Aydın'da 29 Temmuz 2026 tarihinde meydana gelen orman yangınına destek veren bir belediye, Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) tarafından 'kaçak su kullanımı' iddiasıyla 160 bin 93 lira 8 kuruşluk bir cezayla karşı karşıya kaldı. Yangın söndürme çalışmalarına kendi araçlarıyla su taşıyarak katılan belediye, Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi'nin talebi üzerine bu desteği sağladığını belirtti. Ancak bu insani müdahalenin ardından gelen ceza, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve tartışmalara neden oldu.
Yangın Tarihi Tartışması ve Resmi Belgeler
Olayın kamuoyuna yansıması üzerine bazı basın yayın organlarında ve bir belediye meclis üyesi tarafından, su dolum işleminin 29 Temmuz değil, 24 Temmuz'da gerçekleştiği ve o tarihte herhangi bir yangın olmadığı iddia edildi. Bu iddiaların beraberinde belediyenin tarihleri değiştirdiği, gerçeğe aykırı tutanak düzenlediği ve kamuoyunu yanılttığı yönünde ciddi ithamlar ortaya atıldı. Ancak belediye, bu iddiaları kesin bir dille yalanladı.
- ASKİ tarafından belediyeye gönderilen yazıda, su dolumuna ilişkin tespit tarihinin 29.07.2026 olarak açıkça belirtildiği vurgulandı.
- Yangının 29 Temmuz tarihinde meydana geldiği, Aydın Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi tarafından düzenlenen resmi olay raporuyla da sabit olduğu ifade edildi.
Belediye yetkilileri, haberlerde ileri sürülen 24 Temmuz tarihinin, ilgili kurumların kendi resmi belgeleriyle çeliştiğini ve gerçek dışı olduğunu kaydetti. Bu durum, olayın kronolojisi ve iddiaların temeli hakkında önemli bir açıklık getirdi.
İftira İddiaları ve Suç Duyurusu
Belediye, kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bu haberlerin, bir Belediye Meclis Üyesi tarafından da paylaşılarak yaygınlaştırılmaya çalışıldığını belirtti. Belediyeye ve Belediye Başkanına yönelik gerçeğe aykırı ve iftira niteliğinde olduğu değerlendirilen isnatlar ile halkı yanıltıcı bilgilerin alenen yayılması ve bu yolla kamuoyunda olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışılması gerekçeleriyle hukuki süreç başlatıldı.
Yasal Süreç Başlatıldı
Belediye Başkanlığı ve Başkan adına, ilgili yayın sorumluları ve söz konusu Belediye Meclis Üyesi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına ayrı ayrı suç duyurusunda bulunuldu. Yapılan açıklamada, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında yapılan her türlü eleştiriye saygı duyulduğu ancak eleştiri hakkının, gerçeklerin çarpıtılmasına, dayanaksız ithamlarla kişi ve kurumların hedef alınmasına ve kamuoyunda gerçeğe aykırı bir algı oluşturulmasına gerekçe olamayacağı vurgulandı.
Bu olay, özellikle afet durumlarında kurumlar arası işbirliğinin önemini ve bu tür durumlarda ortaya çıkabilecek bürokratik engelleri gözler önüne sermesi açısından dikkat çekicidir. Belediyenin yangına müdahalesi sırasında kesilen ceza ve sonrasında gelişen olaylar, kamuoyunda 'yardım eden cezalandırılır mı?' sorusunu akıllara getirdi.










