Yapay zekanın insanı ve kültürleri kendi standartlarına göre yeniden şekillendirdiği bir dönemde, teknoloji dünyasından dikkat çekici bir manifesto geldi. Akıllı telefon markası TECNO ve dünyaca ünlü görsel sanatçı Angélica Dass, Türkiye'nin de dahil olduğu beş ülkeyi kapsayan “100 Portraits of Becoming” (Oluşumun 100 Portresi) projesini hayata geçirdi. Bu iki yıl sürecek dev iş birliği, farklı kimliklerin ve yaşam hikayelerinin oluşturduğu zengin bütünlüğü filtresiz ve en yalın haliyle dijital bir arşive taşıyarak yapay zekanın önyargılarına meydan okumayı hedefliyor.

Yapay Zekanın İnsan Temsili Üzerindeki Etkileri Sorgulanıyor

Yapay zeka teknolojilerinin insanı, kültürü ve kimlikleri yeniden tanımladığı günümüzde, teknoloji ve medya dünyasında kritik bir soru giderek daha fazla gündeme geliyor: Teknolojinin insanı tüm karmaşıklığıyla, olduğu gibi yansıtmasını nasıl sağlayacağız? Küresel teknoloji markası TECNO ve ten renkleri üzerinden yerleşik kalıpları sorgulayan Brezilyalı görsel sanatçı Angélica Dass, bu önemli soruya yanıt aramak üzere ezber bozan bir projeye imza attı: “100 Portraits of Becoming”.

Kenya’nın başkenti Nairobi’de startı verilen bu küresel girişim, aralarında Türkiye, Filipinler, Suudi Arabistan ve Brezilya’nın da bulunduğu beş ülkeyi kapsayacak. Proje süresince, dünya genelinden seçilen 100 bireyin filtresiz, doğal ışıkta çekilmiş portreleri ve ilham veren büyüme hikayeleri toplanarak “Yaşayan bir Dijital Arşiv” oluşturulacak. Bu arşiv, çeşitliliği ve insan deneyiminin derinliğini vurgulayarak, yapay zekanın tek tip güzellik algısına karşı duracak.

Yapay Zekanın “Güzellik Standartlarına” ve Önyargılarına Meydan Okuma

Geleneksel yapay zeka modelleri ve kamera algoritmaları, genellikle dar bir estetik anlayışa göre eğitildiği için açık tenli olmayan bireyleri aşırı beyazlatma, yanlış pozlama veya yapaylaştırma eğilimi gösterebiliyor. Bu durum, dijital dünyada belirli bir güzellik standardını dayatma ve çeşitliliği göz ardı etme gibi sorunlara yol açıyor. “100 Portraits of Becoming” projesi, tam da bu teknolojik ayrımcılığa ve tek tipleştirmeye karşı dijital bir manifesto niteliği taşıyor.

  • Proje, yapay zekanın dar estetik algılarını sorguluyor.
  • Farklı ten renkleri ve kimliklerin doğru temsilini hedefliyor.
  • Dijital platformlarda çeşitliliğin önemine dikkat çekiyor.

Angélica Dass, HUMANAe projesiyle zaten ten rengi spektrumunu ve insan çeşitliliğini kutlayan çalışmalarıyla tanınıyor. TECNO ile olan bu iş birliği, sanatçının vizyonunu teknoloji aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırmasını sağlıyor. Proje, insanları dijital olarak olduğu gibi, tüm doğal halleriyle temsil etmenin önemini vurguluyor ve teknoloji geliştiricilerini daha kapsayıcı algoritmalar tasarlamaya teşvik ediyor.

Türkiye de Bu Benzersiz Arşivin Parçası Olacak

Küresel yolculuğuna Kenya'dan başlayan “100 Portraits of Becoming” projesi, sırasıyla Filipinler, Suudi Arabistan ve Brezilya'yı ziyaret edecek. Bu önemli duraklar arasında Türkiye de yer alıyor. Türkiye'den seçilecek bireylerin portreleri ve ilham veren yaşam hikayeleri, bu benzersiz dijital arşivin önemli bir parçasını oluşturacak. Projenin Türkiye ayağının ne zaman başlayacağı ve hangi şehirlerde çalışmalar yapılacağı merakla bekleniyor. Bu sayede, Türkiye'nin zengin kültürel çeşitliliği ve insan portreleri de küresel bir platformda temsil edilmiş olacak.

İki yıl sürecek olan bu proje, sadece bir fotoğraf sergisinden öte, yapay zeka çağında insanlık, kimlik ve temsil üzerine derinlemesine bir tartışma başlatmayı amaçlıyor. TECNO ve Angélica Dass'ın bu iş birliği, teknolojinin insanı daha doğru ve kapsayıcı bir şekilde yansıtması için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.