Küresel savunma harcamalarındaki rekor artış ve ileri teknoloji yatırımları, hafiflik, yüksek mukavemet ve korozyon direnci gibi üstün özellikleriyle öne çıkan kompozit malzemelere olan talebi çığ gibi büyütüyor. Türkiye, bu stratejik alanda hem tüketici hem de tasarım ve üretim kabiliyetlerini geliştiren önemli bir oyuncu olarak dikkat çekiyor. Sektörün geleceği, 21-23 Ekim tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenecek olan TURKCOMPOSITE 2026'da şekillenecek.

Küresel Savunma Harcamaları ve Kompozit Pazarı Büyüyor

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, küresel askerî harcamalar 2025 yılında yüzde 2,9'luk reel artışla 2,887 trilyon dolara ulaştı. Son on yılda yüzde 41'lik devasa bir büyüme gösteren bu harcamalar, savunma teknolojilerinde kullanılan ileri malzemelere olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Bu durum, özellikle havacılık ve savunma sanayisinde kritik rol oynayan kompozit malzemeler pazarını da olumlu etkiliyor.

Grand View Research'ün tahminlerine göre, küresel kompozit pazarının 2026'da 120,6 milyar dolara, 2033'te ise 212,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu öngörü, pazarın 2026-2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 8,4 gibi önemli bir oranda büyüyeceğini gösteriyor. Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatının ise 2025'te yüzde 48 artışla 10,054 milyar dolara yükselmesi, sektörün dinamizmini gözler önüne seriyor.

Türkiye'nin Kompozit Alanındaki Yükselişi ve İhracat Hedefleri

Türkiye, kompozit malzemeler konusunda sadece bir pazar değil, aynı zamanda tasarım ve üretim yeteneklerini sürekli geliştiren bir ülke konumunda. TUSAŞ'ın Airbus A350 için kompozit kanatçıkların tasarım ve üretimini üstlenmesi, bu alandaki mühendislik başarısının somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Ülke, ileri malzeme teknolojilerinde önemli adımlar atarak küresel arenada rekabetçi bir pozisyon kazanıyor.

2024 itibarıyla Türkiye'nin kompozit sektöründeki ihracatı 2 milyar doları aşmış durumda. Sektörün önümüzdeki beş yıl içinde 7 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşması hedefleniyor. Bu hedeflere ulaşmada termoplastik kompozitler, otomasyon, hızlı üretim teknikleri ve geri dönüştürülebilir reçineler gibi yenilikçi alanlara yapılan yatırımlar büyük önem taşıyor.

TURKCOMPOSITE 2026: Sektörün Kalbi İstanbul'da Atacak

Türkiye'nin kompozit sektöründeki üretim ve mühendislik kapasitesini uluslararası pazarlara taşımak amacıyla düzenlenen TURKCOMPOSITE 2026, 21-23 Ekim tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde kapılarını açacak. CNG Expo ve Kompozit Sanayicileri Derneği iş birliğiyle organize edilen fuar, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek kapsamlı bir platform sunuyor.

  • Katılımcı Profili: Ham madde üreticileri, reçine ve elyaf tedarikçileri, üretim makineleri, otomasyon ve test sistemleri sağlayıcıları, geri dönüşüm teknolojileri firmaları.
  • Önemli Katılımcılar: BAYKAR, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ gibi savunma sanayisinin önde gelen kuruluşları fuarda yerini alacak.
  • Hedef Sektörler: Havacılık, savunma, otomotiv, enerji, inşaat, raylı sistemler ve denizcilik sektörlerinden profesyonellerin buluşması hedefleniyor.

Sektörün Liderleri ve Yenilikçi Çözümler

Fuarın ana konuşmacıları arasında, Integrated Polymer Industries şirketinin kurucusu ve başkanı Ergün Kırlıkovalı da bulunuyor. B-2 Spirit ve F-35 gibi kritik askerî hava platformlarında kullanılan özel polimer ve kaplama çözümlerinin geliştirilmesindeki çalışmalarıyla tanınan Kırlıkovalı, 21 Ekim'de "Altın Üçüzler: Yaratıcılık, İnovasyon, Girişimcilik" başlıklı sunumuyla katılımcılara ilham verecek.

Toplam 14 bin metrekarelik alanda düzenlenecek TURKCOMPOSITE 2026'ya, 25 ülkeden 143 katılımcı firma ve 200'ün üzerinde markanın katılımı bekleniyor. Organizasyon kapsamında farklı ülkelerden 4 binden fazla profesyonel ziyaretçinin İstanbul'da ağırlanması hedefleniyor. Canlı üretim gösterileri, savunma sanayisi sergi alanı, ikili iş görüşmeleri ve girişimcilik bölümleriyle fuar, kompozit teknolojilerindeki en yeni ürün ve uygulamaların tanıtılmasına zemin hazırlayacak. Bu önemli buluşma, Türkiye'nin ileri malzeme teknolojilerindeki üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturarak yeni iş birliklerine kapı aralayacak.