Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve İnsan Hakları Kolu, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde meydana gelen ve çok sayıda öğrencinin yaralanmasına yol açan silahlı saldırının ardından kapsamlı bir açıklama yaptı. TTB, yaşanan olayın derin üzüntüye neden olduğunu belirterek, yaralı öğrencilere acil şifalar diledi. Birlik, bu tür olayların münferit olmadığını ve toplumsal koşullarla şekillenen, önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
Okul Önü Saldırıları ve Şiddetin Toplumsal Boyutu
TTB, Manisa'daki bu elim olayın, daha önce Nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan benzer okul saldırılarının ardından yaptıkları uyarıların ne denli haklı olduğunu bir kez daha gösterdiğini ifade etti. Açıklamada, eğitim kurumlarının güvenliğinin sağlanması ve şiddeti besleyen politikalara derhal son verilmesi gerektiğinin altı çizildi. Birlik, öğrencilerin, ailelerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin yanında olduklarını güçlü bir şekilde ifade etti.
Şiddetin sadece bireysel bir problem olmadığına dikkat çeken TTB, bunun toplumsal koşullarla yakından ilişkili, önlenebilir bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtti. Bu bağlamda, kamu otoritelerinin sadece olay sonrası failleri yakalamakla yetinmemesi, asıl sorumluluğun öngörülebilir riskleri önceden azaltmak ve vatandaşların yaşam hakkını korumak olduğunu vurguladı.
Bireysel Silahlanma ve Silah Erişimi Tehdidi
TTB'nin açıklamasında, ateşli silahlara kolay erişimin ve bireysel silahlanmanın yaygınlaşmasının şiddet tablosunu daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Birlik, uzun bir süredir silahların toplum sağlığı açısından oluşturduğu ciddi tehditlere karşı uyarılar yaptıklarını ve silahlara erişimin sınırlandırılmasına yönelik somut düzenleme önerileri sunduklarını hatırlattı. Özellikle 6133 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da değişiklik yapılması yönündeki önerilerinin hayata geçirilmemesinin, önleyici politikaların aciliyetini bir kez daha gösterdiği belirtildi.
- Ateşli silahlara kolay erişimin engellenmesi
- Bireysel silahlanmanın yaygınlaşmasının önüne geçilmesi
- 6133 sayılı Kanun'da toplum sağlığına uygun değişiklikler yapılması
Bu tedbirlerin, okulların ve toplumun genel güvenliği için hayati önem taşıdığı vurgulandı. TTB, çocuk ve gençlerin sağlık ve sosyal hizmetlere erişiminin güçlendirilmesinin, şiddetin kök nedenleriyle mücadele etmenin ve okulları güvenli alanlar haline getirmenin kamu otoritelerinin temel görevleri arasında olduğunu ifade etti.
Devletin Sorumluluğu ve TTB'den Net Çağrı
TTB, devletin sorumluluğunun sadece suçluları yakalamakla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda riskleri önceden tespit ederek ortadan kaldırmak ve yaşam hakkını güvence altına almak olduğunu belirtti. Bu kapsamda, okulların fiziki güvenliğinin artırılması, ateşli silahlara erişimin çok daha etkin bir şekilde denetlenmesi ve çocukların ruhsal ve sosyal gelişimlerini destekleyecek mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklama, "Şiddeti kanıksamayacağız, önlenebilir ölümleri ve yaralanmaları kader olarak kabul etmeyeceğiz" sözleriyle son bulurken, TTB'nin bu konuda kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceği mesajı verildi. Birlik, kamuoyunu ve yetkilileri, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için acil ve kalıcı çözümler üretmeye davet etti.










