Haleon ve Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirilen "Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması", ülkedeki bireylerin öz bakım alışkanlıkları ve sağlık farkındalığına dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Araştırma, Türkiye öz bakım bilinci seviyesinin beklenenin altında olduğunu ve vatandaşların genellikle rahatsızlık hissettiklerinde tepkisel adımlar attığını gözler önüne serdi. Bu durum, özellikle acil servislerin "hızlı çözüm noktası" olarak görülmesiyle sağlık sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Ancak araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, eczacıların tüketiciler için güvenilir bir danışmanlık kaynağı olarak kritik bir rol üstlendiğini gösterdi.
Öz Bakım Alışkanlıkları ve Sağlık Sistemine Yük
Araştırma sonuçlarına göre, öz bakımın temelini oluşturan ağız ve diş bakımı, cilt sağlığına özen gösterme ve psikolojik iyi hâli koruma gibi eylemlerin yeterince benimsenmediği anlaşıldı. Son bir ayda en sık uygulanan öz bakım davranışı, günlük su tüketimine dikkat etmek olarak belirlendi. Bunun yanı sıra dengeli beslenme, düzenli yürüyüşler ve gıda takviyesi kullanımı da öne çıkan diğer alışkanlıklar arasında yer aldı. Ortalama uyku süresinin 7 saat civarında olduğu belirtilirken, toplumun yaklaşık yarısının herhangi bir semptomda doğrudan acil servise başvurma eğiliminde olması dikkat çekti. Bu yaklaşım, sağlık hizmetlerinin doğru ve etkin kullanımını engellerken, acil servislerde gereksiz yoğunluğa yol açıyor.
Acil Servislerin Yanlış Algısı
Vatandaşların yüzde 50'sinin, rahatsızlığın ciddiyetine bakmaksızın acil servislere yönelmesi, sağlık sisteminin işleyişi açısından önemli bir sorun teşkil ediyor. Bu durum, aslında birinci basamak sağlık hizmetleri veya eczacılar aracılığıyla çözülebilecek basit rahatsızlıkların dahi acil servislerde yığılmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu yanlış algının düzeltilmesi ve bireylerin doğru sağlık birimlerine yönlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Öz bakım bilincinin artırılması, hem bireylerin kendi sağlıklarını daha iyi yönetmelerine yardımcı olacak hem de sağlık sisteminin üzerindeki yükü hafifletecektir.
Eczacılar Güvenilir Sağlık Danışmanı Rolünde
Sağlık konularında bilgi edinme ve danışmanlık alma söz konusu olduğunda, doktorlar yüzde 84 ile ilk sırada yer alırken, eczacılar yüzde 79 gibi yüksek bir oranla ikinci en güvenilir kaynak olarak öne çıkıyor. Sosyal medya platformları ve "fenomenler" ise sağlık bilgisi konusunda oldukça düşük bir güven oranına sahip. Araştırma, tüketicilerin yüzde 57'sinin internette araştırdıkları sağlık bilgilerini eczacılarına danıştığını gösteriyor. Eczaneler, yüzde 61 oranıyla sundukları danışmanlık kalitesi nedeniyle tercih ediliyor ve reçetesiz satılan ürünlerin seçiminde belirleyici bir rol oynuyor. Bu bulgu, eczacıların toplum sağlığı açısından ne denli kritik bir köprü görevi üstlendiğini bir kez daha kanıtlıyor.
İnternet Bilgisi ve Eczacı Onayı
Günümüzde internetin bilgiye erişimde önemli bir araç olmasıyla birlikte, sağlıkla ilgili yanlış veya eksik bilgilere ulaşma riski de artıyor. Bu noktada, vatandaşların internetten edindikleri bilgileri bir sağlık profesyoneli olan eczacılarıyla teyit etme eğilimi, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma çabasının bir göstergesi. Eczacılar, ilaçlar, takviyeler ve genel sağlık konularında sundukları uzman görüşleriyle, bireylerin bilinçli kararlar almasına yardımcı oluyor ve sağlık okuryazarlığının artırılmasına katkıda bulunuyor.
En Sık Görülen Rahatsızlıklar ve Takviye Kullanımı
Son bir yıl içinde Türkiye'de en sık karşılaşılan rahatsızlıklar soğuk algınlığı, kas/eklem ağrıları ve baş ağrısı/migren olarak sıralandı. Bu rahatsızlıklara karşı en sık kullanılan ürünler ağrı kesiciler olurken, soğuk algınlığı ilaçları "kriz anı" ürünleri olarak öne çıktı. Gıda takviyeleri alanında ise tüketicilerin yüzde 52'si günlük enerji ve zindeliklerini desteklemek amacıyla vitamin ve minerallere yöneliyor. En çok tercih edilen takviye içerikleri arasında D vitamini, B12, C vitamini ve magnezyum bulunuyor. Pandemi sonrası dönemde gıda takviyelerine olan talep yüzde 90 seviyesine ulaşırken, temel vitamin ve minerallerin satın alınmasında yüzde 64'lük bir artış gözlendi. Geleneksel ev çözümleri de korunma ve rahatsızlıkları hafifletme amacıyla kullanılmaya devam ediyor.
Pandemi Sonrası Takviye Talebi
COVID-19 pandemisi, bireylerin bağışıklık sistemlerini güçlendirme ve genel sağlıklarını koruma konusundaki farkındalığını önemli ölçüde artırdı. Bu durum, gıda takviyelerine olan talebin rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Özellikle D vitamini, C vitamini gibi bağışıklık destekleyici takviyelerin yanı sıra, enerji ve zindelik sağlayan B12 ve magnezyum gibi mineraller de yoğun ilgi gördü. Tüketiciler, sağlıklı yaşam tarzlarını desteklemek ve hastalıklara karşı dirençlerini artırmak amacıyla bu ürünleri rutinlerine dahil etme eğiliminde.
Farkındalık ve Davranış Arasındaki Uçurum
Araştırma, toplumun sağlık farkındalığı ile günlük davranışları arasında ciddi bir tutarsızlık olduğunu da ortaya koydu. Örneğin, toplumun yüzde 44'ü yüksek stres seviyesini "normal" bir durum olarak kabul ederken, ruhsal sağlık sorunları için profesyonel destek alanların oranı sadece yüzde 26'da kaldı. Bu durum, ruhsal sağlığın yeterince önemsenmediğini ve stres yönetimi konusunda eksiklikler olduğunu gösteriyor. Kilo problemi algısı ise cinsiyetler arasında farklılık gösteriyor; kadınlar için sosyal bir yargılanma meselesi olarak algılanırken, erkekler için daha çok fiziksel işlevsellik ve performansla ilişkilendiriliyor. Bu bulgular, Türkiye'de öz bakım bilincinin sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, "Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması", bireylerin kendi sağlıklarını yönetme konusundaki eksiklikleri ve sağlık sisteminin üzerindeki gereksiz yükü gözler önüne serdi. Eczacıların güvenilir bir danışman olarak rolünün pekiştirilmesi ve toplumun öz bakım konusunda daha bilinçli hale getirilmesi, hem bireysel sağlık kalitesini artıracak hem de ulusal sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılmasına olanak sağlayacaktır. Bu yönde atılacak adımlar, daha sağlıklı bir toplum yapısının inşası için büyük önem taşımaktadır.










