Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, geçtiğimiz Ekim ayında şehri etkisi altına alan şiddetli yağışlar sonrası meydana gelen sel felaketinin detaylı hasar analizlerini kamuoyuyla paylaştı. AK Parti İl Başkanlığı'nda düzenlenen toplantıda, İl Başkanı Yunus Tever ve partililere sunum yapan Başkan Alemdar, 14-18 Ekim tarihleri arasında metrekareye 400 kilogramı aşan yağışların neden olduğu tahribatı gözler önüne serdi. Bu sunumda özellikle Sakarya sel felaketinin yol açtığı sonuçlar ve geleceğe yönelik alınması gereken önlemler üzerinde duruldu.

Dere Yataklarındaki Yapılaşma ve Afet Riski

Başkan Alemdar, sel felaketinde yaşanan can ve mal kayıplarının en büyük nedenlerinden birinin dere yataklarındaki kontrolsüz yapılaşma olduğunu vurguladı. "Dere yataklarını korumak, riskli alanları belirlemek ve gerekli tedbirleri almak zorundayız" ifadelerini kullanan Alemdar, bu bölgelerin yapılaşmaya açılmaması gerektiğinin altını çizdi. Karasu'dan Geyve'ye, Sapanca'dan Hendek ve Akyazı'ya kadar geniş bir coğrafyada selin yol açtığı yıkım, sinevizyon gösterimiyle katılımcılara aktarıldı.

Sunuma AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, AK Parti Sakarya Kadın Kolları Başkanı Duygu Çetin, AK Parti Sakarya İl Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Serdar Akgün'ün yanı sıra ilçe başkanları, il yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda partili katılım sağladı. Başkan Alemdar, "Bir can kaybedersek hesabını kimseye veremeyiz" diyerek, dere yataklarında yaşanacak olası bir can kaybının vebalinin çok ağır olacağını belirtti. Bu bağlamda, şehrin afet gerçeği göz önünde bulundurularak yeni imar planlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Yerleşim Alanları Afet Risklerine Göre Planlanmalı

Sakarya'nın coğrafi konumu itibarıyla sadece deprem değil, aynı zamanda sel ve taşkın gibi farklı afet risklerine de açık olduğunu belirten Alemdar, yerleşim alanlarının bu risklere göre planlanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Konuşmasının satır başlarında şu ifadelere yer verdi:

  • "Bu coğrafyada yaşarken afetlere hazırlıklı olmak zorundayız. Sakarya denildiğinde aklımıza çoğunlukla deprem geliyor. Fakat ilçelerimizin, yerleşim alanlarımızın ve coğrafi konumlarımızın farklı riskleri de var."
  • "Depreme dirençli bir şehir oluştururken sel ve taşkın risklerini de göz ardı etmemeliyiz. Dere yataklarını korumak ve yerleşim alanlarımızı bu risklere göre planlamak zorundayız."

Başkan Alemdar, 14-18 Ekim tarihleri arasında yaşanan yoğun yağışların bu gerçeği bir kez daha açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Özellikle Karasu ve Kaynarca başta olmak üzere Sakarya'nın kuzey bölgelerinde çok kısa sürede metrekareye 400 kilogramı aşan yağış miktarlarının kaydedildiğini, bunun da selin şiddetini ve yıkımını artırdığını ifade etti.

Geleceğe Yönelik Önlemler ve Kamuoyuna Çağrı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin sel sonrası yürüttüğü çalışmalar ve geleceğe yönelik planlamalar hakkında da bilgi veren Başkan Alemdar, dere ıslah çalışmalarının hızlandırılacağını, riskli bölgelerdeki yapılaşmanın önüne geçmek için imar revizyonlarının yapılacağını ve erken uyarı sistemlerinin geliştirileceğini kaydetti. Ayrıca, vatandaşların da dere yataklarına yakın bölgelerde yapılaşmadan kaçınmaları ve doğal su yataklarını koruma konusunda duyarlı olmaları gerektiğini vurguladı.

Alemdar, "Sadece belediye olarak değil, tüm kurumlarımız ve vatandaşlarımızla birlikte hareket ederek afetlere karşı dirençli bir Sakarya inşa etmeliyiz" diyerek kamuoyuna çağrıda bulundu. Bu tür felaketlerin tekrar yaşanmaması için kısa ve uzun vadeli stratejilerin belirlendiğini ve bu stratejilerin titizlikle uygulanacağını sözlerine ekledi. Başkan Alemdar'ın açıklamaları, Sakarya'nın afet yönetimi konusundaki kararlılığını bir kez daha gösterdi.