Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesine bağlı Semetli Mahallesi, mübadil torunları için unutulmaz bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi önderliğinde, Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği, 16 Balkan Köy ve Mahallesi Dayanışma Platformu ve Semetli Köyü Muhtarlığı işbirliğinde düzenlenen “Semetli Köyü Kırçma Buluşması” etkinliği, yaklaşık bir asır sonra Türk ve Yunan mübadil torunlarını aynı harman sofrasında bir araya getirdi. Bu özel buluşma, geçmişin izlerini taşıyan topraklarda dostluk ve barış rüzgarları estirdi.
Kırçma Geleneğiyle Geçmişe Yolculuk
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile Yunanistan Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, Yunanistan'dan gelen konuklar, atalarının bir zamanlar yaşadığı topraklarda olmanın derin duygularını ifade etti. Trakya'nın köklü geleneklerinden olan ve hasat sonrası emeğe şükran ile bereketi simgeleyen "Kırçma" buluşması, ortak geçmişin hatıralarını, kültürel mirası ve barış mesajlarını yeniden canlandırdı. Trakya ve Işıklar Köyü Selanik Mübadilleri ile Balkan Türkleri Derneği Başkanı Olcay Ceylan, "Kırçma, Rumeli ve Balkan kültüründe, hasadın tamamlanmasını kutlamak ve bereket için şükretmek amacıyla kurulan geleneksel bir sofradır. Bu sofrada tarla emeği karşılığını bulur. Dualar edilir, paylaşmanın, imecenin ve dayanışmanın ruhu birlikte yaşatılır. Bugün Semetli'de bu geleneği yeniden yaşatmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz" sözleriyle geleneğin önemini vurguladı.
Dedelerin Topraklarında Duygusal Anlar
Yunanistan Nea Rodosto Belediye Başkan Yardımcısı Lagos Nikos, gösterilen misafirperverlikten büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Nikos, "Burada gördüğümüz ilgi, misafirperverlik ve bizlere yardımcı olunması bizleri çok onurlandırdı. Zamanında dedelerimizin yaşadığı bu güzel toprakları ziyaret etmek bizleri çok duygulandırıyor. Bu ziyaretleri yapabildiğimiz için kendimizi çok şanslı hissediyoruz" diyerek duygusal anlar yaşadığını belirtti. Bu buluşma, Ege'nin iki yakasından gelen insanların ortak geçmişlerini hatırlamalarına ve yeni dostluklar kurmalarına vesile oldu.
Barış ve Dostluk Mesajları Sofradan Yükseldi
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, konuşmasında kırçma geleneğinin anlamını ve Ege'nin iki yakasındaki dostluk ve barış mesajlarını vurguladı. Yüceer, "Bu sofranın bir yanında toprağımızın bereketi, diğer yanında insanımızın alın teri var. Bu buluşmayı anlamlı kılan ise geçmişten bugüne taşıdığımız mirasımız, hatıralarımız, dostluğumuz ve yeniden bir araya gelen gönüllerimizdir. Bu sofrada yalnızca ekmeğimizi, lokmalarımızı bölüşmüyoruz; geçmişimizi, hatıralarımızı, acılarımızı, umutlarımızı ve geleceğe dair güzel dileklerimizi de paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Başkan Yüceer, kırçmanın sadece bir hasat kutlaması olmadığını, aynı zamanda sevincin ve acının paylaşıldığı, dayanışmanın, kardeşliğin ve dostluğun yaşatıldığı sofralar olduğunu belirtti.
Mübadelenin Derin İzleri ve Yeni Başlangıçlar
Mübadelenin insan hayatındaki derin izlerine dikkat çeken Candan Başkan, "Semetli ve Işıklar, Balkanların hatırasını taşıyan, Rumeli’nin sesini, kokusunu ve kültürünü bugüne ulaştıran kıymetli köylerimiz. Bu toprakların her köşesinde bir insan hikâyesi var. Mübadele, söylemesi kolay ama yaşaması çok zor bir kelime. Doğduğunuz evi, büyüdüğünüz toprağı, komşularınızı ve hatıralarınızı geride bırakıp, bir bavula sığdırabildiklerinizle yeni bir başlangıç yapıyorsunuz" sözleriyle mübadelenin zorluklarına değindi. Ardından, bir asır sonra aynı sofrayı paylaşabilmenin önemini vurgulayarak şunları ekledi:
- "Bugün bizlere düşen görev, yaşanan acıları unutmamak ama o acıların yeni ayrılıklara değil, yeni dostluklara ve kardeşliklere vesile olmasını sağlamaktır."
- "Ne mutlu bize ki bir asır önce yolları ayrılan insanların torunları bugün aynı sofranın etrafında birbirlerinin gözlerinin içine bakabiliyor, aynı ekmeği paylaşabiliyor ve birbirlerine dostça el uzatabiliyor. İşte barış dediğimiz şey tam olarak budur."
Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" İlkesiyle İleriye
Başkan Yüceer, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda barış ve dayanışma için çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. "Bizim için barış, yalnızca savaşın olmaması değildir. Birbirimizin acısını anlayabilmek, farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek ve geçmişin yaralarını yeni kuşaklara düşmanlık olarak bırakmamaktır. Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras budur" diyerek barışın kapsamlı tanımını yaptı. Tekirdağ'ın zengin kültürel mirasına ve insanına vurgu yaparak, bu değerlerin korunması ve yaşatılmasının önemine dikkat çekti.
Konuşmasını, "Allah bizlere geçmişin acılarını bir daha yaşatmasın. Aynı gökyüzünün altında, farklı dillerde ama aynı barış ve kardeşlik umuduyla yaşayalım. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun. Toprağımız bereketli, soframız paylaşmaya açık, gönlümüz sevgiyle dolu olsun. Yaşasın barış, yaşasın dostluk, yaşasın kardeşlik!" dilekleriyle sonlandırdı. Etkinlik sonunda, Candan Başkan ve Yunanistan'dan gelen konuklar, barışın sembolü beyaz güvercinleri gökyüzüne bırakırken, köy meydanındaki Atatürk Anıtı önüne dikilen zeytin fidanına can suyu verildi. Bu hareketler, iki halk arasındaki köklü dostluğun ve geleceğe yönelik barış umudunun simgesi oldu.










