Türkiye, dijitalleşmenin hızla arttığı günümüzde, özellikle turizm sektöründe faaliyet gösteren yabancı dijital konaklama platformlarına yönelik yeni bir düzenlemeye hazırlanıyor. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifi, bu platformların Türkiye'deki operasyonlarını yasal bir çerçeveye oturtmayı hedefliyor. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan'ın açıklamalarına göre, bu düzenleme ile uluslararası platformların hukuki ve mali sorumlulukları net bir şekilde belirlenecek, böylece sektörde daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşturulacak.

Yabancı Dijital Platformlara İzin Belgesi ve Mali Yükümlülükler

Yeni düzenleme, yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan iki yıl süreli izin belgesi almasını zorunlu kılıyor. Bu belgenin bedeli başlangıçta 5 milyon lira olarak belirlenirken, bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. Ayrıca, platformların dijital hizmet vergisi mükellefiyeti, vergi borcunun bulunmaması, Türkiye'de temsilci atanması, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresi bildirilmesi ve belge bedelinin ödenmesi gibi şartları yerine getirmesi gerekecek.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, bu adımlarla Türkiye turizminden gelir elde eden kuruluşların, ülkenin tanıtımına da katkı sunmasının amaçlandığını belirtti. Düzenleme, platformların sadece vergi yükümlülüklerini yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Kanunu'nda yapılacak değişikliklerle turizm payı ödemelerini de kapsayacak.

Komisyon Sınırı ve KDV, Stopaj Beyanı

Kanun teklifi, yurt içinden yurt içine yapılan satışlarda platformların alacağı komisyona yüzde 17'lik bir üst sınır getiriyor. Buna göre, hizmetin vergiler hariç bedelinin yüzde 17'sini aşan komisyon alınamayacak. Bu madde, tüketiciler ve konaklama tesisleri için daha adil bir ticari ortam sağlamayı hedefliyor.

Ayrıca, dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama rezervasyonlarında Katma Değer Vergisi (KDV) ve stopaj beyanı ile ödeme yükümlülüğünün doğrudan hizmeti sunan otelde olacağı ifade edildi. Bu değişiklik, vergilendirme süreçlerini basitleştirerek, platformlar üzerindeki bürokratik yükü azaltırken, vergi takibini kolaylaştıracak.

Faaliyet Alanlarının Kapsamı ve Türk Hukuku Yetkisi

Teklifle birlikte, yabancı platformların doğrudan satış yapabileceği alanlar da net bir şekilde belirlendi. Buna göre platformlar sadece; turizm belgeli konaklama tesisleri, turizm amaçlı kiralama izinli konutlar ve uçak bileti satışları üzerinden doğrudan satış yapabilecek. Münhasıran seyahat acentalığı kapsamındaki diğer hizmetler ise yetkili seyahat acentaları aracılığıyla sunulacak. Araç kiralama işlemlerinin de Ticaret Bakanlığından yetkili işletmeler üzerinden yapılması öngörülüyor.

Bu faaliyetlerden doğan uyuşmazlıklarda Türk hukukunun uygulanması ve Türk mahkemelerinin yetkili olması, tüketicilerin hak arama süreçleri açısından temel bir güvence oluşturacak. Bu madde, Türkiye'deki kullanıcıların hukuki haklarının korunmasında önemli bir rol oynayacak.

Yaptırımlar ve Yürürlük Süreci

Yükümlülüklere uymayan platformlara yönelik idari para cezaları ve erişim engeli gibi yaptırımlar uygulanabilecek. Düzenlemenin yasalaşması halinde 1 Ocak 2027 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor. Mevcut platformların ise yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde izin belgesi için başvuruda bulunması gerekecek. Başvuru yapmayan veya başvurusu reddedilen platformlar hakkında erişimin engellenmesi hükümleri devreye girecek. Uygulamaya ilişkin alt düzenlemelerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanacağı bilgisi de verildi.

Bu düzenleme, Türkiye'nin dijital turizm ekosistemini güçlendirme ve yabancı platformların faaliyetlerini daha kontrollü bir yapıya kavuşturma hedefini taşıyor. Böylece hem yerel işletmelerin rekabet gücü artırılması hem de tüketicilerin haklarının daha etkin korunması amaçlanıyor.