Son günlerde çeşitli sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve kamuoyunda endişe yaratan 'trafik radar sistemlerinin özelleştirileceği' yönündeki iddialar, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından kesin bir dille yalanlandı. Merkezin yaptığı açıklamada, özel şirketlerin trafik cezası kesebileceği yönündeki paylaşımların tamamen asılsız olduğu vurgulandı. Bu açıklama, sürücülerin ve vatandaşların kafasındaki soru işaretlerini gidermeyi amaçlıyor.
Trafik Cezası Kesme Yetkisi Kimlerde?
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin açıklamasına göre, Türkiye'de trafik idari para cezası karar tutanağı düzenleme yetkisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 114'üncü maddesi kapsamında yalnızca kamu görevlilerine aittir. Bu önemli yetki, belirli kurumların personeli tarafından kullanılmaktadır. Özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı trafik personeli, bu yetkinin birincil sahipleridir. Ayrıca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün belirli konularda yetkilendirilmiş personeli de bu kapsamda görev yapabilmektedir.
Bu yasal çerçeve, trafik güvenliğini sağlamak ve kurallara uymayan sürücülere yaptırım uygulamak amacıyla belirlenmiştir. Kamu görevlilerinin bu yetkiyi kullanması, kararların şeffaf, adil ve yasalara uygun bir şekilde alınmasını güvence altına almaktadır. Özel şirketlerin bu tür bir yetkiye sahip olması, mevcut yasal düzenlemelerle tamamen çelişmektedir.
KGYS ve EDS Sistemleri Sadece Tespit Amaçlı Kullanılıyor
Sosyal medyadaki iddiaların bir diğer odağı olan Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) hakkında da DMM'den önemli bir açıklama geldi. Açıklamada, trafikte kullanılan bu sistemlerin yalnızca kural ihlallerini tespit eden teknik altyapılar olduğu belirtildi. Yani, KGYS ve EDS sistemleri, hız ihlali, kırmızı ışık ihlali gibi durumları otomatik olarak kaydetse de, doğrudan ceza kesme yetkisine sahip değildir.
- KGYS ve EDS'nin Rolü: Bu sistemler, trafik akışını izler ve potansiyel kural ihlallerini kaydeder. Topladıkları veriler, ilgili birimlere iletilir.
- Cezai İşlem Süreci: Sistemler tarafından tespit edilen veriler, trafik polisi veya jandarma tarafından detaylı bir şekilde değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda, yasalara uygun bir şekilde cezai işlem başlatılır.
- Özel Şirketlerin Yetkisizliği: DMM, bu sistemlerin işletilmesi veya bakımı süreçlerinde dahi özel şirketlerin trafik ihlallerine ilişkin ceza düzenleme yetkisinin bulunmadığını kesin bir dille ifade etmiştir.
Vatandaşların, kamu kurumlarının güvenilirliğini hedef alan asılsız ve manipülatif paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğinin altını çizen Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, doğru bilginin tek adresinin resmi kanallar olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu tür iddiaların toplumda kafa karışıklığı ve güvensizlik yaratmayı amaçladığına dikkat çekildi. Trafik güvenliği ve denetimi konusundaki tüm süreçler, devletin ilgili kurumları tarafından titizlikle yürütülmektedir.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin Önemi
İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan yanlış ve yanıltıcı bilgilere karşı kamuoyunu aydınlatma misyonunu üstlenmiştir. Merkezin bu tür açıklamaları, vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasını sağlayarak, dezenformasyonun olumsuz etkilerini azaltmayı hedeflemektedir. Bu olayda da olduğu gibi, hızla yayılan asılsız iddiaların önüne geçmek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek, merkezin temel görevleri arasında yer almaktadır.
Trafik kurallarına uymak ve trafikte can güvenliğini sağlamak hepimizin sorumluluğundadır. Bu sorumluluğun bilinciyle hareket ederken, resmi makamlardan gelen bilgilere güvenmek ve asılsız iddialara prim vermemek büyük önem taşımaktadır. Trafik denetimlerinin adil ve yasalara uygun bir şekilde devam edeceği, DMM'nin açıklamasıyla bir kez daha teyit edilmiştir.










