Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 26. maddesiyle ilgili önemli bir ortak açıklama yaptı. İki örgüt, akademik özgürlük tehdidi oluşturduğunu savundukları bu maddenin tekliften çıkarılmasını talep etti. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin bilimsel özerklik, ifade özgürlüğü ve öğretim elemanlarının özlük hakları üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratacağı vurgulandı.
Öğrenci Affı Gölgesinde Gelen Tartışmalı Madde
2 Temmuz’da TBMM’ye sunulan ve 14 Temmuz’da Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda kabul edilen torba kanun teklifi, öğrenci affı gibi kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir düzenlemenin gölgesinde, yükseköğretim alanını doğrudan etkileyecek maddeler içeriyor. TTB ve Eğitim Sen’in dikkat çektiği 26. madde, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda değişiklik yaparak, devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapacak tüm öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasını zorunlu hale getiriyor.
Ortak açıklamada, güvenlik soruşturmasının aslında yalnızca istisnai durumlarda ve devlet güvenliği açısından stratejik önemi olan alanlarda uygulanması gereken bir yöntem olduğu belirtildi. Bu tür bir uygulamanın akademik camiaya genellenmesinin, üniversitelerin temel misyonu olan bilimsel üretimi ve özgür düşünceyi sekteye uğratma riski taşıdığı öne sürüldü. Sendikalar, bu durumun üniversitelerin özerk yapısına aykırı olduğunu ve bilimsel araştırmaların bağımsızlığını zedeleyeceğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesi Kararları ve Hukuki Endişeler
TTB ve Eğitim Sen, geçmişte Anayasa Mahkemesi'nin güvenlik soruşturmasına ilişkin benzer düzenlemeleri, hukuki güvencelerin yetersizliği gerekçesiyle iptal ettiğini hatırlattı. Yeni düzenlemenin de aynı sakıncaları taşıdığı ve idareye geniş, denetlenemeyen bir takdir yetkisi verdiği, bu durumun keyfi uygulamalara zemin hazırlayabileceği belirtildi. Sendikalar, bu maddenin Anayasa’ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, özellikle de insan hakları ve özgürlüklerine ilişkin hükümlere aykırılık teşkil ettiğini savundu.
- Akademik Özerklik: Üniversitelerin idari ve bilimsel bağımsızlığının bu madde ile ortadan kalkacağı endişesi taşınıyor.
- İfade Özgürlüğü: Öğretim elemanlarının düşüncelerini özgürce ifade etme ve bilimsel görüşlerini açıklama yeteneklerinin kısıtlanabileceği belirtiliyor.
- Özlük Hakları: Güvenlik soruşturması bahanesiyle öğretim elemanlarının işe alım, yükselme ve görevde kalma gibi özlük haklarının ihlal edilebileceği vurgulanıyor.
- Keyfi Uygulamalar: İdareye verilen geniş yetkinin, objektif kriterlerden uzak, kişisel kararlara yol açabileceği riski dile getiriliyor.
Sendikalardan Kamuoyuna Çağrı
TTB ve Eğitim Sen, öğretim elemanlarının temel hak ve özgürlüklerini kısıtlayacağı gerekçesiyle 26. maddenin kanun teklifinden acilen çıkarılmasını talep etti. Açıklamanın sonunda, üniversitelerin tüm bileşenleri, demokratik kitle örgütleri ve kamuoyu, bu düzenlemeye karşı duyarlılık göstermeye ve ortak bir mücadele sergilemeye davet edildi. Akademik camianın geleceği ve bilimsel üretimin bağımsızlığı adına bu maddenin geri çekilmesinin hayati önem taşıdığı mesajı verildi.










