İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, uluslararası çapta faaliyet gösteren ve kriptolu haberleşme programları aracılığıyla uyuşturucu ticareti yapan suç örgütlerini hedef alan kapsamlı bir soruşturmayı başarıyla sonuçlandırdı. Yürütülen detaylı çalışmalar neticesinde, farklı ülkelerde tam 35 uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği ve toplamda 10 tonu aşan uyuşturucu madde trafiğine karıştığı tespit edilen örgütlerin faaliyetleri deşifre edildi. Bu büyük operasyon kapsamında, Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı baskınlar düzenlenirken, suçtan elde edilen gelirlerle bağlantılı çok sayıda mal varlığına da el konuldu.

Kriptolu Haberleşme Ağıyla Uluslararası Uyuşturucu Ticareti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, soruşturma sürecinde suç örgütlerinin faaliyetlerini uçtan uca şifreli mesajlaşma imkanı sunan özel bir uygulama üzerinden yürüttüğü belirlendi. Bu uygulamanın, mikrofon, kamera ve GPS gibi donanımları devre dışı bırakılmış özel cep telefonları aracılığıyla kullanıldığı tespit edildi. İncelenen yazışmalar, örgüt üyelerinin uyuşturucuları çeşitli ülkelerden temin ederek zaman zaman Türkiye'ye, zaman zaman da başka ülkelere naklettiğini gözler önüne serdi. Örgütlerin yurt içinde ve yurt dışında farklı tarihlerde gerçekleştirdiği 35 uyuşturucu sevkiyatının toplam ağırlığının 10 tonu aştığı belirtildi. Bu durum, operasyonun boyutunu ve uluslararası uyuşturucu trafiğindeki önemini ortaya koyuyor.

60 Şüpheliye Eş Zamanlı Operasyon ve Kırmızı Bülten Çalışmaları

Soruşturma kapsamında toplam 168 şüphelinin kimliği tespit edildi. Başsavcılık, şüphelilerin durumuna ilişkin detaylı bilgiler paylaştı. Buna göre, 29 şüphelinin başka suçlardan dolayı cezaevinde bulunduğu, 74 şüphelinin yurt dışında ve firari durumda olduğu, 5 şüphelinin ise hayatını kaybettiği belirlendi. Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması amacıyla, 13 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yurt dışında olduğu belirlenen firari şüpheliler hakkında ise kırmızı bülten çıkarılması için çalışmalar hızla başlatıldı. Bu, uluslararası iş birliğinin önemini ve suçluların adaletten kaçamayacağını gösteriyor.

Suç Gelirlerine Büyük Darbe: Mal Varlıklarına El Konuldu

Uluslararası uyuşturucu ticareti soruşturması sadece uyuşturucu sevkiyatlarına değil, aynı zamanda suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına da odaklandı. Soruşturmanın mali boyutunda kapsamlı tedbirler uygulandı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına yönelik el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Bu kapsamda, 163 gerçek kişinin tüm banka hesapları ve kripto varlıkları donduruldu. Ayrıca, 556 taşınmaz, 155 motorlu taşıt ve 71 şirketin ortaklık payı hakkında da el koyma kararı uygulandı. Bu tür mali tedbirler, suç örgütlerinin finansal güçlerini kırarak faaliyetlerini sürdürmelerini engellemeyi hedefliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, uluslararası uyuşturucu ticareti ve suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin bu çok yönlü soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. Bu operasyon, Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadelesindeki kararlılığını bir kez daha ortaya koymuştur.