Bursa kamuoyunda uzun süredir tartışmalara neden olan katı atık entegre tesisi projesi, Nilüfer Kent Konseyi tarafından bilimsel bir mercek altına alındı. Konsey, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) tarafından hazırlanan 53 sayfalık kapsamlı teknik raporun sonuçlarını düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Raporda, projenin aktif fay hattı, içme suyu havzaları ve yetersiz zemin etütleri gibi ciddi riskler barındırdığı vurgulanarak, bilimsel gerçeklerin göz ardı edildiği belirtildi.
Kayapa-Kuruçeşme Katı Atık Tesisinde Bilimsel Gerçekler Göz Ardı Ediliyor
Nilüfer Kent Konseyi binasında gerçekleşen toplantıya, Konsey Başkanı Mustafa Berkay Aydın, Yürütme Kurulu Üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Murat Yaşar katıldı. Konsey Başkanı Mustafa Berkay Aydın, açılış konuşmasında, projenin başından beri dile getirilen itirazların ÇMO raporuyla bilimsel bir zemine oturduğunu ifade etti. Aydın, Bursa'nın geleceğini ilgilendiren böylesine büyük bir yatırımda ciddi eksiklikler olduğunu ve sürecin şeffaf, demokratik ve katılımcı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. ÇED süresinin bitmesine sayılı günler kala somut bir uygulama projesinin dahi olmamasını eleştiren Aydın, "On yıl öncesinin teknolojisi ve verileriyle bugünün Bursa’sına bir şey dayatılmak isteniyor. Çevre Mühendisleri Odası’nın hazırladığı bu rapor, tarihe düşülmüş çok kıymetli bir şerhtir" dedi.
ÇED Süresi ve Projenin Güncelliği Tartışma Konusu
Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın, ÇMO'nun 53 sayfalık raporundaki verileri aktararak, haziran ayından bu yana yürüttükleri mücadelenin bilimsel gerçeklerle birebir örtüştüğünü vurguladı. Hukuki süreçler nedeniyle geçerliliği 2 Ekim 2026'ya kadar uzatılan ÇED raporunun günümüz şartlarını karşılamadığını belirten Aydın, projenin 197 hektarlık sahasının 117 hektarlık bölümünün ne amaçla kullanılacağının hala belirsizliğini koruduğunu söyledi. Aydın, "ÇED süresini kaçırmamak ve mevzuat gereği alana bir çivi çakmış görünmek için adeta bir dayatma ile karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. Bu durumun, projenin aceleyle ve yeterli planlama yapılmadan hayata geçirilmeye çalışıldığı endişesini artırdığını belirtti.
Bursa'nın Su Güvenliği ve Sismik Riskler Tehdit Altında
Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın, projenin sismik ve çevresel risklerine de dikkat çekti. 2024 yılında bilimsel literatürde tanımlanan ve 1855 Bursa depremlerinin kaynağı olan 95 kilometrelik aktif Kayapa-Yenişehir fayının proje sahasının yakınından geçtiğini belirtti. Çatlaklı toprak yapısında olası bir sarsıntıda sızıntı sularının yeraltı sularına karışma riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Aydın, 2014-2015 yıllarında süreç başladığında içme suyu havzası olmayan Çınarcık Barajı'nın bugün Bursa'nın ana içme suyu kaynağı haline geldiğini hatırlattı. Proje sahasından geçen Küçük Karaağaçlı Deresi ve karstik zemin yapısı nedeniyle yaşanacak bir sızıntının Kayapa Göleti'ne, Uluabat Gölü'ne ve Çınarcık Barajı havzasına ulaşma ihtimalinin teknik olarak dışlanamayacağını dile getirdi. Bu durumun, bölgesel bir sorundan çıkıp tüm Bursa'nın su güvenliğini tehdit eden bir boyuta ulaştığını ifade etti.
- Aktif Kayapa-Yenişehir fayı proje sahasına yakın konumda.
- Çatlaklı zemin yapısı, sızıntı riskini artırıyor.
- Çınarcık Barajı'nın içme suyu havzası haline gelmesiyle risk büyüdü.
- Küçük Karaağaçlı Deresi ve karstik yapı, su kaynaklarını tehdit ediyor.
Yetersiz Sondaj Verileri ve Bilimsel Eksiklikler
Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Murat Yaşar ise sahanın jeolojik zemin yapısına ilişkin teknik değerlendirmeleri aktardı. Bölgedeki zemin incelemelerinin kabul edilemez düzeyde yetersiz olduğunu kaydeden Yaşar, sahanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre '2.1 önemli alan' kapsamında yer aldığını belirtti. Bu tanımın, sahanın aşırı derecede çatlaklı ve sızıntıya müsait bir zemin yapısına sahip olduğunu gösterdiğini açıkladı. Yaklaşık 2 milyon metrekarelik devasa bir saha için sadece 8 metre derinliğinde 5 adet sondaj yapılmasının hiçbir bilimsel kriteri karşılamadığını vurguladı. Yaşar, "Alana yeraltı suyunu izleyecek bir piyezometre ağı kurulmamış, hidromekanik ve hidrojeolojik modellemeler yapılmamıştır. Olası bir sızıntının hangi yöne akacağına, yeraltı suyu havzalarına nasıl karışacağına dair hiçbir somut simülasyon yoktur" diyerek mevcut raporun bilimsel eksikliklerine dikkat çekti. 2016 yılının şartları ve eksik sondajlarla hazırlanan bir rapor üzerinden böylesine kritik bir tesisin inşa edilemeyeceğini, sahanın baştan sona yeniden projelendirilmesi ve güncel parametrelerle değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu sözlerine ekledi.
Nilüfer Kent Konseyi, tüm bu bilimsel veriler ışığında, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumları, katı atık entegre tesisi projesini yeniden gözden geçirmeye, bilimsel gerçekleri temel almaya ve kentin geleceğini tehlikeye atacak adımlardan kaçınmaya davet etti. Konsey, projenin şeffaf, katılımcı ve güncel bilimsel verilerle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.










