Köşe Yazıları

Gürültü Çok, Karşılığı Yok

Bir ortamda farklı siyasi görüşlere sahip insanlarla oturduğunuzda, aslında sadece bir sohbetin değil, bir zihniyetin de fotoğrafını çekmiş olursunuz. Herkesin ortak bir özelliği vardır: Herkes kendi doğrusunun mutlak doğru olduğuna inanır.

Bu, insan doğasının belki de en değişmeyen tarafıdır. İnsan, inandığı şeyin doğruluğunu savunurken sadece bir fikir beyan ettiğini değil, aynı zamanda kimliğini de koruduğunu düşünür. Ancak burada dikkat çeken başka bir gerçek daha vardır.

Masada en yüksek sesle konuşanların, en sert eleştirileri yapanların, en kesin yargılarla konuşanların temsil ettiği düşüncelerin, toplumun genelinde aynı karşılığı bulmadığını seçim sonuçlarında defalarca görürüz.

Bu durum, aslında önemli bir çelişkiyi ortaya koyar. Bir tarafta kendinden son derece emin, karşısındakini küçümseyen, sürekli eleştiren ve mevcut düzenin tamamen yanlış olduğunu savunan bir dil vardır.

Diğer tarafta ise toplumun büyük çoğunluğunun tercihleri vardır. Bu iki tablo arasındaki fark, sadece siyasi bir fark değildir. Bu fark, toplumla kurulan bağın gücünü veya zayıflığını gösterir. Eleştirmek kolaydır.

EditorHaber

Haberin tamamını okuyun

Habere Git