Tanınmış oyuncu ve mizah yazarı Müfit Can Saçıntı, katıldığı Nasreddin Hoca şenliklerinde sarf ettiği sözler nedeniyle hakkında yapılan şikayet üzerine İstanbul Kadıköy Rıhtım Karakolu'nda ifade verdi. Saçıntı, ifadesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirdi ve hukuki savunma yapmayacağını belirtti. Olay, Saçıntı'nın mizahının yanlış anlaşılması üzerine geliştiği iddia ediliyor.

Müfit Can Saçıntı'dan İlk Kez İfade Deneyimi

Müfit Can Saçıntı, 1990 yılından bu yana mizah alanında faaliyet gösterdiğini ve uzun yıllar "Olacak O Kadar" programında yazarlık yaptığını vurguladı. Bugüne kadar hiçbir esprisi veya şakası yüzünden suç duyurusuyla karşılaşmadığını belirten Saçıntı, bu durumun kendisi için bir ilk olduğunu ifade etti. Şikayete konu olan olayın, temsili Nasreddin Hoca seçilmesinin ardından şenliklerin açılışında yaptığı konuşmayla ilgili olduğunu aktardı.

Saçıntı, Anadolu mizah geleneğinin kökenlerine değinerek, Nasreddin Hoca, Neyzen Tevfik, Karagöz ve Ziya Paşa gibi isimlerin eserlerinde toplumsal ve siyasal eleştirilerin bulunduğunu hatırlattı. Bu geleneğin bir temsilcisi olarak yaptığını savunduğu mizahın farklı yorumlanmasına şaşırdığını dile getirdi.

"Mizahçıların En Büyük Kabusu: Espriyi Açıklamak"

Şikayete konu olan "Nasreddin Hoca'nın eşeğine kayyum atandım" ifadesine açıklık getiren Saçıntı, bu cümlenin muhatabının eşek olduğunu ve dolayısıyla bir kişiyi hedef almadığını savundu. Müştekinin kim olduğunu bilmediğini ve olay sırasında kendisini görmediğini belirten Saçıntı, yerel basından, yaptığı espri nedeniyle "muhatapları rencide ettiği" yönünde bir şikayet olduğunu öğrendiğini aktardı.

Saçıntı, ifadesinde mizahını açıklamak zorunda kalmasını eleştirerek, "Mizahçıların en büyük kabusu esprisini, şakasını açıklamak zorunda kalmaktır" sözleriyle yaşadığı durumu özetledi. Mizahın doğasının, yorum ve anlamlandırma serbestisi içerdiğini, bu tür açıklamaların mizahın ruhuna aykırı olduğunu ima etti.

Hukuki Değerlendirmeyi Adli Makamlara Bıraktı

İfade tutanağının sonunda Müfit Can Saçıntı, konuya ilişkin hukuki bir savunma yapmayacağını açıkça belirtti. Bu tutumunu, meselenin hukuki boyutunu savcının ve dava açılması halinde hakimin değerlendirmesine bırakma isteğiyle açıkladı. Saçıntı, soruşturmanın emniyet ve adli makamların ciddi gündemini meşgul etmesi nedeniyle, eğer varsa kusuru için kamuoyundan özür dilediğini de ekledi.

Sosyal medya paylaşımında karakolda kendisine çay ikram edildiğini ve çıkışta memurlardan birinin "Yine bekleriz" demesi üzerine "Dışarıda buluşalım" diye espri yaptığını anlatan Saçıntı, bu durumun gergin atmosferi biraz olsun yumuşattığını gösterdi. Paylaşımını "Başka sözüm yoktur" ifadeleriyle sonlandıran Saçıntı, hukuki değerlendirmeyi adli makamlara, tarihsel değerlendirmeyi ise kamuoyuna bıraktığını vurguladı. Bu olay, mizahın sınırları ve ifade özgürlüğü üzerine tartışmaları yeniden gündeme getirdi.