sonrası iş temposunun yoğunlaşması gibi sonbahara özgü durumlar, stres seviyesini yükseltebilir. Stres, migrenin en önemli tetikleyicilerinden biridir.
- Öneri: Yoga, meditasyon, nefes egzersizleri gibi stres yönetimi tekniklerini uygulamak, düzenli egzersiz yapmak ve hobilerle meşgul olmak stresi azaltmaya yardımcı olabilir.
4. Düzensiz Beslenme
- Mevsim geçişlerinde beslenme alışkanlıklarında yaşanan değişiklikler, öğün atlama veya bazı gıdaların aşırı tüketimi migren ataklarını tetikleyebilir.
- Öneri: Düzenli ve dengeli beslenmeye özen göstermek, öğün atlamamak, kafein ve alkol gibi tetikleyici olabilecek maddelerin tüketimini sınırlamak önemlidir.
5. Susuz Kalma (Dehidrasyon)
- Yeterli su tüketmemek, vücudun elektrolit dengesini bozarak migren ağrılarını tetikleyebilir.
- Öneri: Gün içinde yeterli miktarda su içmeye özen göstermek, özellikle hava değişimlerinin yoğun olduğu günlerde su tüketimini artırmak gereklidir.
6. Göz Yorgunluğu
- Ekran başında geçirilen uzun süreler, özellikle sonbaharda artan iç mekan aktiviteleriyle birlikte göz yorgunluğuna neden olabilir ve migren ataklarını tetikleyebilir.
- Öneri: Bilgisayar veya telefon kullanırken düzenli molalar vermek, gözleri dinlendirmek ve uygun ışıklandırma sağlamak önemlidir.
7. Koku ve Kimyasallara Hassasiyet
- Bazı migren hastaları, güçlü kokulara (parfüm, temizlik ürünleri vb.) veya kimyasallara karşı hassasiyet gösterebilir. Sonbaharda kapalı alanlarda bu tür kokulara daha fazla maruz kalınabilir.
- Öneri: Mümkün olduğunca güçlü kokulardan kaçınmak, havalandırması iyi olan ortamlarda bulunmak faydalı olacaktır.
8. Fiziksel Aktivite Eksikliği
- Havaların soğumasıyla birlikte fiziksel aktivite düzeyinde düşüş yaşanması, migren ataklarını tetikleyebilir.
- Öneri: Düzenli olarak hafif ve orta düzeyde egzersiz yapmak, kan dolaşımını düzenleyerek migren ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmaya yardımcı olabilir.
Doç. Dr. Özçelik, migren hastalarının bu tetikleyicilere karşı bilinçli olması ve yaşam tarzı değişiklikleri ile atakları yönetmeye çalışması gerektiğini belirtiyor. Şiddetli veya sıklaşan migren ataklarında mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmanın önemine dikkat çekiyor. Uzman kontrolünde doğru tanı ve tedavi yöntemleriyle migrenin yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri azaltılabilir.










