Türkiye ekonomisi genel olarak büyümesini sürdürürken, inşaat sektörü 14 çeyrek sonra küçüldü. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2026 yılının ikinci çeyrek büyüme verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektörün uzun süredir devam eden büyüme ivmesinin bu dönemde tersine döndüğünü ve yüzde 1,9 oranında daralma yaşandığını açıkladı. Bu gelişme, sektör temsilcileri arasında endişeye yol açarken, gelecekteki olası senaryolar da tartışılmaya başlandı.
İnşaat Sektöründeki Daralmanın Temel Nedenleri
Başkan Eren, sektördeki bu yavaşlamanın ardında yatan temel faktörleri detaylandırdı. Eren'e göre, sıkı finansman koşulları, yüksek kredi maliyetleri ve özel sektör yatırımlarındaki temkinli duruş, inşaat sektörünün küçülmesinde belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ve kamu kaynaklı altyapı projeleri sektöre önemli bir destek sağlarken, 2026 itibarıyla bu katkının sınırlı kalması, özel sektör kaynaklı inşaat faaliyetlerindeki düşüşü telafi edemedi.
Eren, uzun süredir sektörün gündeminde olan kamu yatırımlarındaki ödenek kısıtlamaları, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve artan maliyet baskılarının bu daralmanın ana tetikleyicileri olduğunu vurguladı. Bu sorunların birikmesi ve çözüm bulunamaması, 14 çeyreklik pozitif büyüme serisinin sona ermesine neden oldu.
Deprem Sonrası Destek ve Gelecek Beklentileri
2023 ve sonrasında özellikle Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hız kazanan yeniden inşa çalışmaları ve devlet destekli altyapı projeleri, inşaat sektörünün ayakta kalmasında kritik bir rol oynamıştı. Ancak bu desteklerin zamanla azalması ve özel sektörün yeni projelere temkinli yaklaşması, sektördeki genel tabloyu olumsuz etkiledi. Eren, kamu yatırımlarındaki kısıtlamaların, özellikle büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırdığını belirtti.
Sektörün Yeniden Büyüme Patikasına Dönmesi İçin Öneriler
M. Erdal Eren, inşaat sektörünün yeniden pozitif büyüme patikasına dönebilmesi için acil düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu düzenlemelerin hem sektörün kendi dinamiklerini güçlendireceğini hem de ülke ekonomisine olan katkısını sürdüreceğini dile getirdi. Eren'in vurguladığı başlıca alanlar şunlar:
- Finansmana erişimin kolaylaştırılması ve kredi maliyetlerinin düşürülmesi.
- Kamu yatırımlarında ödenek kısıtlamalarının gözden geçirilerek, projelerin hızlandırılması.
- Sektördeki yüksek maliyet baskılarını azaltmaya yönelik teşvik ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi.
- Özel sektör yatırımlarını cazip hale getirecek politikaların oluşturulması.
İnşaat sektörünün, Türkiye ekonomisinin lokomotif güçlerinden biri olduğu göz önüne alındığında, bu daralmanın dikkatle incelenmesi ve gerekli önlemlerin hızla alınması büyük önem taşıyor. Sektör temsilcileri, yapılacak doğru hamlelerle kısa sürede toparlanma beklerken, hükümetin bu konudaki adımları merakla bekleniyor.










