Sakarya'nın doğal güzelliklerinden Sapanca Gölü'nde, geçtiğimiz günlerde yaklaşık 2 metre derinlikte fark edilen alg türü, bölge halkında ve yetkililerde merak uyandırdı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri, gölün hassas ekosistemini korumak adına derhal harekete geçti. Dalgıçlar eşliğinde alınan numuneler, detaylı inceleme için aynı gün içinde İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi ile SASKİ Laboratuvarı'na gönderildi.
Sapanca Gölü'ndeki Alg Türü ve Sebepleri
Yapılan titiz analizler sonucunda, Sapanca Gölü'nde gözlemlenen yapının bir yeşil alg türü (Mougeotia, Chlorophyta) olduğu tespit edildi. Uzmanlar, bu alg türünün özellikle ani sıcaklık değişimlerinin yaşandığı dönemlerde, gölün sığ ve kıyı kesimlerinde her yıl benzer dönemlerde ortaya çıktığını belirtti. Bu durumun mevsimsel bir olay olduğu ve daha önceki yıllarda da aralıklarla gözlemlendiği vurgulandı. SASKİ ekipleri, süreç boyunca su kalitesini sürekli olarak takip etmiş ve alınan numunelerde herhangi bir olumsuz parametre değişimine rastlanmadığını açıkladı. Bu sayede Sapanca Gölü, Türkiye'nin en değerli su kaynaklarından biri olma özelliğini korumaya devam ediyor.
Bilim Kurulu'ndan Alg Oluşumu Hakkında Önemli Açıklamalar
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sapanca Gölü Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Albay, alınan su numunelerindeki mikroskobik incelemelerde, oluşan yapının filamentli bir yeşil alg türü olduğunu doğruladı. Prof. Dr. Albay, "Özellikle mevsim değişikliği döneminde su altı sıcaklığının artmasından dolayı dar bir alanda meydana gelen bu oluşumun halk sağlığı için olumsuz bir etkisi yoktur" ifadelerini kullandı. Ancak, alg türünün yayılmasını önlemek ve gölün ekolojik dengesini korumak adına bölgenin rutin olarak kontrol edilmesi ve su kirliliğine neden olabilecek faaliyetlerin kısıtlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Su Seviyesi Düşüşünün Alg Oluşumuna Etkisi
Prof. Dr. Meriç Albay, son yıllarda yaşanan su seviyesindeki düşüşün de bu tür alg oluşumlarının meydana gelmesinde etkili olabileceğine dikkat çekti. Albay, "Bu gibi oluşumların meydana gelme nedenlerinden biri de su seviyesinin azalmasıdır. Özellikle kıyı kesimlerinde su seviyesinin düşmesi, buna karşın su sıcaklığının artması bu alg türünün artışına neden olmuş olabilir" şeklinde konuştu. Mevcut durumda gözlemlenen alg miktarının su sağlığına olumsuz bir etkisinin olmadığını, gölden alınan numuneler ve parametre değerlerinin bu durumu desteklediğini belirtti. Prof. Dr. Albay, Sapanca Gölü'nün ekolojik dengesini sürdürebilmesi için suyun kirlenmesine izin verilmemesi ve tasarruflu su kullanımına özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, gelecek nesillere temiz bir göl bırakmanın önemine değindi.
SASKİ ve bilim insanlarının ortak çalışmaları, Sapanca Gölü'nün su kalitesinin sürekli izlendiğini ve olası çevresel değişimlere karşı hızlıca müdahale edildiğini gösteriyor. Bu durum, Sapanca Gölü'nün Türkiye için stratejik önemini bir kez daha ortaya koyarken, su kaynaklarının korunması adına yapılan bilimsel çalışmaların ve denetimlerin vazgeçilmez olduğunu hatırlatıyor.










