Antalya Serikliler ve Yörükler Derneği, Yörük-Türkmen kültürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla 2016 yılından bu yana gösterdiği üstün çabalardan dolayı Belediye Başkanı Ümit Uysal'ı 'Toroslar Yörük Beyi' unvanı ile onurlandırdı. Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı'nda düzenlenen ve 12 Yörük derneği temsilcisinin katıldığı törenle, derneğin 16 Mayıs 2026 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda bu anlamlı unvanın berat belgesi takdim edildi. Dernek Başkanı Adnan Tezgel, Uysal'a belgeyi sunarak Yörük kültürüne verdiği desteğe teşekkür etti.
Yörük Kültürüne Adanmış On Yılın Çalışmaları
Başkan Ümit Uysal'a verilen berat belgesinde, 2016'dan itibaren Yörük kültürü alanında gerçekleştirdiği bir dizi önemli çalışma detaylıca sıralandı. Bu çalışmalar arasında, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında düzenlenen üç Yörük-Türkmen Çalıştayı ile 2019'da gerçekleştirilen Uluslararası Antalya Yörük Sempozyumu öne çıkıyor. Bu etkinlikler, Yörük kültürünün akademik platformlarda tartışılmasına ve geniş kitlelere tanıtılmasına büyük katkı sağladı.
Uysal'ın bu alandaki gayretleri, 2021'deki Antalya Doğa ve Yörük Çalıştayı ile devam etti. Sonraki yıllarda ise Yörük kültürünün farklı yönlerini ele alan tematik çalıştaylar düzenlendi. 2023'te 'Yörükler ve Müzik – Torosların Nağmeleri', 2024'te 'Yörüklerde Yemek Kültürü', 2025'te 'Yörük Kültüründe Kadın' ve 2026'da 'Yörüklerde Çocuklar ve Aksaçlılar' başlıkları altında gerçekleştirilen bu çalıştaylar, Yörük yaşam tarzının zenginliğini ve çeşitliliğini gözler önüne serdi.
Berat belgesinde ayrıca, Başkan Uysal'ın Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde düzenlenen Yörük etkinliklerine aktif katılımı ve sağladığı destekler de belirtildi. Bu durum, Türk-Yörük kültürünün temel değerleri olan birlik, dayanışma, adalet ve toplumsal sorumluluk anlayışının temsilcisi olarak görüldüğünün altını çizdi.
Yörük Kültürü: Ülkenin Çekirdek Kimliği
Törende yaptığı konuşmada Başkan Uysal, Yörük kültürünü 'ülkenin çekirdek kültürü' olarak tanımlayarak, yerleşik hayata geçilmesine rağmen geçmişten gelen değerlerin hala yaşatıldığını ifade etti. Uysal, "Geçmişin bugüne ve geleceğe aktardığı değerleri unutmuyoruz" sözleriyle Yörük mirasının önemine vurgu yaptı. Tarih boyunca Yörüklerin üstlendiği sorumlulukları hiçbir karşılık beklentisi olmadan yerine getirdiğine dikkat çeken Uysal, "Vatanın sahibi alacaklı mı olur? Biz elimizden gelenin katbekat fazlasını hep verdik" diyerek, uğradıkları haksızlıklara rağmen ülkenin birlik ve beraberliğini bozacak yorumlardan kaçındıklarını belirtti.
Dağlarda Hayat ve Liyakat Anlayışı
Yörük yaşamının doğası gereği akılcı, üretken ve liyakate dayalı olduğunu dile getiren Başkan Uysal, bu yaşam tarzının getirdiği zorunlulukları şöyle açıkladı:
- Dağlarda en yetenekli kişinin bey seçilmemesi durumunda sürünün tehlikeye gireceği.
- En iyi otlakların bulunmaması halinde sürünün hayatta kalamayacağı.
- Şifalı bitkilerin bilinmemesi durumunda dağlarda yaşamın imkansızlığı.
- Yerleşik çiftçilerle sürekli çatışmanın hayatta kalmayı zorlaştıracağı ve diplomatik yaklaşımların gerekliliği.
Bu nedenlerle Yörüklerin liyakati esas aldığını belirten Uysal, "Bizde kadınlar da bey olur, gençler de bey olur" ifadelerini kullanarak, Yörük obasında yaşlısından gencine, kadınından erkeğine herkesin hem fikir ürettiğini hem de çalışarak ortak yaşama katkı sunduğunu vurguladı. Bu düzenin temelinde dürüstlük, dayanışma ve adalet olduğunu sözlerine ekledi.
Yörük Ruhu Geleceğe Yön Vermeli
Başkan Uysal, dünyanın yapay zeka, yüksek teknoloji, iklim krizi ve göç hareketleriyle yeni bir döneme girdiğine işaret ederek, Türkiye'nin bu yeni döneme uygun eğitim, çalışma ve teşvik modelleri geliştirmesi gerektiğini belirtti. Yörüklerin zorlu doğa koşullarında geliştirdiği pratik zeka ve çözüm üretme yeteneğinin günümüz Türkiye'si için büyük önem taşıdığını vurgulayan Uysal, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Yörük, dağda her gün karşısına çıkan bin bir soruna oracıkta çözüm üretir. Türkiye'nin bugün o yaratıcılığa, kararlılığa, liyakat anlayışına ve bağımsızlık ruhuna hiçbir dönemde olmadığı kadar ihtiyacı var. Yörük kültürünü yalnızca nostalji, geçmişi anma ya da atalara saygı olarak görmüyorum. Daha önemlisi, Yörük ruhunun Türkiye'nin geleceğinde rol almasıdır."










