Sağlık Bakanlığı, Türkiye'deki ilaç piyasasında uzun süredir beklenen kapsamlı bir düzenlemeye imza attı. Bugün Resmî Gazete'de yayımlanan 'Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Tebliğ' ile ilaç fiyatlandırmasına yeni düzenleme getirildi. Bu tebliğ, ilaçların fabrika çıkış fiyatlarından nihai tüketiciye ulaşana kadarki tüm süreçlerini, kaynak ülke tanımlarını ve Avro kuru hesaplamalarını yeniden şekillendiriyor. Düzenlemenin temel amacı, ilaç piyasasında şeffaflığı artırmak, erişilebilirliği sağlamak ve fiyat istikrarını güvence altına almak olarak belirtiliyor.
İlaç Fiyatlandırmasında Kaynak Ülke ve Avro Kuru Güncellemeleri
Yeni tebliğ, ilaç fiyatlandırmasında referans alınan kaynak ülke tanımını genişletirken, Avro kuru hesaplamalarına da netlik kazandırıyor. Buna göre, Avrupa Birliği ülkelerinden Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan, kaynak ülkeler arasında sayıldı. Bu ülkelerdeki fabrika çıkış fiyatları, Türkiye'deki ilaç fiyatlarının belirlenmesinde 'gerçek kaynak fiyat' olarak kabul edilecek. Ayrıca, fiyat hesaplamalarında dönemsel ve güncel Avro değerlerinin esas alınacağı, böylece kur dalgalanmalarının ilaç fiyatlarına daha hızlı ve şeffaf bir şekilde yansıtılacağı ifade edildi.
Tebliğde yer alan bir diğer önemli madde ise, fiyat listesinde bulunan ürünlerin fiyatları ile maliyet kartı bedellerinin, Avro kurundaki değişikliklere paralel olarak herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın otomatik olarak güncellenebileceği hükmü oldu. Bu uygulama, özellikle döviz kurundaki ani değişimlerin ilaç tedarik zincirinde aksaklık yaratmasının önüne geçmeyi hedefliyor.
Geri Ödeme, Eşdeğer Ürün ve Fiyat Koruma Mekanizmaları
Yeni düzenleme, ilaçların geri ödeme süreçleri ve eşdeğer ürün politikaları üzerinde de belirleyici değişiklikler içeriyor. Tebliğ, 'birebir eş ürün', 'eş ürün' ve 'yakın eş ürün' tanımlarını netleştirerek, referans ürünlerin piyasaya çıkış tarihi, geri ödeme statüsü ve eşdeğer ürünlerin piyasadaki varlığının fiyatlandırmada daha etkin bir rol oynamasını amaçlıyor. Özellikle fiyat korumalı ürünler için farklı oranların uygulanması, sektörde adil bir rekabet ortamı yaratma potansiyeli taşıyor.
- İlk Eşdeğer Ürün: İlk eşdeğer ürünün piyasaya sürülmesi durumunda, bazı ürün gruplarında fiyatların yıllara sari oranlarla düşürülmesi veya korunması gibi geçiş hükümleri devreye girecek.
- Fiyat Değerlendirme Komisyonu: Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulacak Fiyat Değerlendirme Komisyonu'nun yapısı da yeniden düzenlendi. Komisyon, ilaç fiyatlarındaki artışları, fiyat belirleme süreçlerini ve özel modelleri değerlendirerek kararlar alacak.
Özel Şarta Tabi Ürünler İçin Farklı Fiyatlandırma Esasları
Tebliğ, kan ürünleri, serumlar, radyofarmasötikler, biyobenzerler, özel tıbbi amaçlı gıdalar, enteral beslenme ürünleri, alerjen ürünler, yetim ürünler ve hastane ürünleri gibi özel nitelikli tıbbi ürünler için ayrı fiyatlandırma hükümleri getiriyor. Bu ürünlerde kaynak fiyatın genellikle mihenk kaynak fiyatın yüzde 100'ü üzerinden belirleneceği, ancak bazı durumlarda dönemsel Avro değerine göre farklı uygulamaların yapılabileceği belirtildi. Bu yaklaşım, özel gereksinimleri olan ürünlerin piyasaya sürülmesini teşvik ederken, fiyat istikrarını da korumayı hedefliyor.
Başvuru sahiplerinin sundukları belge ve beyanların doğruluğundan sorumlu oldukları vurgulanırken, yanlış veya eksik beyan nedeniyle doğabilecek kamu alacaklarının ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tahsil edileceği de tebliğde açıkça belirtildi. Bu madde, ilaç firmalarının beyanlarının önemini ve olası yaptırımları ortaya koyuyor.
Geçiş Süreci ve 2026 Takvimi
Yeni tebliğ, 2026 yılı gerçek kaynak fiyat değişiklik takvimini ve daha önce yayımlanmış ürünlerin yeni kurallara uyum sürecini de kapsayan geçici maddeler içeriyor. Buna göre, bazı ürünlerin belirli bir süre içinde yeniden fiyatlandırma başvurusu yapması gerekecek. Bu geçiş süreci, ilaç firmalarına yeni düzenlemelere adapte olmaları için zaman tanırken, piyasada oluşabilecek aksaklıkların önüne geçmeyi amaçlıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu adımı, hem ilaç sektöründe hem de kamu sağlığı alanında uzun vadeli etkileri olabilecek önemli bir reform olarak değerlendiriliyor.










