Çatışmanın 30. Gününde Gerginlik Sürüyor
28 Şubat 2026'da başlayan ve İran, ABD ile İsrail'i karşı karşıya getiren savaş, bir aylık sürecin ardından şiddetini koruyor. Taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar, 29 Mart Pazar günü saat 09:00 itibarıyla da devam eden bir gerginlik tablosu çiziyor. Çatışma, bölgesel bir askeri krize dönüşmüş durumda.
ABD ve İsrail Saldırılarının Seyri
Çatışmanın başlangıcı, ABD ve İsrail'in İran'ın çeşitli şehirlerine düzenlediği geniş çaplı hava saldırıları oldu. 28 Şubat'tan bu yana devam eden bu operasyonlarda stratejik hedeflerin vurulduğu bildiriliyor. Askeri analistler, bu saldırıların İran'ın askeri altyapısını zayıflatmayı ve nükleer programına yönelik caydırıcılık oluşturmayı amaçladığını değerlendiriyor.
İran'ın Misilleme Saldırıları
İran, saldırılara yanıt olarak bölgedeki ABD askeri üslerini ve İsrail anakarasını balistik füzelerle hedef aldı. İran Devrim Muhafızları, misilleme operasyonlarının devam edeceğini açıkladı. Kaynaklara göre, İran'ın misillemeleri özellikle Körfez bölgesindeki 7 Arap ülkesinde konuşlu ABD tesislerine odaklanmış durumda.
Savaşın Bir Aylık Bilançosu ve Sivil Etkiler
Bir aylık çatışmanın insani maliyeti giderek artıyor. İran Kızılay Başkanı Pir Hüseyin Kulivend'in paylaştığı güncel verilere göre, saldırılarda 82 binden fazla sivil yapı hasar gördü. Sivil kayıpların sayısı henüz resmi olarak açıklanmamakla birlikte, uluslararası insani yardım kuruluşları bölgede ciddi bir insani krizin gelişmekte olduğu uyarısında bulunuyor. Taraflar, birbirlerine yönelttiği saldırı sayılarına ilişkin resmi bir toplam açıklamadı.
Uluslararası Arenada Gelişmeler ve Ateşkes Çabaları
Çatışmanın başlamasının ardından uluslararası diplomasi trafiği hız kazandı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantılar gerçekleştirirken, ABD'nin 15 maddelik bir ateşkes planını masaya yatırdığı biliniyor. Ancak taraflar arasında henüz somut bir uzlaşı sağlanabilmiş değil. Bölge ülkeleri ise çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşmesi riskine karşı temkinli bir tutum sergiliyor.
Editör Yorumu
28 Şubat'ta başlayan bu çatışma, yalnızca askeri bir mücadeleden ibaret değil; aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir kırılma noktası. İran'ın misilleme kapasitesi, bölgedeki ABD varlığının sürdürülebilirliği konusunda yeni soru işaretleri doğuruyor. Bir aydır devam eden şiddet sarmalı, sivil kayıplar ve altyapı tahribatı göz önüne alındığında, acil ve kalıcı bir diplomatik çözümün bulunması artık insani bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Önümüzdeki günler, tarafların masaya dönüp dönmeyeceğini gösterecek.








