Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil, bugünün en önemli meselesi olduğunu vurguladı. Bakanlık tarafından Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) 2016-2025 dönemine ait küresel ve ulusal sıcaklık ile kuraklık analizleri kamuoyuyla paylaşıldı. Bu analizler, Türkiye'nin son dönemde yaşadığı iklim değişikliği etkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.

Küresel Sıcaklık Rekorları ve Türkiye'ye Yansımaları

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uluslararası kuruluşların ölçüm verileriyle hazırladığı rapora göre, 2016-2025 dönemi, küresel ölçekte son on yılın en sıcak dönemi olarak kayıtlara geçti. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) değerlendirmeleri de bu durumu destekler nitelikte; 2015-2025 arasındaki on bir yılın tamamı, ölçüm tarihinin en sıcak on bir yılı olarak belirlendi. Özellikle 2023 yılında sıcaklıklarda belirgin bir sıçrama yaşanırken, 2024 yılı ortalama 15,1 °C ile küresel çapta kaydedilen en sıcak yıl oldu. 2025 ise Copernicus/ECMWF ve NOAA veri setlerinde üçüncü en sıcak yıl olarak sınıflandırıldı. Aynı dönemde küresel okyanus ısı içeriği (Ocean Heat Content - OHC) de modern gözlem tarihinin en yüksek seviyesine ulaşarak rekor kırdı.

Türkiye'de de sıcaklık artışı küresel eğilimle paralel seyretti. Son on yılda ülkemizde birçok yüksek sıcaklık rekoru kırıldı. 2023 yılında Türkiye'nin ortalama sıcaklığı 15,1 °C olarak ölçüldü ve bu, MGM verilerine göre 1991-2020 normalinin yaklaşık 1,2 °C üzerinde seyrederek 2023'ü Türkiye'nin 'üçüncü en sıcak yılı' yaptı. Ancak asıl dikkat çekici veri, 2024 yılının 15,6 °C ortalama sıcaklıkla Türkiye'nin 'kayıtlardaki en sıcak yılı' olmasıydı. Ülkemizde 2016-2025 yılları arasındaki sıcaklık ortalaması 14,9 °C olarak gerçekleşti.

Türkiye'de Kuraklık Tehlikesi: 2025 En Kurak Yıl

Sıcaklık artışlarının yanı sıra, Türkiye'de kuraklık açısından da ciddi bir durum söz konusu. Özellikle 2020-2022 dönemi ve 2025 yılı bu konuda öne çıktı. WMO ve Copernicus/ECMWF değerlendirmelerine göre 2025, Türkiye'nin 1964'ten bu yana yaşadığı en kurak yıl olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında yıllık yağışlar, normalin yüzde 27,6 altında gerçekleşti. Bu durum, özellikle Güneydoğu Anadolu'nun bazı bölgelerinde yağış açığının yüzde 60'ın üzerine çıkmasına neden oldu.

MGM'nin aynı yıl için yaptığı analizde, Türkiye genelinde yüksek sıcaklık koşullarının yaşandığına da dikkat çekildi. Raporda, ulusal maksimum sıcaklığın 25 Temmuz'da Şırnak'ın Silopi ilçesinde 50,5 °C ile raporlandığı hatırlatıldı. Bu veriler doğrultusunda, Karadeniz Bölgesi hariç Türkiye'nin tüm bölgelerinde 2016-2025 yılları arasında gerçekleşen ortalama sıcaklık değerlerinin, iyimser ve kötümser senaryo beklentilerinin bile üzerinde seyrettiği vurgulandı.

İklim Değişikliğinin Hızı ve Gelecek Projeksiyonları

Raporun sonuç bölümünde, 2016-2025 döneminin küresel iklim sistemindeki ısınmanın hızını ve bu durumun Türkiye'deki yansımalarını net bir şekilde ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye'de sıcaklık farklarının belirginleştiği ve 2024'ün yeni bir ulusal sıcaklık rekoru olarak kayıtlara geçtiği ifade edildi. Kuraklık açısından ise 2020-2022 dönemi ve özellikle 2025 yılının öne çıktığı, 2025'in 1964 sonrası en kurak yıl olarak değerlendirildiği vurgulandı.

  • 2024: Türkiye'nin kayıtlardaki en sıcak yılı (15,6 °C ortalama).
  • 2025: Türkiye'nin 1964'ten bu yana en kurak yılı (yıllık yağışlar normalin %27,6 altında).
  • Küresel Durum: 2016-2025 dönemi, küresel ölçekte en sıcak on yıllık dönem.
  • Rekor Sıcaklık: Şırnak Silopi'de 25 Temmuz'da 50,5 °C ile ulusal maksimum sıcaklık rekoru.

Bu veriler, Türkiye'nin iklim değişikliği ile mücadelede acil ve kapsamlı adımlar atması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için iklim politikalarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir çözümlerin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.