Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, rüzgar enerjisi santrali (RES) başvurularının teknik değerlendirme süreçlerinde kapsamlı bir revizyona imza attı. Rüzgar enerjisi projelerinin daha etkin ve düzenli bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla yapılan bu değişiklikler, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeler, özellikle santral sahalarının belirlenmesi, türbin teknik özellikleri ve başvuru belgelerinin sunumu konularında önemli yenilikler getiriyor.
Rüzgar Enerjisi Santrali Başvurularında 'Bağdaşmaz Alan' Tanımı Genişletildi
Yapılan yönetmelik değişikliğiyle birlikte, rüzgar kaynağına dayalı elektrik üretimi başvurularında kritik bir öneme sahip olan “bağdaşmaz alan” tanımı genişletildi. Artık bu tanım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından teknik değerlendirmesi uygun bulunan ve geçerliliğini koruyan arazi uygulamalı rüzgar, güneş, biyokütle veya jeotermal santral sahalarını kapsayacak. Ayrıca, bu kaynaklara dayalı önlisans veya üretim lisansı alınmış başvuru sahaları ile Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) kapsamında ilan edilen aday alanlar da bağdaşmaz alan olarak kabul edilecek. Bu genişleme, planlama süreçlerinde çakışmaları önlemeyi ve kaynak tahsisini daha şeffaf hale getirmeyi hedefliyor.
Teknik Form ve Türbin Uyumu Zorunlu Hale Getirildi
Rüzgar enerjisi santrali başvurularında sunulan bilgi ve belgelerin kalitesini artırmak amacıyla yeni kurallar getirildi. Değişiklikle birlikte, başvurularda yer alan EK-3 bilgi formunun eksiksiz, hatasız ve belirlenen formata uygun olması zorunlu kılındı. Ayrıca, başvuruda belirtilen rüzgar türbinine ait teknik değerlerin, ilgili türbin tip sertifikası ve ekleriyle tam uyumlu olup olmadığı da teknik değerlendirme sürecinde temel bir kriter olarak kabul edilecek. Bu sayede, projelerin teknik yeterliliği ve uygulanabilirliği daha detaylı bir şekilde incelenecek.
Lisans Değişiklik Taleplerinde Yeni Şartlar
Önlisans veya üretim lisansında yer alan ünite sayısı, güçler, koordinatlar, santral sahası köşe koordinatları, toplam kurulu güç, kule yükseklikleri ve rotor çapları gibi bilgilerde yapılacak değişiklik taleplerinde de EK-3 formunun tam ve uygun şekilde düzenlenmesi gerekecek. Önemli bir diğer şart ise, talep edilen yeni santral sahasının Saha Kullanım Gücü Yoğunluğu (SKGY) değerinin, mevcut lisans bilgilerine göre hesaplanan değerle eşit veya daha büyük olması zorunluluğu. Bu, mevcut kapasitenin korunması ve verimliliğin artırılması amacını taşıyor.
Lisanssız Üretim Başvurularında Yeni Kurallar ve YEPDİS Entegrasyonu
Yönetmelik değişikliğinin önemli başlıklarından biri de lisanssız elektrik üretimi başvurularını kapsıyor. Buna göre, Yenilenebilir Enerji Portalı ve Destekleme Sistemi (YEPDİS) platformuna girilen bilgi ve belgelerde eksiklik, hata veya uyumsuzluk tespit edilmesi durumunda başvurular teknik olarak uygun sayılmayacak. Ayrıca, başvuru sahasının kullanılamaz alanlar, YEKA alanları veya başka kişilere ait uygun bulunmuş tesis sahalarıyla çakışması halinde de başvurular reddedilecek. Santral sahalarının eklerde belirtilen yöntemlere uygun düzenlenmesi ve türbinlerin, başka kişilere ait mevcut türbinlerin rüzgar akışını olumsuz etkilememesi de zorunlu hale getirildi.
- YEPDİS'e eksiksiz ve hatasız bilgi girişi.
- Başvuru sahasının bağdaşmaz alanlarla çakışmaması.
- Santral sahalarının belirlenen yöntemlere uygunluğu.
- Türbinlerin çevresel etki yaratmaması.
Krokiler ve Ruhsatlar YEPDİS'e İşlenecek
Yeni düzenleme, başvuru kapsamında sunulan araziler için onaylı koordinatlı aplikasyon krokisi ve genel vaziyet planı gibi kritik belgelerin ilgili şebeke işletmecisi tarafından YEPDİS'e girilmesini zorunlu kılıyor. Maden ruhsatı sahalarında yapılacak lisanssız üretim başvurularında ise Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce onaylanmış ruhsat belgeleri esas alınacak. Bu adımlar, başvuru süreçlerinin dijitalleşmesini ve veri takibinin kolaylaşmasını sağlayarak, yatırımcılar için daha şeffaf ve hızlı bir ortam sunmayı hedefliyor.
Bu kapsamlı değişiklikler, Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyelini daha verimli kullanma ve yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yenilenen kurallar, sektördeki yatırımcılar için daha net bir yol haritası sunarken, projelerin çevresel ve teknik uygunluğunu da güvence altına alıyor.










