Türkiye'nin geleceğine yön veren araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) harcamaları, 2025 yılında rekor seviyeye ulaşarak dikkatleri üzerine çekti. Edinilen bilgilere göre, gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcaması bir önceki yıla kıyasla 328 milyar 607 milyon TL artış göstererek tam 980 milyar 428 milyon TL'ye yükseldi. Bu önemli artış, ülkenin inovasyon ve teknoloji odaklı büyüme hedeflerine ulaşma yolunda kararlılığını ortaya koyuyor.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla İçindeki Ar-Ge Payı Artıyor

2025 yılı verilerine göre, Türkiye'nin Ar-Ge'ye ayırdığı kaynakların milli ekonomideki ağırlığı da belirgin şekilde arttı. Gayrisafi yurt içi Ar-Ge harcamasının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki oranı, 2024 yılında %1,46 iken, 2025 yılında bu oran 63 trilyon 240 milyar 523 milyon TL'lik GSYH içinde %1,55'e çıktı. Bu yükseliş, Türkiye'nin Ar-Ge'ye verdiği önemin ve bu alandaki yatırım potansiyelinin göstergesi olarak kabul ediliyor.

Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payının yıllar içindeki değişimi, ülkenin ekonomik gelişim stratejilerinde Ar-Ge'nin giderek daha merkezi bir rol oynadığını gözler önüne seriyor. Özellikle 2009'dan bu yana kaydedilen istikrarlı artış, uzun vadeli bir vizyonun ürünü olarak değerlendiriliyor.

Ar-Ge Harcamalarında Şirketler ve Yükseköğretim Öncü

Ar-Ge harcamalarının sektörel dağılımına bakıldığında, mali ve mali olmayan şirketler %65,0'lık pay ile en büyük dilimi oluşturuyor. Bu durum, özel sektörün inovasyon ve teknoloji geliştirme süreçlerindeki aktif rolünü vurguluyor. Şirketleri, %30,3'lük oran ile yükseköğretim kurumları takip ediyor. Üniversiteler, bilimsel araştırmaların ve temel Ar-Ge faaliyetlerinin ana merkezleri olarak öne çıkmaya devam ediyor.

Genel devlet ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların Ar-Ge harcamalarındaki payı ise %4,7 seviyesinde gerçekleşti. Bu dağılım, Türkiye'deki Ar-Ge ekosisteminin çok paydaşlı bir yapıya sahip olduğunu ve her bir aktörün kendi alanında önemli katkılar sağladığını gösteriyor.

Ar-Ge Bütçesinde Personel Harcamaları Başı Çekiyor

Ar-Ge harcamalarının kalemler bazında incelendiğinde, personel harcamaları %58,8 ile en büyük payı oluşturuyor. Bu oran, Ar-Ge faaliyetlerinin insan gücüne dayalı niteliğini ve nitelikli Ar-Ge personelinin bu alandaki kritik önemini ortaya koyuyor. Makine, teçhizat, yazılım gibi diğer harcama kalemleri de önemli yer tutsa da, Ar-Ge'nin temel itici gücünün insan kaynağı olduğu bir kez daha teyit ediliyor.

Ar-Ge Finansmanında Özel Sektörün Liderliği

2025 yılında yapılan Ar-Ge harcamalarının finansman kaynaklarına bakıldığında, mali ve mali olmayan şirketler %52,5'lik oranla finansman yükünün yarıdan fazlasını üstlenmiş durumda. Bu, özel sektörün sadece harcama yapmakla kalmayıp, aynı zamanda Ar-Ge projelerine finansal destek sağlamada da başı çektiğini gösteriyor.

Finansman kaynaklarının dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

  • Mali ve Mali Olmayan Şirketler: %52,5
  • Genel Devlet: %31,1
  • Yükseköğretim: %14,1
  • Yurt Dışı Kaynaklar: %2,3
  • Diğer Yurt İçi Kaynaklar: Yaklaşık %0,01

Bu dağılım, kamu-özel sektör iş birliğinin Ar-Ge finansmanında ne denli kritik olduğunu ve yurt dışı kaynakların da belirli bir oranda katkı sağladığını ortaya koyuyor.

Ar-Ge Personeli Sayısı 300 Bini Aştı: Kadınların Payı Artıyor

Türkiye'de Ar-Ge alanında istihdam edilen personel sayısı da önemli bir artış kaydetti. Tam zaman eşdeğeri (TZE) cinsinden 2025 yılında toplam 317 bin 982 kişi Ar-Ge personeli olarak görev yaptı. Bu sayı, ülkenin Ar-Ge kapasitesinin ve insan kaynağı potansiyelinin giderek güçlendiğini gösteriyor.

Ar-Ge personelinin sektörel dağılımı ise şöyle:

  • Mali ve Mali Olmayan Şirketler: %67,9
  • Yükseköğretim: %29,0
  • Genel Devlet ve Kâr Amacı Olmayan Kuruluşlar: %3,0

Kadın Ar-Ge personelinin oranı da dikkat çekici bir şekilde artmaya devam ediyor. 2025 yılında TZE cinsinden kadın Ar-Ge personelinin oranı %34,1'e ulaştı. Bu artış, kadınların bilim ve teknoloji alanındaki varlığının güçlenmesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Genel olarak, 2025 yılı Ar-Ge faaliyetleri araştırması, Türkiye'nin inovasyon ve teknoloji odaklı büyüme yolculuğunda önemli adımlar attığını ve bu alandaki yatırımların hem finansal hem de insan kaynağı açısından güçlendiğini ortaya koyuyor. Bu veriler, ülkenin küresel rekabetteki konumunu güçlendirme hedefi doğrultusunda Ar-Ge'ye verdiği stratejik önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.