Bursa'nın Nilüfer ilçesinde, kadınlara okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla Nilüfer Belediyesi tarafından organize edilen "Nilüfer'de Kadın Hayata Yakın" etkinliği, edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Sennur Sezer'e odaklandı. Yılın yazarı olarak belirlenen Sezer'in hayatı ve eserleri, katılımcı kadınlarla buluştu. Nilüfer Nikahevi'nde gerçekleşen programa, Sezer'in kızı Ayşe Bengi Çelik ve yakın arkadaşı Nalan Çelik konuk olarak katılarak, usta yazarın edebi ve özel yaşamına dair değerli anılar paylaştılar.
Sennur Sezer'in Şiirleri ve Edebi Kişiliği Anlatıldı
2010 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilen "Nilüfer'de Kadın Hayata Yakın" etkinliği, her yıl farklı bir yazarı ağırlıyor. Bu yılki etkinlik, özellikle kırsal mahallelerden gelen 21 farklı bölgedeki kadınların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir ve Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de bu anlamlı günde hazır bulundu. Programda, Sennur Sezer'in yaşam öyküsü, kızı Ayşe Bengi Çelik ve arkadaşı Nalan Çelik'in ağzından dinleyicilere aktarıldı. Aynı zamanda, Sezer'in duygu yüklü şiirleri de okunarak katılımcılara edebi bir ziyafet sunuldu.
Etkinliğe katılan kadınlara, Sennur Sezer'in "Bu Resimde Kimler Var" adlı eseri hediye edildi. Nalan Çelik, konuşmasında Sezer'in ilk şiir kitabı olan 1964 tarihli "Gecekondu" ile tanışma hikayesini paylaştı. Çelik, henüz 15 yaşındayken bir sahafta bulduğu bu kitabın kendisi üzerindeki etkisini dile getirerek, özellikle "Ölüm" şiirini o yaşta ezberlediğini ifade etti. Çelik, Sezer'in edebi yolculuğunu detaylı bir şekilde anlatırken, usta şairin adeta yürüyen bir ansiklopedi gibi olduğunu vurguladı. "Ezbere konuşur, ezbere söyler, ezbere oradan oraya geçer. Hiç şaşırmaz, hiç kopmazdı" sözleriyle Sezer'in bilgi birikimini ve akıcılığını özetledi.
"Evimiz Bir Okul Gibiydi": Sezer'in Aile Yaşamı
Sennur Sezer'in kızı Ayşe Bengi Çelik ise annesi hakkında ölümünden sonra ilk kez kamuoyu önünde konuştuğunu belirtti. Annesi hakkında daha önce hiç yazı yazmadığını ve bu yüzleşmeyi ilk defa yaşadığını dile getirdi. Ayşe Bengi Çelik, annesi Sennur Sezer ve öykücü babası Adnan Özyalçıner ile geçirdikleri çocukluk yıllarını paylaştı. Evlerinin adeta bir okul gibi olduğunu anlatan Çelik, o dönemin edebiyat ve sanat dünyasının önemli isimlerinin evlerine sıkça misafir olduğunu belirtti.
- Yaşar Kemal, Tomris Uyar gibi isimlerin aile ziyaretleri
- Çocukken bu tür entelektüel ortamların sıradan bir durum haline gelmesi
- Hikaye anlatma sanatını evde, farkında olmadan öğrenme süreci
Ayşe Bengi Çelik, annesinin anlattığı tüm hikayelerin gerçek olduğunu, kurgusal unsurların olmadığını vurgulayarak, Sezer'in hayatı gözlemleme ve aktarma yeteneğine dikkat çekti. Bu sayede, kırsal mahallelerden gelen kadınlar, sadece bir yazarın eserleriyle değil, aynı zamanda onun yaşam felsefesi ve edebi mirasıyla da derin bir bağ kurma fırsatı buldu. Etkinlik, kadınların kültürel gelişimine katkı sağlamanın yanı sıra, edebiyatın birleştirici gücünü de bir kez daha ortaya koydu.










