Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Yüksel Günaydın, Espiye Çalkaya Köyü Fındık Festivali’nde vatandaşlara kalp ve damar sağlığı konusunda önemli uyarılarda bulundu.
Günaydın, konuşmasında Karadeniz Bölgesi’ndeki yüksek tuz tüketimine dikkat çekerek hipertansiyon, kalp krizi, damar tıkanıklığı, sigara kullanımı ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Zeki Yüksel Günaydın’ın konuşması
“İlhan Hocamın güzel övgüleri için kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Belediye Başkanım, protokolün değerli üyeleri ve saygıdeğer Çalkaya köyü sakinleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Böylesine güzel bir şenlik ortamında sağlık söyleşisi yapmak benim için de kolay değil. Çünkü sağlık, çok eğlenceli bir konu değil; hepimizi, ‘Acaba neleri yanlış yapıyoruz?’ diye düşünmeye sevk ediyor.
Havaların sıcak olduğu ve fındık hasadının başladığı bir dönemdeyiz. Bahçelerde çalışırken yoruluyor, terliyor ve ciddi miktarda sıvı kaybediyoruz. Bu nedenle kaybettiğimiz sıvıyı mutlaka yerine koymalı, yeterli miktarda su tüketmeliyiz.
Açıkçası köyünüzde böylesine güzel bir birliktelik ve şenlik havasıyla karşılaşacağımı tahmin etmiyordum. Az önce oynanan horonları hayranlıkla izledim. Böyle coşkulu bir ortamın ardından sağlık konularından söz etmek zor olsa da faydalı olabilmek adına bazı önemli bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaklaşık 7-8 yıldır kardiyoloji uzmanı olarak görev yapıyorum. Hastanemizde koroner anjiyografi, efor testi, EKG ve sanal anjiyo başta olmak üzere gerekli tetkik ve tedavilerin hemen tamamını gerçekleştirebiliyoruz.
Karadeniz’de tuz tüketimine dikkat!
Uzun süredir bu bölgede görev yaptığım için bazı önemli gözlemlerim oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tuzu diğer bölgelere göre daha fazla tüketiyoruz. Günlük tuz tüketimimiz 10 gramın üzerine çıkabiliyor. Bunda turşu tüketiminin de önemli etkisi bulunuyor.
Annelerimizin ve kardeşlerimizin yaptığı turşular son derece lezzetli; ancak fazla tüketildiğinde, özellikle belirli bir yaşın üzerindeki kişilerde tansiyonun yükselmesine neden olabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü ve Türk Kardiyoloji Derneğinin çalışmalarına bakıldığında Karadeniz Bölgesi’nin hipertansiyon konusunda ne yazık ki ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz. Genetik faktörlerin de etkisi bulunuyor. Ancak ailemizden gelen tansiyon riski yüksek diye bunu kader olarak kabul etmemeliyiz. Tuz tüketimini azaltmalı ve düzenli hareket etmeliyiz.
Yılda en az bir kez muayene olun
Özellikle 30-35 yaşın üzerindeki herkesin, herhangi bir şikâyeti olmasa bile yılda en az bir kez kardiyoloji muayenesinden geçmesini ve EKG çektirmesini tavsiye ediyoruz.
Göğüste sıkışma, ezilme veya baskı şeklinde bir ağrı oluştuğunda ‘Birazdan geçer’ diye düşünmemeliyiz. Özellikle nefes darlığının da eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurmalıyız.
Acil serviste çekilecek EKG ve yapılacak kan tahlilleriyle kalp krizi geçirip geçirmediğimiz kısa sürede tespit edilebilir. Gerektiğinde koroner anjiyografi uygulanarak balon ve stent yöntemiyle tıkalı damarlar açılabilir. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtileri kesinlikle küçümsememeliyiz.
Yürürken oluşan bacak ağrısını önemseyin
Bölgemizde kalp ve bacak damarlarındaki tıkanıklıklar da oldukça yaygın görülüyor. Yürürken bacağımızda ağrı meydana geliyor ve dinlenme ihtiyacı hissediyorsak kardiyoloji veya kalp ve damar cerrahisi bölümüne başvurarak damarlarımızı kontrol ettirmeliyiz.
Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve bacak damar hastalıklarının teşhis ve tedavisini gerçekleştirebiliyoruz.
Tansiyon ilacınızı doktorunuza danışmadan bırakmayın
Tansiyonumuz düzeldi diye ilaçlarımızı bırakmamalıyız. Komşumuzun veya başka bir kişinin tansiyon ilacını kesinlikle kullanmamalıyız. Tansiyonumuz yüksek seyrediyorsa bunu önemsemeli ve doktorumuza başvurmalıyız.
Evlerimizde tansiyon cihazı bulundurabilir, özellikle yaşlı bireylerin tansiyonunu düzenli olarak ölçebiliriz. Ölçümlerde büyük tansiyon 14’ün, küçük tansiyon ise 9’un üzerinde çıkıyorsa aile hekimine, dâhiliye veya kardiyoloji bölümüne başvurmalıyız.
Gençlerde kalp krizinin en büyük düşmanlarından biri sigara
Son yıllarda genç yaşlarda görülen kalp krizleri artmaya başladı. Bunun COVID-19’a veya aşılara bağlı olup olmadığı sıkça soruluyor. Ancak bilimsel veriler ve yapılan çalışmalar, bu yönde kesin bir bağlantı bulunmadığını ortaya koyuyor.
Burada üç kez vurgulamak istiyorum: Sigara, sigara, sigara…
Sigara kullanımını hem gençlerde hem de toplumun tamamında azaltmalıyız. Sigara kullanma yaşı ne yazık ki giderek düşüyor. Bunun yanında hareketsizlik, obezite, kilo artışı ve spor yapmamak da damarların tıkanmasına neden oluyor.
Gençlere özellikle sesleniyorum: Sigara gibi zararlı alışkanlıklara hiçbir zaman başlamayın. Başladıysanız da en kısa sürede bırakmanın yolunu bulun. Aksi hâlde ilerleyen yıllarda beyin kanaması ve kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirsiniz.
Sağlıklı bir hayat için sigaradan uzak durmalı, düzenli hareket etmeli, tuz tüketimini azaltmalı ve sağlık kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz.
Hepinize sağlıklı günler diliyor, saygılarımı sunuyorum.” Dedi.










