Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ne yönelik önemli eleştirilerde bulundu. Sarıbal, özellikle tarım sektörüne ayrılan ödeneklerin yetersizliğini vurgulayarak, 2027 bütçesi tarım eleştirisi başlığı altında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. "Çiftçinin borçlarına dair tek bir iyileştirme söz konusu değil" diyerek, mevcut bütçenin çiftçinin sorunlarına çözüm üretmekten uzak olduğunu iddia etti.

Bütçe Gelirleri ve Toplumsal Refah İlişkisi

Sarıbal, konuşmasında bütçedeki büyümenin toplumun tüm kesimlerinin refahına ve yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlaması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin bütçe gelirlerinin büyük bir bölümünün Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) gibi dolaylı vergilerden elde edildiğine dikkat çeken CHP'li vekil, bu durumun toplumun geniş kesimlerinin bütçeye önemli katkı sağladığını gösterdiğini ifade etti. Bu nedenle, bütçeden pay alması gereken kesimlerin başında çiftçilerin geldiğini, ancak mevcut teklifte bu durumun göz ardı edildiğini savundu.

CHP'li Orhan Sarıbal, "Toplumun bütçeye katkı sunan tüm kesimlerinin, bu bütçeden adil bir pay alması esastır. Ancak görüyoruz ki, tarım sektörü bu adil dağılımdan mahrum bırakılıyor" sözleriyle hükümetin bütçe politikasını eleştirdi. Sarıbal, çiftçilerin ağır vergi yükü altında ezilirken, kendilerine sunulan desteklerin yetersiz kalmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Tarıma Ayrılan Ödenekler ve Çiftçinin Mazot Gideri

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sarıbal, 2027 bütçesinde tarım sektörü için ayrıldığı belirtilen 235 milyar liralık ödeneğin, çiftçinin temel giderlerini dahi karşılamaktan uzak olduğunu öne sürdü. Bu miktarın, sadece çiftçinin mazot giderini karşılamaya bile yetmeyeceğini belirten Sarıbal, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi. Sarıbal, mevcut politikaların Türk çiftçisini üretimden uzaklaştırdığını ve tarımsal ithalatı teşvik ettiğini iddia etti.

  • Mazot Desteği Yetersizliği: 235 milyar liralık ödenek, çiftçinin sadece mazot giderini karşılamaya yetmiyor.
  • Üretimden Kopuş: Mevcut politikalar, çiftçiyi üretimden uzaklaştırarak tarımsal faaliyetleri sekteye uğratıyor.
  • İthalat Teşviki: Yerli üretimin desteklenmemesi, dışarıdan tarım ürünleri ithalatını artırıyor.

Sarıbal, bu durumun uzun vadede Türkiye'nin gıda güvenliğini tehlikeye atacağını ve tarımsal bağımsızlığını zedeleyeceğini vurguladı. Üreticinin desteklenmemesi durumunda, tarım alanlarının boş kalacağını ve ülkenin dışa bağımlılığının artacağını ifade etti.

Çiftçi Borçlarına Yönelik Çözüm Arayışı Yok

Orhan Sarıbal, çiftçilerin en büyük sorunlarından biri olan borç yüküne de değindi. 2027 bütçe teklifinde çiftçilerin borçlarına yönelik herhangi bir faiz affı ya da ana para ödemelerini uzun vadeye yayacak bir düzenlemenin bulunmadığını belirtti. Sarıbal, bu durumun çiftçilerin üzerindeki finansal baskıyı daha da artıracağını ve tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceğini savundu. "Çiftçinin borçlarına yönelik hiçbir iyileştirme söz konusu değil. Bu bütçe, çiftçinin sırtındaki yükü hafifletmek yerine, daha da ağırlaştıracaktır" dedi.

CHP'li vekil, bütçenin genel olarak üretimi azaltıcı bir etki yaratacağını ve çiftçilerin borç yükünü artıracağını iddia ederek, hükümetin tarım politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. Sarıbal, çiftçinin ayakta kalabilmesi ve üretime devam edebilmesi için acil ve kapsamlı destek paketlerine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Aksi takdirde, tarım sektörünün daha büyük krizlerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.