Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon rakamları ve bu rakamlara göre belirlenen emekli maaş artışları, milyonlarca emeklinin tepkisini çekti. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, Bursa'dan yaptığı açıklamalarla, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ve alım gücündeki erimeye sert bir dille vurgu yaptı. Pars, çarşı pazardaki gerçek enflasyonun açıklanan rakamların çok üzerinde olduğunu belirterek, "Emeklinin altınları çalınıyor" sözleriyle dikkatleri üzerine çekti.
Emekli Maaş Artışı Değil, Enflasyon Farkı
Kenan Pars, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 17,76, memur ve memur emeklilerine ise yüzde 13,52 oranında yansıyacak olan artışların, 'zam' olarak nitelendirilmesini eleştirdi. Pars'a göre bu artışlar, refah payı içermediği için gerçek bir zam değil, sadece geçmiş altı aylık dönemde kaybedilen satın alma gücünü telafi etmeye yönelik bir 'enflasyon farkı' ödemesi niteliğinde. TÜED Başkanı, henüz zam oranları açıklanmadan köprü ve otoyol geçiş ücretleri, restoran ve kafe fiyatları gibi birçok kaleme fahiş zamlar geldiğine işaret ederek, emeklinin eline geçen farkın daha cebe girmeden eridiğini vurguladı.
Pars, "Bu zam değil, enflasyon farkıdır. Daha zam oranı açıklanmadan köprü ve otoyol geçiş ücretleri artırıldı. Restoran ve kafeler, menülerini güncelledi. Emeklinin güç bela içtiği çaya, kahveye fahiş zamlar yapıldı. Enflasyon farkı, geçmiş 6 aya dönük kaybedilen satın alma gücünü telafi etmek için uygulanır. Son artışlarla yeni bir enflasyon farkı oluşmuştur." ifadelerini kullandı. Ayrıca, kök aylığa uygulanan bu fark nedeniyle yaklaşık 5 milyon emeklinin cebine giren paranın değişmeyeceğini ve milyonlarca emeklinin temmuzda da 20 bin lira almaya devam edeceğini belirtti.
10 Çeyrek Altınlık Kayıp ve Açlık Sınırı Gerçeği
Emeklilerin yaşadığı ekonomik kaybı somut bir örnekle açıklayan Kenan Pars, alım gücündeki dramatik çöküşü gözler önüne serdi. Pars, "2016'da emekli maaşımla yaklaşık 14 çeyrek altın alabiliyordum. Bugün ise 4 çeyrek altın ancak alabiliyorum. Şimdi buradan soruyorum: Emeklinin 10 çeyrek altınlık emeğini kim çaldı?" diyerek yetkililere seslendi. Yıllarca çalışıp prim ödeyen, ülkeye değer katan insanların alın terinin nasıl bu kadar değersiz hale geldiğini sorguladı.
- TÜRK-İŞ verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin 759 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 116 bin 478 TL'ye yükseldi.
- En düşük emekli maaşı olan 20 bin TL, açlık sınırının 15 bin 759 TL, yoksulluk sınırının ise 96 bin 478 TL altında kalıyor.
Bu rakamların insani olmadığını belirten Pars, emeklilerin torunlarına harçlık veremediği için kahrolduğunu da dile getirdi.
Acil Talepler: Asgari Ücrete Eşitleme ve Refah Payı
TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, emeklilerin taleplerini net bir şekilde sıraladı. En düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesi, kök maaş mağduriyetinin sona erdirilmesi ve refah payı verilmesi gerektiğini vurguladı. Pars, emeklilerin bu ülkenin yükü değil, temeli olduğunu belirterek, bu maaşların sadece emekliye değil, esnafa, pazarcıya ve genel ekonomiye de can vereceğini ifade etti. "Sadaka değil, yıllarca ödediğimiz emeğin karşılığını istiyoruz" diyen Pars, Cumhurbaşkanı ve milletvekillerine seslenerek acil olarak enflasyon farkı ya da seyyanen zam talebinde bulundu.
Pars sözlerini şu çarpıcı ifadelerle tamamladı: "Ayakta duracak hali kalmayan emekliler için artık bıçak, kemiğe dayanmaktan öte kemiği paramparça etmiş durumda! Milyonlarca emekliyi açlığa mahkûm etmeyin." Bu açıklamalar, emeklilerin içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulları ve beklentilerini bir kez daha gündeme taşıdı.










