Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde kaydettiği yüzde 2,3'lük büyüme rakamlarına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmelerde Sarı, bu büyüme oranının hem genel beklentilerin hem de Türkiye ekonomisinin gerçek potansiyelinin oldukça altında kaldığını ifade etti. Sarı, ekonominin üst üste dört çeyrektir yavaşlama eğiliminde olduğunu belirterek, mevcut ekonomik politikaların eleştirel bir gözle incelenmesi gerektiğini savundu.
Ekonomideki Yavaşlama ve Dezenflasyon Politikaları Mercek Altında
CHP'li Müslim Sarı, 2023 sonrasında uygulamaya konulan dezenflasyon programının, maliye politikaları ve gelir dağılımını iyileştirici adımlarla yeterince desteklenmediğini öne sürdü. Sarı'ya göre, yüksek faiz oranları, zorlaşan kredi koşulları ve reel ücretler üzerindeki baskı, ülke genelindeki iç talebi daraltan temel etkenler arasında yer alıyor. Enflasyonla mücadelenin, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücü üzerinden yürütülmesinin toplumsal adalet açısından sorunlu olduğunu iddia etti.
Ekonomik büyümenin motoru olarak kabul edilen sanayi üretimindeki gerileme de Müslim Sarı'nın dikkat çektiği bir başka önemli nokta oldu. Sarı, haziran ayında sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 1,4 oranında düşüş kaydettiğini belirterek, "Kaliteli büyümenin motoru sanayiyken üretim zayıflıyor" değerlendirmesinde bulundu. Bu durumun, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme için endişe verici olduğunu vurguladı.
Gelir Dağılımı Adaletsizliği ve Toplumsal Refah
Müslim Sarı, gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) cari fiyatlarla yüzde 36 artmasına karşın, enflasyonun yüzde 31,75 seviyesinde seyretmesinin, 'kağıt üzerindeki' büyüme ile vatandaşların hissettiği refah arasında ciddi bir uçurum yarattığını savundu. Bu durumun, ekonomik verilerin toplumun geneline yansıma biçimi açısından önemli soruları beraberinde getirdiğini belirtti.
Sarı, açıklamasında gelir dağılımındaki bozulmaya özel bir vurgu yaptı. Ücretlilerin milli gelirden aldığı payın artmaması durumunda, elde edilen büyümenin toplumun büyük bir kısmı için yeterli bir karşılık üretmeyeceğini ifade etti. CHP'li Sarı, "Asıl soru şu: Bu büyümeden kimler faydalanıyor?" diyerek, eleştirel bir bakış açısıyla mevcut ekonomik yapıyı sorguladı.
- Büyüme rakamlarının beklentilerin altında kalması
- Sanayi üretimindeki düşüş
- Dezenflasyon programının etkileri
- Yüksek faiz ve kredi koşullarının iç talebe etkisi
- Gelir dağılımındaki bozulma ve ücretlilerin milli gelirden aldığı pay
Açıklamasında 'beşli çeteler, enflasyon ve faiz lobileri' gibi ifadeler kullanarak, büyümeden belirli bir kesimin orantısız şekilde faydalandığını öne süren Müslim Sarı, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme hızının yüzde 5 civarında olduğunu hatırlattı. Bu bağlamda, kaydedilen yüzde 2,3'lük büyümenin, ülkenin kapasitesinin çok altında bir performans sergilediğini ve kapsamlı yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Sarı, toplumun her kesimini kapsayan, adil ve sürdürülebilir bir büyüme modelinin benimsenmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.










