Yaz aylarının kavurucu sıcakları ve artan nem, pek çok sağlık sorununu tetikleyebildiği gibi, toplumda yaygın olarak görülen cilt hastalıklarından biri olan ürtikerin, yani halk arasındaki adıyla kurdeşen ataklarını da artırıyor. Özellikle Ağustos ayında zirveye çıkan sıcaklıklar ve buna bağlı gelişen aşırı terleme, kurdeşen hastaları için önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Şiddetli kaşıntı ve kızarıklıklarla seyreden bu durum, bireylerin günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Ali Rıza Başaran, ürtikerin nedenleri, risk faktörleri ve doğru tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Kurdeşen (Ürtiker) Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar?
Ürtiker, ciltte aniden ortaya çıkan kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntı ile karakterize bir hastalıktır. Genellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülse de, altta yatan başka hastalıkların belirtisi de olabilir. Bu nedenle, doğru tanı konulması ve uygun tedavi planının oluşturulması büyük önem taşır. Ciltteki bu döküntüler, vücudun bağışıklık sisteminin histamin salgılaması sonucu oluşur. Histamin, damarların genişlemesine ve ciltte şişlik, kızarıklık ve kaşıntıya neden olur.
Yaz aylarında artan sıcaklıklar ve terleme, özellikle kolinerjik ürtiker adı verilen bir türü tetikleyebilir. Vücut ısısının yükselmesiyle ortaya çıkan bu ürtiker tipi, küçük noktasal kabarcıklar ve yoğun kaşıntı şeklinde kendini gösterir. Bu durum, özellikle sıcak ortamda fiziksel aktivite yapan veya stres yaşayan kişilerde daha belirgin olabilir. Güneşe maruz kalmak, bazı yiyecekler, ilaçlar veya enfeksiyonlar da ürtiker ataklarını tetikleyebilir.
Akut ve Kronik Kurdeşen Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ürtiker, süresine göre akut ve kronik olmak üzere iki ana tipe ayrılır. Her iki tip de benzer belirtiler gösterse de, seyirleri ve tedavi yaklaşımları farklılık gösterebilir:
- Akut Ürtiker: Döküntülerin genellikle altı haftadan kısa sürmesi durumudur. Çoğu zaman 15-20 dakika içinde kaybolabilirler. Hatta hasta bir sağlık kuruluşuna başvurduğunda döküntülerin izi bile kalmamış olabilir. Ancak bu döküntüler, iş performansını ve sosyal yaşamı ciddi şekilde etkileyebilecek derecede şiddetli kaşıntıya neden olabilir. Akut ürtiker genellikle bir enfeksiyon, ilaç reaksiyonu veya gıda alerjisi gibi belirli bir tetikleyiciye bağlı olarak ortaya çıkar.
- Kronik Ürtiker: Döküntülerin altı haftayı aşan bir süre boyunca devam etmesi veya tekrarlaması durumudur. Kronik ürtikerde döküntüler kısa sürede kaybolabileceği gibi, zaman zaman daha inatçı bir seyir de izleyebilir. Kronik ürtikerin nedenini belirlemek akut ürtikere göre daha zor olabilir ve bazen altta yatan bir otoimmün hastalık veya başka bir sistemik durumla ilişkili olabilir.
Kurdeşen Belirtileri ve Tedavi Yaklaşımları
Ürtikere bağlı döküntüler, saçlı deri de dahil olmak üzere vücudun herhangi bir yerinde görülebilir. Ancak özellikle ağız içinde döküntülerin başlaması, anjiyoödem adı verilen daha ciddi bir durumu işaret edebilir ve acil tıbbi müdahale gerektirebilir. Anjiyoödem, cilt altı dokularda şişlik, özellikle dudaklar, göz kapakları ve boğazda görülür ve solunum güçlüğüne yol açabilir.
Tedavide ilk aşamada genellikle antihistaminik ilaçlar kullanılarak belirtiler kontrol altına alınmaya çalışılır. Bu ilaçlar, histaminin etkisini bloke ederek kaşıntı ve döküntüleri azaltır. Tedaviye yanıt vermeyen veya şiddetli vakalarda, kortikosteroidler veya diğer immünomodülatör ilaçlar da kullanılabilir. Ancak bu ilaçların kullanımı doktor kontrolünde ve belirli bir süreyle sınırlı olmalıdır.
Uzm. Dr. Ali Rıza Başaran, kurdeşen hastalarına yaz aylarında özellikle dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. Bol sıvı tüketimi, serin ortamlarda bulunma, sık duş alma ve pamuklu, bol giysiler tercih etme gibi önlemlerin atak sıklığını azaltmada yardımcı olabileceğini belirtti. Ayrıca, bilinen tetikleyicilerden uzak durmak ve düzenli doktor kontrolüne gitmek de hastalığın yönetimi açısından kritik öneme sahiptir.










