Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) tarafından sunulan devlet destekli tarım sigortalarında önemli genişlemeler ve yenilikler yapıldığını açıkladı. Özellikle iklim değişikliği ve artan doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen bu düzenlemelerle, üreticilerin emekleri ve ürünleri daha kapsamlı bir şekilde güvence altına alınıyor. Bu düzenlemeler, TARSİM'de don teminatı başta olmak üzere birçok alanda üreticilere nefes aldıracak.

Don Teminatında Büyük Genişleme: 25 Ürüne Çıkarıldı

Bitkisel Ürün Sigortası ve Temel Sigorta Paketi’nde yapılan en dikkat çekici değişikliklerden biri, teminat dönemi öncesinde meydana gelen don hadiselerine karşı sigortalanan ürün sayısının 9’dan 25’e çıkarılması oldu. Daha önce sadece kayısı, elma, armut, ayva, şeftali, nektarin, erik, kiraz ve vişne gibi ürünleri kapsayan don teminatına, 16 yeni ürün eklendi. Bu yeni ürünler arasında ceviz, badem, Trabzon hurması, dut, nar, incir, kivi, hünnap, yenidünya, muşmula, kızılcık, kuşburnu, alıç, keçiboynuzu, muz ve kestane yer alıyor. Bu genişleme, don olaylarından etkilenme potansiyeli yüksek olan birçok üreticiye önemli bir güvence sağlayacak.

Ayrıca, Gelir Koruma Sigortası kapsamında buğday, arpa ve çavdara tritikale de dahil edildi. Üreticilerden gelen yoğun talepler doğrultusunda pelemir de TARSİM kapsamına alınırken, enginarda çok yıllık yetiştiriciliğe yönelik dolu paket teminatının başlangıç esasları yeniden düzenlendi. Bu değişiklikler, farklı ürün gruplarındaki üreticilerin risklerini daha etkin yönetmelerine olanak tanıyacak.

Parsel Bazlı Verim Sigortası Yaygınlaşıyor

Üreticilerin özellikle kuraklık kaynaklı verim kayıplarına karşı korunmasını amaçlayan Parsel Bazlı Verim Sigortası, Tekirdağ’ın ardından Şanlıurfa ve Kayseri’de de pilot olarak uygulanmaya başlanacak. Bu sistemle, Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamındaki ürünlerde yaşanan verim kayıplarının parsel bazında güvence altına alınması hedefleniyor. Pilot uygulamanın başarıyla tamamlanmasının ardından sigortanın Türkiye genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu adım, üreticilerin yerel koşullara bağlı olarak yaşadığı verim kayıplarına karşı daha adil ve etkin bir koruma sunmayı amaçlıyor.

Yeni düzenlemeler kapsamında, şeker pancarı tohumluk üretiminde yaban domuzunun erkek bitkileri yemesi nedeniyle oluşan verim kayıpları ile baraj kapaklarının açılması sonucu meydana gelen sel ve su baskını hasarları da teminat kapsamına dahil edildi. Bu eklemeler, üreticilerin karşılaştığı özgün risklere yönelik çözümler sunuyor.

Hayvancılık ve Arıcılık Sigortalarında Yeni Düzenlemeler

Hayvancılık sektöründe de önemli yenilikler var. Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortalarında, infertilite (kısırlık) nedeniyle oluşan mecburi kesim hasarlarında poliçe döneminde buzağılamış olma şartı, poliçe başlangıcından 120 gün öncesine çekildi. Geniş kapsamlı tarifede yetiştiriciler, talepleri doğrultusunda buzağılarını doğumlarının ilk gününden itibaren sigortalatabilecekler. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi (GEKİS) ile TARSİM arasında entegrasyon sağlanarak süreçlerin daha hızlı ve şeffaf yürütülmesi hedefleniyor.

Arıcılık Sigortası’nda ise kar yağışından kaynaklanan heyelan hasarları teminat kapsamına alındı. Kovan bedeli de 5 bin 500 TL’den 6 bin 500 TL’ye yükseltilerek arıcıların kayıpları daha iyi karşılanacak.

Seracılara Prim İndirimi ve Sosyal Destekler

Sera Sigortaları kapsamında örtü onarım masrafı 6 bin 500 TL’den 8 bin 500 TL’ye çıkarıldı. Modernize edilen seralarda poliçe primi üzerinden yüzde 5 indirim uygulanacak. Risk inceleme çalışmalarındaki ölçüm toleransı da yüzde 15’ten yüzde 20’ye yükseltildi. Bu teşvikler, seracılık sektöründeki modernleşmeyi ve risk yönetimini desteklemeyi amaçlıyor.

Sosyal destekler kapsamında ise mevcutta şehit yakınları ve gazilere sağlanan indirim imkânı, gazi yakınlarını da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu önemli adım, toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik sosyal sorumluluk bilincini yansıtıyor.

Bakan Yumaklı, 2006 yılında Tarım Sigortaları Kanunu ile faaliyetlerine başlayan TARSİM’in, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları iş birliğine dayanan önemli bir model haline geldiğini vurguladı. Yumaklı, sigortalanabilir ve ölçülebilir risklerin teminat altına alınması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ve ürün ile risk bazında kapsamın her yıl genişletildiğini sözlerine ekledi. Bu gelişmeler, Türk tarımının geleceği için umut verici bir tablo çiziyor.