Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye'nin terörle mücadelesinde gelinen noktanın kaygı verici olduğunu belirterek, sürecin "teröre teslimiyet"e dönüştüğünü öne sürdü. Ankara'da yaptığı açıklamalarla dikkat çeken Özdağ, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde binlerce güvenlik noktasının kaldırılması, terör örgütü PKK'ya yönelik hukuki düzenlemeler içeren bir "Çerçeve Yasa" taslağı iddiaları ve iktidarın bu konudaki politikalarını sert bir dille eleştirdi.
Doğu ve Güneydoğu'da Güvenlik Noktaları Neden Kaldırıldı?
Özdağ, açıklamasında, yaklaşık yirmi ay önce PKK ve Abdullah Öcalan ile başlayan müzakerelerin, son dönemde hızla bir teslimiyet sürecine evrildiğini iddia etti. Bu iddiayı destekleyen en çarpıcı gelişmenin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da terörle mücadelenin omurgasını oluşturan ve yol ağlarını kontrol eden tam 2763 güvenlik noktasının kaldırılması olduğunu belirtti. Özdağ, "Yanlış duymadınız" diyerek bu sayının önemine vurgu yaptı.
Zafer Partisi lideri, güvenlik noktaları kaldırılırken PKK'nın silah bırakmadığını, silah depolarının yerini göstermediğini veya terörist yapısını tasfiye etmediğini hatırlattı. Bu duruma rağmen yollardaki güvenlik önlemlerinin sona erdirilmesinin, PKK mensuplarının yolları çok daha rahat kullanmasının önünü açtığını savundu. Bu kararın, terörle mücadeledeki kazanımları riske attığını ve bölgenin güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti.
Tartışmalı 'Çerçeve Yasa' Taslağı ve Öcalan'ın Onayı İddiası
Ümit Özdağ, güvenlik noktalarının kaldırılmasıyla eş zamanlı olarak, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen bir taslağın Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulma hazırlığında olduğunu belirtti. Bu yasa taslağının, PKK'lılar ve Abdullah Öcalan için hukuki düzenlemeler içerdiğini iddia eden Özdağ, Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan bir habere atıfta bulunarak şunları söyledi: "Çerçeve Yasa Taslağı önce Abdullah Öcalan'ın onayına sunulmuş. O 'evet olur' demiş, onun üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne götürülüyormuş."
- İddia Edilen Durum: Terör örgütü elebaşısının, TBMM'ye gelecek bir yasa taslağını onaylayabilecek konuma getirilmesi.
- Özdağ'ın Tepkisi: "İnanılır gibi değil. Gerçekten inanılır gibi değil. Bir narkoterör örgütünün elebaşısı mahkum, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gidecek yasa taslağına olur verebilecek konuma getirildi."
Bu iddia, siyaset gündeminde büyük yankı uyandırırken, Özdağ, terörle mücadelenin bu denli hassas bir döneminde, böyle bir taslağın içeriği ve onay süreci hakkında şeffaflık çağrısında bulundu. Kamuoyunun bu konudaki endişelerinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.
AK Parti'den Gelen Tepkiler ve 40 Yıllık Mücadelenin Değeri
Özdağ, AK Parti yetkililerinden Türk milletinin terörle müzakere ve teslimiyet olarak algıladığı bu sürece yönelik tepkilere karşı açıklamalar geldiğini de dile getirdi. Özellikle Bülent Turan'ın "40 yıl kaybettik, bir 40 yıl daha kaybetmemizi mi istiyorsunuz? Neden Türk bayraklarıyla protesto ediyorsunuz?" şeklindeki sözlerine sert yanıt verdi.
Özdağ, Turan'ın bu sözlerinin, terörle mücadelede canlarını feda eden şehitlere ve gazilere haksızlık olduğunu ifade etti. "Bülent Bey, 40 yıl kaybetmedik, vatanımızı muhafaza ettik. Türkiye'nin bir terör örgütü ve onu destekleyen emperyalist güçler tarafından bölünmesi engellendi. Siz buna kayıp mı diyorsunuz?" diye soran Özdağ, şehitlerin ve gazilerin kanının boşuna akmadığını, bu 40 yılın vatanın birliği ve bütünlüğünün savunulduğu bir dönem olduğunu vurguladı.
Zafer Partisi olarak, bu sürecin başladığı günden itibaren "Mehmetçik katillerini affetmeyin", "Bebek katillerine af yok!" ve "Türkiye terörü yendi ve yener. Tekrar yener, tamamen yok eder" sloganlarıyla Türk milletinin vicdanındaki gerçeği siyasete taşıdıklarını belirten Özdağ, bu duruşlarını bundan sonra da sürdüreceklerinin altını çizdi. Özdağ, terörle mücadelenin kararlılıkla devam etmesi gerektiğini ve hiçbir koşulda teröre teslim olunmaması gerektiğini yineledi.










